"Nuran Çakmakçı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nuran Çakmakçı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nuran Çakmakçı

İstanbul Bilgi'nin istifa eden rektörü konuştu

İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Halil Güven, 1 Nisan'dan itibaren görevinden ayrılıyor. 2007 yılında üniversiteye rektör olarak atanan Güven, Amerika'ya dönüyor. Bahçeşehir, Doğu Akdeniz ve son olarak da İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde rektör olan Prof.Dr. Güven, Laureate Uluslararası Üniversite ağının danışmanı ve hocası olarak San Diego'da görev yapacak. 1 Nisan'da Amerika yoluna çıkacak Güven'le üniversiteden ayrılışı ve Türk yükseköğretimini konuştuk.

 Bu bir ani istifa mı, yoksa kaçış mı?

-Kısa zamanda çok işler yaptık. Daha fazlasını istemedim. Devamı için nefes alma payı istedim. Nefesimi bu kadar erken tüketmeseydim, 2013'e kadar üniversitede kalabilirdim. 28 Eylül'den beri Laureate'e bu talebimi ilettim. Hakikaten

son yaşanan olaylarla ilgili değil. Rektör de insandır. Benim de ailem var, kendi yaşantımı sürdürmem lazım. Ayrıca rektörlük ilelebet sürüdürülemez, anamdan rektör doğmadım.

Üzerinizde baskı hissetiniz mi?

-Burada çok farklı işler yaptım. Üniversite bahçesinde tantanın koptuğu, çadırların sendika için kurulduğu, eylemlerin yapıldığı günlerde ben YÖK'ten yeni bölüm ve fakülte izni aldım. Rektörlük yaptığım süre çok rahat ortam değildi. Üniversitenin büyümesini gerçekleştirmeye çalışırken bu sancısız olmuyor. Bir doğum da sancısız olmuyor. Büyümede kabuğun kırılması lazım. Oluşmuş bir algı ve kabuk var. Bu bozulacak diye epey heyecan oldu. Bunun yansımaları da üniversiteye yansıdı. Son porno olayını da duyunca tabii ki insanın kan beynine çıkıyor. Bu  benim öğrencim, burası bir üniversite. Böyle garip tanım çerçevesinde öğrencinin bir işe alet edilmesi olamaz. Kendinizi çok kötü hissediyorsunuz.

Bu nedenle dönüşünüz hızlandı mı?

-Özgürlük adına herşey denendi. Daha önce hiç yapılmaya cüret edilmeyen şeyler denenmeye çalışıldı. Büyük proje gerçekleştirildi. Benim 13 yıl Türkiye'de çalışmamın ardından Amerika'ya dönüşümü buna bağlamak yanlış olur. Evet, rahatsızlığım oldu. Ama, krizden dolayı gidiyor değilim. 1998'den itibaren Türk yükseköğretimine epey bir gönül, emek, bilgi koydum. Bu süre sonunda İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde danışman, mütevelli heyet üyesi ve rektörlük yaptım. Bunlar bir tecrübenin aktarımıdır. Evet, dönüşüm erken oldu. Daha yapılacak çok iş var.

Her şeyin bir sınırı var

Porno konusunda ciddi kriz yaşadınız.

