Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İşsizlik fonu bir kaynak mı

İşsizlik sigortası fonunun küçümsenmeyecek bir birikimi oldu.

Sistemin yeni kurulmuş olması gelirlerini giderlerinin çok üzerinde olmasının önemli bir nedeni. Bir diğer neden de, olasılık hesaplarının fazla tutucu yapılmış olabileceği.

Nedeni ne olursa olsun, birikim fazla olunca, tüm gözler de işsizlik sigortası fonuna çevriliyor. Çeşitli yatırımlar için kaynak arayışına girildiğinde, işsizlik fonu gündeme geliyor. Geçenlerde, GAP’taki yatırımlar için işsizlik fonundaki birikimlerin bir bölümü kullanılma açıldı. Şimdi de, yerel seçimlere yönelik yapılmak istenen yatırımlar için işsizlik fonunun kullanılmak istendiğine yönelik haberler var.

VERGİ Mİ SİGORTA PRİMİ Mİ?

İşsizlik fonu devletten ayrı bir oluşum değil. Çalışanlardan yapılan kesintilerle işverenlerden alınan katkılar birleştirilip işsizlik fonuna yatırılıyor. İşsizlik fonundaki bu paralar bankalarda değerlendirip istendiği zaman harcayabilecek durumda değil. Fon’da toplanan paralarla Hazine tahvili alınıyor. Yani, devlet işsizlik fonunda toplanan paraları borçlanıyor. Hatırlanacak olursa, zorunlu tasarruf uygulaması da buna benziyordu.

Devleti bir bütün olarak alırsak (Hazine artı işsizlik sigortası fonu), aslında, işsizlik fonuna yapılan kesintiler devletin ileride işsizlere mali yardım yapma taahhüdüyle topladığı ek vergiden başka bir şey değil. Ortada kullanılabilecek para yok. Para toplanmış, Hazine’ye borç olarak verilmiş, Hazine de borçlandığı parayı yemiş.

Bu yapıdaki bir fonu kaynak gibi görüp bu fonun birikimlerini kullanmak bir aldatmaca. Kağıt üzerinde bu fondan Hazine’nin para alıp yatırımları finanse etmesi demek fonun hesaplarındaki Hazine Tahvillerinin piyasada satılıp nakde döndürülmesi, nakdin de yatırımlarda kullanılması anlamına gelir. Fon’un paralarının harcanması Hazine’nin kamu kurumları dışına olan borçlarının artması demektir.

İşsizlik fonundan alınan paralarla yapılacak yatırımlar, iktisadi açıdan toplam devletin (Hazine artı işsizlik fonu) borçluluğunu artıracaktır. Bu anlamda, devletin yeni borçlanma yaparak yeni yatırımları finanse etmesiyle işsizlik fonu yolu ile finansman sağlaması arasında hiçbir fark yok. Eğer işsizlik fonunun paraları bankalarda mevduat olarak duruyor olsaydı, durum farklı olurdu.

SON HEP AYNI

Devletin fon kurarak bir takım sosyal programları finanse etmesinin en büyük sakıncalarından biri bir süre sonra fon adı altında kurulan oluşumların amaçları dışında kullanılması oluyor. Aslında, sosyal amaçlar için kurulan fonlar için yapılan kesintiler adı vergi olmayan ek vergi haline dönüşüyor. Gerçekten, fonun kaynakları amaçları doğrultusunda kullanılması gerektiğinde, ortada para olmadığından, devlet bütçesine ek yük olmaya başlıyor.

Bunun örneklerini 1980 ve 1990’lı yıllarda uygulamada olan bütçe dışı fonların kullanımlarında gördük. Daha da çarpıcı bir biçimde sosyal güvenlik kuruluşlarının içine düştükleri durumu tüm çıplaklığıyla şimdi daha iyi görüyoruz. İşsizlik sigortası da şimdi aynı yolda hızla ilerliyor.

İşsizlik fonu bir kaynak değil. Kaynaksa, bizler işsizlik fonuna katkı yapmıyoruz, düpedüz adı konulmamış bir vergi ödüyoruz demektir.
X