İstanbul’a taşınmak için ’çantada keklik’ değiliz

Hürriyet Haber
10.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, "İstanbul’a taşınmak için aldığımız bir karar ya da ilgili Bakan’ımızla yaptığımız görüşme yok" dedi. Bilgin, bu konuda Merkez Bankası dışındaki kurumların "çantada keklik" gibi görülmesini eleştirdi ancak, "Biz verilen kararlara, yasa değişikliğine uyarız. Merkez Bankası’na tanınan hakların yarısıyla hemen İstanbul’a gidebiliriz" diye konuştu.

BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, İstanbul’a taşınma konusunda Merkez Bankası dışındaki BDDK ve diğer kurumların "çantada keklik" gibi görülmesini eleştirerek, "Merkez Bankası’na tanınan mali ve sosyal haklar, personel anlamında, yarısı bize tanınsın biz yarın İstanbul’a taşınırız" dedi. Bilgin, "Biz de izliyoruz tartışmaları. Bizim ilişikli olduğumuz Sayın Bakanımızla görüş alışverişinde bulunmadık. Kurulumuzda da alınmış bir karar yok" diye konuştu.

MUTFAK ORADA: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, CNN Türk’te katıldığı programda soruları yanıtlarken, İstanbul’a taşınma tartışmalarıyla ilgili şunları söyledi: "Taşınabilir de çünkü mutfak ordadır, ancak her nedense Merkez Bankası’nın arazisinden, buraya yapılacak projeye, yapılacak binanın büyüklüğüne, katlarına belki bir gün sonra havalandırma sistemi de tartışılacak. Bunlar tartışılırken sanki BDDK ve diğer kurumların çantada keklik gibi görülmesi de beni rahatsız ediyor. Bu ülkede bankacılık sistemi iyi işlemezse, siz isterseniz en yüksek binada oturun hiçbir şey yapamazsınız. Dolayısıyla hakkımızın yendiğini düşünüyorum. Bu gibi kurumlar iyi çalışmak zorunda, Merkez, BDDK ve diğer kurumlar, motivasyon çok önemli."

MOTİVASYONU BOZUYOR: Taşınma konusunun bu kurumlarda çalışanların gelecek planlarını etkilediğini söyleyen Bilgin, "Bunların arkadaşlarımızın gündemini oluşturması, motivasyonu etkiliyor. Ama şunu da kesinlikle emin olunuz, bu da bir takdir meselesidir. Biz verilen kararlara uyarız sonuçta bizim Kanunumuzun o maddesinin değişmesine bağlı. Merkez Bankası’na tanınan bağımsızlık, Merkez Bankası’na tanınan mali ve sosyal haklar, personel anlamında, yarısı bize tanınsın biz yarın İstanbul’a taşınırız" diye konuştu.

İHTİMAMLA BÜYÜMELİYİZ: Bilgin, BDDK’nın 270 teknik personeli bulunduğunu bunların yüzde 87’sinin 10 yılın altında olduğunu belirterek, "Bu kurumun ihtimamla büyütülmesi lazım" dedi. Kurum’da çalışanların çok yetenekli ve kendilerine has özellikleri olduğunu söyleyen Bilgin, "Bu arkadaşların ihtimamla eğitilmesi, sektörün tanıtılması ve yetiştirilmesi lazım. Çünkü sektörün geleceği için bunlar önemli. Finans sektörü hassas bir sektör buradaki dalgalanma, bir sorun sizin bizim cebimize dönüyor. Vergi veya başka şekilde" diye konuştu.

’PİS İŞLER’ VAR: BDDK’nın asli görevinin bankaların mali bünyesinin incelenmesi olduğunu ifade eden Bilgin, ancak son dönemde, özellikle İmar Bankası olayından sonra BDDK çalışanlarının bankalara dahi gidemediğine işaret etti. Bilgin, Türkiye’deki hemen hemen tüm savcılıklardan bilirkişi anlamında BDDK çalışanlarının talep edildiğini, bunların hepsinin çetrefilli ve "pis işler" olduğunu belirterek, bu işler arasında "asli görevin" yapılamadığını kaydetti.

