Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İstanbul Belediye Başkanı olma sınavı

Zeynep ATİKKAN

Dünya kentleri içinde İstanbul'un ‘tekliğine’ ve de ‘özelliğine’ inanıyorsak eğer. O hiç olmayan tarih bilincimizi biraz zorlayabilirsek eğer...

Yarın fener alayları ve de içi boş konuşmalarla kutlanacak olan İstanbul'un Kurtuluşu'na farklı açıdan bakabiliriz belki.

Bunun da yolu, ‘megavaroş’ İstanbul'un, bir ‘dünya metropolü’ olmasını talep etmekten geçiyor. Olabilir mi? Bu, hayal edilebilir mi?

İstanbul'un kurtuluşu için alternatif yazı...

Hayal gücümüzü zorlayarak, her dönemde tarihi tahrik etmiş olan bu coğrafyanın hakkını vererek biz de tarihi hızlandıralım.

Eğer İstanbul'un ‘tekliğine’, ‘özelliğine’ inanıyor ve bu kenti 21. yüzyıl metropolü yapmak istiyorsak, İstanbul'u yönetmeye talip olanlara yüksek bir çıta koyalım artık.

Ve diyelim ki, ‘Bu kent tektir ve de çok özeldir, İstanbul Belediye başkanlığına aday olmak için önce İstanbul sınavından geçmek gereklidir’.

İstanbul Belediye Başkanları için ÖYS, yani İBAES, (İstanbul belediye başkan adaylarını eleme sınavı) neden olmasın?

Hiçbir torpilin, lider kayırmacasının, göz boyamanın, ucuz entelektüelliğin sökmediği bir eleme...Gaddar rekabetle en iyiyi yaratma yarışı.

Bu talebimizle, iki bin yıllık tarihi olan bir kentin belediyesini yönetmenin sorumluluğunu hissettirelim adaylara.

‘İstanbul Belediye başkanlığına talip olmak, ciddi bir Bizans, Osmanlı ve de yakın tarih bilgisi’ gerektirmeli. Emin Oktay pencesinden değil, tüm incelikleriyle kavranmış bir tarih bilinci. İstanbul ile ilgili okunmuş bütün seyahatnameler...Prenses Bibesco'dan Chateaubriand'a, Lamartine'den Gerard de Nerval'e ve de Jan Potocki'ye...Türk edebiyatçıların İstanbul yapıtları, duyguları, gözlemleri ve de benzetmeleri. Yerli yabancı şehircilerin bütün planları.

Dört şıklı test yöntemiyle, ya da daha klasik metodla, yazılı sözlü yeterlilik maratonuyla elenmeli adaylar. Bu sınavda başarılı olanlar için seçim koşusu, işin ikinci aşamasını oluşturmalı.

Doktor, mühendis, avukat ya da parlak işletmeçi, her bir İstanbul Belediye başkan adayının bilmesi gerekirmiyor mu, Bizans'ın ve Osmanlı'nın devlet modelini, göç politikalarını, müziğini, sanatını hatta paparazzilerini.

Öyle değil mi? Acaba Bizans İmparatoru İustinianos'un gönlünü kaptırdığı Theodora bir fahişe miydi? Evet mi hayır mı? (Günün modasına uygun olduğu için özellikle bu soruyu ön plana çıkarıyoruz)

Her taşın, her mozayiğin öyküsünü bilebilmeli İstanbul'u yönetmeye hazırlananlar. Ve de birer dünya insanı olmalılar, iki bin yıllık tarihe sahip bir kenti yirmibirinci yüzyılın global metropolü yapabilmek için.

Yarın, kurtuluşunu fener alaylarıyla kutlayacağımız İstanbul, yakında bastıracak el Nino yağmurlarına tutsak olacak. Bir karış kar, kenti teslim alacak. Bilmem hangi felaket haberi kimseyi şaşırtmayacak. Doğal gaz yetmeyecek. Hava kirliliği zehir saçacak...

Bütün bunlara rağmen, İstanbul, 21. yüzyılın bir dünya metropolü olma şansına sahip.

Bu da sadece, iki banka açıp, Ortadoğu'nun Beyrut'u, Balkalar'ın Hongkong'u olmak gibi palavlalarla gerçekleşmez. Zaten mesele, Hongkong ve de Beyrut olmamak...İstanbul olmak. İstanbul'un ‘tekliğini’ ve ‘özelliğini’ yeniden yakalamak onu modern çağa taşımak.

Mesele, bir metropol yaratmak için gerekli ekonomik güç ve altyapının yanısıra kültürel ortamı sağlamak.

Bizim, kolaycı ANAP zihniyeti, festival ithal edip, İstanbul'u metropolleştirdiğini sanar...Oysa, kültür birikimi olmayan kent metropol değildir.

İstanbul için Belediye başkan adaylarını eleme sınavını talep edelim....Amerikalı bilim adamı John Freely, ‘İstanbul, dünyada herşeyin ilk kez yaşandığı kentlerdendir’ diyor.

Belediye başkanları için bu ‘ilk’i başlatalım.

Çünkü İstanbul ‘tek’ ve de çok ‘özel’.

X