Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İSO: İç pazarda talep artışı olmaz

    Hürriyet Haber
    18.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 18.12.2001 - 00:01

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, önümüzdeki yıl iç pazarda bir talep artışı beklemenin mümkün olmadığını savunarak, ``2002 yılında birden bire herşeyin değişebileceğine inanmak, çok iyimser düşünmek yanlış`` dedi. Küçük, Türkiye`nin en büyük probleminin üretim olduğunu vurgulayarak, üretimin devam etmesi ve rekabet gücünün artırılması için kaynak sağlanması gerektiğini söyledi. Geçmişte özel sektör, mali sektör ve siyasi iktidar da dahil her kesimin hata yaptığı görüşünü dile getiren Küçük, ``Yarınlara ümitle bakmamızı sağlayan, herkesin hatalarının olduğunu görmesi ve düzeltilmesi gerektiği bilincine varmasıdır. Bu inancı yeterli derecede sağlayamamış olanları da birilerinin ikaz etme vazifesi olduğuna inanıyorum. Türkiye`nin artık kaybedecek zamanı yok`` şeklinde konuştu. Türkiye`nin üretime kaynak bulabilmesi için ihracatını artırmasının zorunlu olduğuna işaret eden Küçük, şöyle devam etti: ``İhracat gerek reel sektör, gerekse finans sektörü açısından büyük önem taşıyor. İhracat, aynı zamanda rekabet edilebilir yatırımlar yapmaya olanak sağlayacaktır. Bu konuda önümüzdeki yıl iç pazarda bir talep artışı beklemek mümkün değil. 2002 yılında birden bire herşeyin değişebileceğine inanmak, çok iyimser düşünmek yanlış. Ekonomide, 2002 yılının sonuna doğru bir rahatlama hissedeceğimize inanıyorum. Aslında bunu başarmak zorundayız. Artık Türkiye`nin silbaştan, (yapamadık, muvaffak olamadık) diyerek bir kaza yapıp, bir kriz daha yaşamaya tahammülü yok. Bizim samimi inancımız, Türkiye`nin mutlaka başarması gerektiğidir. Bu başarıyı elde edebilmek adına bütün kuruluşların üstüne düşen görevi mutlaka yapması gerekiyor.`` İSTANBUL YAKLAŞIMITanıl Küçük, İstanbul Yaklaşımı`nı mali sektörün rehabilitasyonuna yönelik çalışmalar olarak algılamak gerektiğine işaret ederek, rehabilitasyona ihtiyacı olduğu düşünülen mali sektör için İstanbul Yaklaşımı`nın bir ihtiyaç olarak görüldüğünü söyledi. Türkiye`de birçok konuda çok fazla görüş ifade edildiğini belirten Küçük, ``Ancak olumlu yanları da varken, hep olumsuzluklardan bahsediliyor. Bu olumsuzlukları ön plana çıkarıyoruz. Sonra da hepimiz olumsuzlukların altında kalıyoruz. İstanbul Yaklaşımı`nı da böyle değerlendiriyorum`` diye konuştu. Türkiye`de üretimde büyük paya sahip olan KOBİ`lerin kaynak ihtiyacının karşılanmasının öncelikli görevlerinden biri olması gerektiğine dikkat çeken Küçük, KOBİ`lerin de her sektör gibi krizden çok etkilendiğini ifade etti. Türkiye`nin sınırsız kaynağı bulunmadığını kaydeden Küçük, şunları söyledi: "Türkiye`nin kaynakları sınırlı. Kriz nedeniyle faaliyetine son veren işletmelerin yanı sıra, bütün gücüyle faaliyetini sürdürmeye çalışan, ancak kaynağı kalmamış firmalar da var. Bunlar hala ayakta. Bence önceliği bunlara vermeliyiz. Az bir kaynakla bunları ekonomiye kazandırabiliriz. İyi bir sıralama yapmamız gerekiyor. Olayı söylemden çıkarıp, realiteye dökmek lazım. Öncelik, faaliyeti sona ermiş KOBİ`ler mi, yoksa faaliyetini ne pahasına olursa olsun sürdürmekte olan KOBİ`ler mi? Bu tespit çok önemli... Tabii ki öncelikle faaliyetini sürdürmekte olan KOBİ`leri ekonomiye kazandırmak en akılcı, en doğru yoldur. Bizim bu konuda son derece organize çalışmalarımız var. Çalışmaları hızlandırmamız gerekiyor.``
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı