Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Isparta'da merkez sağ nereye?

İsmet SOLAK

Merkez sağ için en önemli yer Baba'nın kenti Isparta olacak. DYP, hâlâ Isparta'da taş gibi görünüyor. Şevket Demirel bile DYP'de. Ama önümüzdeki günlerde önemli bir heyelan başlarsa kimse şaşmasın. Çünkü Cindoruk düğmeye bastı. Geçtiğimiz çarşamba Genel Sekreter Muhtar Mahramlı'nın yardımcısı Mustafa Ceyhan'ı makamına çağırdı:

‘‘Zamanı geldi. Isparta'ya gidin, teşkilat işini bitirin.’’

Ceyhan, aylardır bu anı bekliyordu. Mustafa Ceyhan şimdi DTP'li ama DYP'nin kuruluş dönemindeki gençlik kolu genel başkanı. Ailesi de kökten AP'li ve Demirel'ci.

Ceyhan, cuma sabaha karşı Isparta'ya ulaştı ve işe DYP'lilerden başladı:

‘‘Partiyi kuracağız. İşareti aldık. Zorlama yok ama bizimle olmak isteyene kapılarımız açıktır. Amacımız burada merkez sağı bütünleştirmek.’’

Bunu tüm Ispartalılar istiyor:

‘‘Toparla bizi baba.’’

* * *

Bu çağrıyı Mustafa Cesur aracılığıyla Ispartalı Turizm Bakanı İbrahim Gürdal ve Demirel'den hâlâ kopmayan Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu'ya da ilettiler. Gürdal, acı acı tebessüm etti:

‘‘İşte bundan sonraki seçimin sloganı; Toparla bizi baba! Ama, Nasrettin Hoca, karısına ciğer getirirken, köşedeki fettan nasıl elinden kapıyorsa, o kadın hâlâ köşede duruyor. Yine de toparlanmak lazım.’’

Demirel'in çevresine bakınca da, sanki toparlanma hissediliyor. Cavit Çağlar, Yaşar Topçu, İbrahim Gürdal yanından hiç ayrılmadılar. Yarın Ahmet Neidim, Necdet Menzir, Rıfat Serdaroğlu'nu ve hatta Necmettin Cevheri'yi bu şekilde yanında görürsek şaşmayalım.

Son gezide Ispartalı Demirel'e beklenen ilgiyi göstermedi. DYP teşkilatı buruk duruyor. Nedeni bu. Bazı DYP'lilerle de görüştüm. ‘‘Neden Demirel'e sahip çıkmıyorsunuz?’’ diye sordum. Yılların Demirel'cisi önce yutkunduktan sonra baklayı ağzından çıkardı:

‘‘Bazı arkadaşlarımla Şevket Bey'in fahri doktora törenine iştirak ettik. Sonra büromuza gittik. Hâlâ geçen sene hükümet meydanında otobüsün üstüne Mesut Yılmaz'ı çıkarıp, mikrofonu eline vermesini içimize sindiremiyoruz.’’

* * *

Geçen yıl geldiğimizde hükümet yeni kurulmuştu. Cumhurbaşkanı Demirel, otobüsün üstünde ‘Başbakan Mesut Yılmaz’ ile birlikteydi. Başbakan'a mikrofonu da kendisi vermişti. DYP'liler bu olayı içlerine sindirememişler.

Demirel'i seviyorlar, ama yasaklı dönemde ANAP'ın yasakların kalkmaması için yürüttüğü kampanyayı ve ANAP'a karşı verdikleri sert mücadeleyi de unutamıyorlar. Bir de, Şevket Demirel olgusu var. Şevket Bey'in DTP'ye sıcak bakmadığı vurgulanıyor:

‘‘Dağılınca zor toparlanırız arkadaşlar. Ayrı ayrı toparlanamayız ve o zaman burada sol veya radikal partiler önümüze geçer. En iyisi içeride değişiklik için mücadele vermektir.’’

Bu tavırdan dolayı DTP, Isparta'yı sona bırakmıştı. Aylar önce ‘‘Neden Isparta'yı kurmuyorsunuz?’’ diye sorduğum Cindoruk, ‘‘Isparta, Baba'nın yeri. Kendi haline bıraktık. Ama bir işarette 3 günde kurarız’’ demişti.

Cindoruk, işaret mi aldı, yoksa Isparta'daki siyasi ortam mı olgunlaştı bilemem, ‘‘Teşkilatı kurun, gelin’’ diye düğmeye bastı.

DYP'nin durumu da ilginç. Yöneticiler ve siyasetin deve dişleri, DYP'den kopamıyor. Ama, yürekleri de ezik:

‘‘Çiller ekibi, Cumhurbaşkanı'na ve mazimize küfrediyor. Bunu aşmalıyız.’’

Sözün özü, hepsi aynı şeyi söylüyor:

‘‘Toparla bizi baba.’’













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI