ANKARA HABERLERİ

İşsiz gençlerin sayısı bir ordu kadar oldu

Hürriyet Haber
16.07.2007 - 00:00Son Güncelleme :

ATO tarafından hazırlanan "Genç İşsiz Ordusu" raporuna göre, işsizlik sorunu en çok gençleri vuruyor. 2006 yılında gençlerde işsizlik oranı, 25 yaş üzerindekilerin 10,8 puan üstünde gerçekleşti. İşsizlik gerçeğini, yüksekokul ve fakülte mezunları daha acı yaşıyor, okumuş işsizlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Hürriyet Haber

ANKARA Ticaret Odası (ATO), Türkiye’nin "genç işsizler" sorununu ele alarak, "Genç İşsiz Ordusu" konulu bir rapor hazırladı. ATO’nun Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yararlanarak hazırladığı rapora göre, işsizlik en çok gençleri vuruyor. Türkiye’de 15 yaş üstü nüfusun dörtte birini 15-24 yaş arasındaki genç nüfus oluşturuyor. 2006 yılında gençlerde işsizlik oranı, 25 yaş üzerindekilerin 10,8 puan üstünde gerçekleşti.

İş gücü istatistiklerinin periyodik olarak yayınlanmaya başlandığı 1989 yılından 2006 yılı sonuna kadar 3 milyonun üzerinde genç iş gücü piyasası dışına çıktı. 1989 yılında gençlerde yüzde 16,6 olan işsizlik oranı, 2006 yılı sonunda yüzde 18,7’ye ulaştı.

Okullaşma oranlarının yükselmesi ve eğitim süresinin uzaması, iş gücü dışı nüfusun öğrenciler nedeniyle artmasını gerektirse de, artış bunun çok daha fazla üzerinde gerçekleşti. İş gücü dışına çıkan 3 milyon gencin 1,7 milyonunu öğrenciler oluşturdu.

PİYASADAN SOĞUDULAR: 2002 yılından bu yana ekonomide yaşanan büyüme işsizlik oranlarını azaltmadığı gibi, genç işsizlik oranlarında da bir iyileşme yaratmadı. 1989-2001 yılları arasında en yüksek genç işsizliği yüzde 17,7 ile 1993 yılında yaşandı. 1994 yılındaki krize rağmen genç işsizlik oranı 1994 yılında yüzde 16,1’e geriledi. Daha sonraki yıllarda da düşmeye devam etti ve 2000 yılında yüzde 13,1 ile en düşük seviyesine ulaştı. 1989-2001 döneminde genç işsizlik oranı, 25 yaş ve üzerindekilerin işsizlik oranından 10,4 puan daha yüksek seyrederken, bu fark 2002-2006 döneminde daha da arttı ve genç işsizlerin işsizlik oranı, 25 yaş ve üzerindekilerin işsizlik oranının 11,5 puan üzerine çıktı. Bu artış 25 yaş üzerindekilerin işsizlik oranlarındaki artışa rağmen gerçekleşti. İş bulmada yaşadıkları zorluklar gençleri iş piyasasından soğuttu. Özellikle 2004 yılından sonra gençlerin umutsuzlukları her yıl daha da arttı. 2004 yılından itibaren çalışmak istediği halde iş bulamayacağı korkusu ile iş aramayan, dolayısıyla işsiz sayılmayan "tampon genç" sayısında büyük bir patlama yaşandı. 2002 yılında her 100 genç işsize 13 iş aramayan genç düşerken, 2006 yılında 83 genç düşmeye başladı. Mevsimlik çalışanlar da eklendiğinde bu sayı 95’e ulaştı. Diğer bir ifadeyle, 2006 yılı sonunda bir işsiz gence bir de "tampon genç" karşılık geldi.

YATIRIM YAPILMIYOR : Rapora göre, işsizliğin çaresi, üretimi artıracak yatırımlardan geçmesine rağmen, yıllardır istenen seviyede yatırım yapılamadı. Büyümeye rağmen yatırımların milli gelirden aldıkları pay artırılamadı. 1989 yılında milli gelirden yatırımlara yüzde 23,5 pay ayrılırken, 2006 yılında ayrılan pay yüzde 21 oldu. 1997 yılında milli gelirden yatırımlara ayrılan pay yüzde 26 ile en yüksek seviyesine ulaştı. Büyümeye rağmen, bu seviyeye bir daha ulaşılamadı. Yatırımlara 2006 yılında ayrılan kaynak 121,1 milyar YTL oldu.

ÜÇTE BİRİ ÜÇ BÜYÜK İLDE İşsiz sayıları ve işsizlik oranları bölgelere göre büyük farklılıklar gösteriyor. İşsizlerin üçte biri 3 büyük ilde bulunuyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de işsizlik oranı yüzde 11-12 aralığında hareket ediyor. Tarım sektörünün yoğun olduğu bölgelerde ise işsiz sayısı çok az. Bu bölgelerdeki işsizlik oranları da Türkiye ortalamasının çok altında kalıyor. Buna karşılık tarımda çalışanların daha az olduğu orta gelişmiş bölgelerde, tarım dışı alanlarda iş arayanlar, işsizlik oranlarını yukarı çekiyor. Bölgesel farklılıkları gidermek için verilen teşvikler, işsizliği azaltmaya yaramadı. Yeni teşvik yasalarının yürürlüğe girdiği ve TÜİK’in de bölgesel bazda işgücü piyasası verilerini yayınladığı 2004 yılından 2006 yılı sonuna kadar söz konusu teşviklerle 471 bin kişiye istihdam yaratılması öngörülüyordu.

Okumuş işsiz gençler

RAPORA göre, Türkiye’de işsizlik gerçekliğini, yüksek okul ve fakülte mezunları daha acı bir biçimde yaşıyor. Toplam 47 bin öğrencinin "sıfır çektiği" ÖSS sınavlarında yüzleri gülen başarılı öğrencileri de mezuniyet sonrası işsizlik sorunu bekliyor. Yüksek okul ve fakülte mezunu gençlerde, 1989-2001 döneminde ortalama yüzde 30,8 olan işsizlik oranı 4,3 puan daha yükselerek 2002-2006 döneminde yüzde 35,1’e çıktı.

Eğitim seviyesinin yükselmesiyle birlikte genç işsizler içindeki yüksek okul ve fakülte mezunlarının oranı da artıyor. Düşük eğitimli gençler, daha düşük ücretlere ve kayıt dışılığa razı oluyor. Bu da lise altı eğitimlilerin işsizlik oranının diğerlerinden daha düşük olmasına yol açıyor. Buna rağmen, lise altı eğitimli gençler de 2002 yılından sonra kendini daha yoğun hissettiren işsizlik sorunundan kurtulamadı. 1989-2001 döneminde ortalama yüzde 11,5 olan lise altı eğitimli genç işsizlik oranı, 2002-2006 döneminde yüzde 14,9’a yükseldi.

İş yaratmanın maliyeti

2006 yılı itibariyle işsiz sayısı 2 milyon 447 bin kişi oldu. 2006 yılında verilen teşviklerdeki toplam yatırım tutarının öngörülen toplam istihdama bölünmesiyle hesaplanan kişi başına yatırım tutarı, bir başka deyişle bir kişiye iş yaratmanın maliyeti ise 184,8 bin YTL olarak belirlendi. Tüm işsizlere iş yaratmanın maliyeti ise Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 80’ine yakın bir kısmını teşkil eden 452 milyar YTL’ye ulaşıyor.

Büyüme sanal işsizlik gerçek

ATO Başkanı Sinan Aygün, rapora ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin yatırıma değil ithalata dayalı sanal bir büyüme yaşadığını iddia ederek, "Büyüme sanal, işsizlik gerçek... Bu büyüme modelini çöpe atın" dedi. Sanal büyümenin işsizliğe çare olmadığını, büyümeye rağmen genç ve eğitimli nüfusta işsizliğin artmaya devam ettiğine işaret eden Aygün, siyasetçilere "Mazotu bırakın, işsize bakın" dedi. Üretime dönük sektörlerin milli gelir içindeki payı azalırken tüketime yönelik olan sektörlerin ve ithalatın payının arttığına işaret eden Aygün, şunları kaydetti:

"Beş yıldır uygulanan ithalata dayalı büyüme modeli hem dış açığı artırdı hem de işsizliği körükledi. Bu büyüme modeli Türkiye’nin değil ithalat yaptığımız ülkelerin üretim ve istihdamını artırdı. Türkiye’de ise işsizlik kronikleşti. Seçimlerden sonra kurulacak hükümet, bu ekonomi modelini çöpe atıp üretim ve istihdam artışına dayalı büyüme modeline geçmelidir. Çünkü bu büyüme modeli gençlere (işsizsin sen işsiz kal) demektedir.

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin Ankara haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği Ankara haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde İşsiz gençlerin sayısı bir ordu kadar oldu haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.


ANKARA YOL DURUMU
Ankara1 DERECE
Yol durumu »
ANKARA NAMAZ VAKİTLERİ
23 Kasım 2017, Perşembe
  • İmsak
    05:51
  • Guneş
    07:35
  • Öğle
    12:46
  • İkindi
    15:19
  • Akşam
    17:35
  • Yatsı
    19:08
Diğer iller için Namaz Vakitleri »
Sayfa Başı