-Şunu söylemek istiyorum. Bu bir doktora tezi değildi. Bu konu pornonun sosyolojik, psikolojik boyutu vs de değildi. Ya da bu filmlerde kim oynar, ekonomik maliyeti 20 milyarlık sektör vs de değildi. Onlar olsaydı bir doktora tezi olabilirdi. Zaten  bunlar yapılmıştı, yapılmaya devam ediyor. Bütün bu çalışmalar doktora araştırması olabilir. Ama yüksek lisans tezi de daha küçük çapta olabilir. Bizde yaşanan bir lisans bitirme projesiydi. Örneğin ben mühendisim, bir yığın mühendislik kavramlarını teorik olarak okudum. Son yıl bu kavramların uygulamasını görmek üzere size bir yıllık bir uygulama yapabilirim. Yani teoride geliştirdiğim denklemi uygulamaya geçirebilirim. Ama, bu olayla lisansta bitirme projesi olarak bir fiil uygulama yapmak diye bir şey ne sanatsal, ne akademik, ne özgürlük anlamında hiçbir bağlantısı yok. Tamamiyle çok yanlış bir şey olmuş. Olay da yansıtılmaya çalışıldığı gibi değil. Doktora gibi algılandı, değil. Cambridge Üniversitesi'nde bile aynı tarihlerde düzenlenecek panele davet edilen yıldızların konuşmasına izin verilmedi. Çünkü, bu durumu üniversite akademik saymadı. Herşeyde bir sınır vardır. Dünyada kabul edilmiş çizgisi olmasa da belli bir sınır çizilmese de, bazı şeyler söylenmeden kural olarak vardır, bir üniversite hocası da bunu bilir. Zor şartlar yaşadık ve stres altında kaldık.

Oğullarım orada yaşıyor, onları hayata hazırlamalıyım

Eylül'de mi İstanbul Bilgi'den ayrılmaya karar vermiştiniz?

-Evet. Ben burada işe başladığımda Laureate'in San Diego'da üniversitesi henüz yoktu. Eylül'de açılınca konuşmaya başladık. İki oğlum orada dünyaya geldi ve eğitimlerini orada sürdürüyor. Bu yıl mezun oluyorlar. Buraya dönmeyecekler.  13 yıldır rektörlük yapıyorum. Onlar 2-3 yıl burada kaldılar, sonra döndüler. Ben baba olarak yanlarında durmak istiyorum. Çünkü hayata başlıyorlar. Bunu yapmazsam içimde ukde olacak. Ayrıca orada yarım kalan emekliliğim var. Onu çözmek istiyorum. Yaşım 55. Artık düşünmem lazım. Orada da evim var. Yani oraya gitmek için birçok sebebim var, burada çalışmak için de.

Türkiye'de de yükseköğretim açısından büyük gelişmeler oluyor

-Evet. Türk yükseköğretime katkım benim açımdan doyum oldu. Daha fazla katkı yapmak için biraz düşünmem, kendimi geliştirmem, biraz daha bir şey öğrenmem, uzaktan bakmam lazım. Önümüzdeki yıl Türk yükseköğretiminde muazzam bir değişim olacak. Özel üniversiteler kanunu çıkacak. Rekabet hiç olmadığı kadar artacak. Bundan sonraki rekabet, hangi üniversiteye gidileceği oktasında yaşanacak. Ayrıca Türk yükseköğretiminin kapalı tutulup da, uluslararası rekabete açma konusunda daha fazla direnmemiz mümkün değil. Bir müddet sonrası yabancı üniversitelerin burada kampüs açması da mümkün olacak. Şu ana kadar talep yoğun pazardı, kapalı pazardı. Bundan sonra öğrenciye ne verileceği tartışılacak.

Buradaki kadronuz devam edecek mi?

Evet. İstanbul Bilgi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde kadrom devam edecek. Evim de duruyor. İçine en sevdiğimiz tabloları, eşyaları koyduk. 2013'te Türkiye'ye döneceğim. YÖK'ten belki uluslararası açılım konusunda görev alabilirim. Kar amacı gütmeyen bir vakıfta, bir sivil toplum örgütünde çalışabilirim, Amacım, rektörlük konusunda danışmanlık, eğitim vermek.

Harvard Üniversitesi'nde gittiğim rektörlük kursunun bir modelini burada açmak istiyorum. Amerika'da öğrenme moduna geçeceğim. Kendimi tazelemeliyim. Türkiye'deki çalışma ortamı o kadar yoğun ki, bir kısmı trafikten, bir kısmı ülkemizin genel çalışma koşullarından yoruluyor insan. Ama ben çalıştığım her yerde kalite anlamında büyümeyi sağladım.

X