BAĞIMSIZLIĞI KUTSAYIN: Bilgin, "Biz takdir beklemiyoruz. Şu konuda hakkımızın verilmesini istiyoruz. Bağımsızlık, bağımsızlığın kutsanması ve hassasiyet bir nebze de olsa bu kurum ve personeli için gösterilsin" dedi.

Bankacılıkta ’en büyük’lük ilk kez özel sektöre geçti

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, isim vermemekle birlikte bankacılık sektöründeki önemli bir gelişmeyi şu cümleyle aktardı: "Türk bankacılık tarihinde ilk defa bir özel banka, haziran sonu itibariyle Türkiye’nin en büyük bankası konumuna geldi."

Dalgalanmadan alnımızın akıyla çıkmayı başardık

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, dalgalanmayla bazı bankaların dönem dönem yaptıkları mevduat, kredi ve bireysel kredi faizlerindeki irrasyonel davranışları rasyonel hale getirdiğini söyledi. Bilgin, "Bankacılığımızın tek bir derdi vardır o da istikrardır. Dalgalanma bize şunu göstermiştir. Ekonomideki kurların yukarı çıkması bankaları çok fazla etkilememiştir. Önemli olan faizlerdeki yükselmedir" dedi. Bilgin, BDDK’nın öneminin bu dalgalanmada daha da anlaşıldığını belirterek, "Merkez Bankamız istediği her kararı alsın, dahiyane buluşlar yapsın, dahiyane enstrümanlar geliştirsin, eğer bir ülkede bankacılık sistemi iyi işlemiyorsa ve otorite istediği gibi davranamıyorsa, bir şekilde bazı sınırlamalara tabiyse bu kararların hiçbiri başarılı olamaz. Bunu 2001’de gördük. Bu dönemde de gördük. Ama biz alnımızın akıyla bu dalgalanma döneminden de başarıyla çıktığımızı düşünüyoruz" dedi. Bilgin, dalgalanmanın sisteme kendisini test etme olanağı verdiğini söyledi.

Yabancı payı yüzde 50’lere ulaşacak

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, küresel sermayenin bankacılık sektörüne ilgisinin 2005 başından bu yana arttığını belirterek, Mayıs 2006 sonu itibariyle aktif büyüklük içinde yabancı sermaye payının yüzde 17.5 olduğunu bildirdi. Borsada işlem gören hisseler de dikkate alındığında bu payın yüzde 33’e yükseldiğini vurgulayan Bilgin, gelecek dönemde Halkbank’ın özelleştirilmesi ve diğer bankalardaki gelişmelerin sonuçlanmasıyla yabancı payının birden zıplayabileceğini ve Borsa’daki paylarla birlikte yüzde 50’leri yakalayabileceğini söyledi.

Noter makamı gibi görmeyin, her gelene izin vermeyiz

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, BDDK ve personelinin bankacılıktaki birleşme ya da satın almaları "kılı kırk yararak" incelediğini vurguladı. Bilgin, "Bu Kurumu, Ankara’da iş bittikten sonra, el sıkıştıktan sonra, nasıl olsa noter makamı geleni onaylar gibi düşünmeyin. ’Biz anlışırız, bunlar izin verir, nasıl olsa halka açık bir bankayız, buradaki dalgalanmaya tahammül dahi izin vermezler’ gibi yorumlar yapılıyor olabilir. Lütfen bu yorumları dikkate almayın" dedi. Bilgin, bundan sonra bir bankayla görüşmeye başlayan bankanın ciddi aşamaya gelindiğinde, satıcı banka ve potansiyel alıcıların BDDK’ya vizyon, misyon niye bu ülkeye gelmek istediği, amaçları ve niye bu bankayı almak istediğine ilişkin bir sunum yapması gerektiğini açıkladı. Bilgin, "Yani iş bittikten sonra önümüze gelsin istemiyoruz" dedi. Bilgin, bugüne kadar Türkiye’ye gelen yabancı bankalardan izin verilmeyen olmadığını belirtirken, "Ama bu bundan sonra da herkese izin vereceğimiz anlamına gelmez" dedi. Bilgin, "Burası bir onay makamı değil, regülatör anlamında bu kurumu algılamanız lazım" dedi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı