Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İsrail yatırımcısının gözüyle

    Hürriyet Haber
    03.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme: 03.03.2005 - 00:01

    "İsrail bankalarının şekel cinsi tasarrufa verdiği yüzde 3 faiz sizi memnun etmiyor mu, ya da İsrail bonolarının yüzde 6.5 oranındaki bileşik getirisi sizin için yeterli değil mi? O zaman size paranızı yüzde 15 faiz veren bir bankaya yatırmanızı tavsiye ediyoruz. Üstelik de uçakla sadece 1 saat uzakta bir banka bu."Bu cümleler İsrail’in önde gelen yatırım portallarından birinde yer alan bir haberin giriş cümleleri. Akbank ile İsrail bankası The Gift arasında imzalanan bir anlaşma ile artık İsraillilerin de paralarını Akbank’a yatırabileceklerini ve bu anlaşma sayesinde yukarda bahsettiğimiz o bir saatlik uçak yolculuğunu yapmaya gerek bile kalmadığını belirtiyor. Bu hafta Türkiye’ye dışardan bakılınca neler görüldüğünü anlatacağımızı söylemiştik ya, işte birazdan ayrıntılarını aktaracağımız bu makale dışardan bakıldığında Türkiye’nin nasıl göründüğünü gayet net biçimde anlatıyor. İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’e bağlı The Marker.com’dan alıntıladığımız bu yazı doğrudan İsrail yatırımcısı için yazılmış. “Türkiye bugünlerde gelişmekte olan piyasaların yıldızı durumunda. Yatırımcılar ülkeye yatırım yapma yollarını arıyor. Ve üstelik yıllarca süren ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın ardından şimdi Türkiye sadece bir turizm cenneti olarak değil, ekonomik ve siyasi istikrarı ile de göz dolduruyor.” Bu sözlerle devam eden makale, Türkiye’nin şu anda İsrail’in 1985 yılında uyguladığı ekonomik programın benzerini uyguladığını ve bu sayede enflasyonunu 2001’deki yüzde 70’lik seviyesinden yüzde 9’a indiğini, ekonominin 2004 yılında yüzde 9 büyüdüğünü ve bu yıl da yüzde 5’in üzerinde bir büyüme beklendiğini belirtiyor. Buna ek olarak da iç borcun GSMH’ye oranının düştüğünü, kredi derecelendirme kuruluşlarının ülke notunu artırdığını ve Türkiye’nin AB perspektifi nedeniyle kredi notunda pozitif bir değişim beklendiği belirtiliyor. Ve şöyle devam ediyor:“Enflasyon düşüşü ve ekonomik istikrar faizlerin de düşmesine neden oldu. 2000 yılında yüzde 200’lere varan faiz oranı yüzde 22’lere geriledi. Ama buna rağmen hala ülkede yüzde 12-13 civarı bir reel faiz almak mümkün. Bu da başta Avrupa ve ABD olmak üzere yatırımcıları Türkiye’ye çekiyor.”  Makalede Türkiye’ye yatırım yapmanın çok kolay olduğu, doğrudan İsrail’den ya da İstanbul’a kısa bir uçak yolculuğu ile istenen bankada hesap açılabileceği ve sermaye piyasasına yatırım yapılabileceğini belirtilirken, Türk sermaye piyasasının Avrupa ve ABD borsalarına kıyasla daha basit olduğu, işlem hacminin ve spread’lerin komik denecek seviyede düşük kaldığı ama buna karşın Türklerin sermaye piyasasını büyük bir hızla öğrenip geliştirdiği vurgulanıyor. “Yatırım için en iyi alan 1 yıllık hazine kağıtları. Bu kağıtlar hem yüksek getiri sunuyor hem de çok likit. Zaten yakın zamana kadar isteseniz de uzun vadeye yatırım şansınız pek yoktu. Ama geçen hafta Türk hazinesi ilk 5 yıllık borçlanmasını gerçekleştirdi.”  Makale bu sözlerle devam ediyor ve ayrıntı bazında yatırım yapılabilecek diğer enstrümanları tanıtıyor. Türkiye’ye ciddi övgülerin yer aldığı yazının son paragrafı ise uyarılara ayrılmış. “hemen heyecanlanmayın” diyen yazar, yatırımcının hoşuna giden yüksek faizin aynı zamanda yüksek riski gösterdiğini de belirterek “Türkiye’nin kredi notunun BB eksi’nin altında olmasının nedeni var. Ülkede hala siyasi ve ekonomik risk çok yüksek. En ufak bir siyasi kriz bile sermaye piyasalarını serbest düşüşe geçirebiliyor. Hele de hızlı yükselişlerin ardından, ki bunu da daha önce gördük”
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı