Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsmet Solak: Öfkeler dinsin istiyorum

İsmet SOLAK

GERGİN ve öfkeli bir toplum olduk. Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Asıl korkum, sevgiden ve saygıdan hızla uzaklaşma tehlikesi.O yüzden, tüm içtenliğimle yakarıyorum. Bu kutsal bayramın ve yeni binyılın içimizdeki çekişmeleri azaltmasını diliyorum.

Öfkeler dinsin, kin bitsin istiyorum.

* * *

Bayram için babaocağında toplandık.

Bülbül ve altın kafes hikáyesi. İnsanoğlu, doğup büyüdüğü yerleri asla unutamıyor ve hasret uzadıkça daha da çok özlüyor.

Annesiz ilk bayramımız.

Ana hasreti, kulaklarımda çınlayan tertemiz yakarışlarıyla buluşuyor.

Ayşenge, sanki şu an gelecek ve arefe kolacı (lokma) dağıtacak.

Oysa, gerçek yalın ve hayallerimizle hiç örtüşmüyor.

75 gün önce, annemi toprağa verdiğimiz gece babama, ‘‘Bizimle gel, bir süre Ankara'da kalırsın’’ demiştim. İpil ipil süzülen gözyaşlarını silerken titreyen sesiyle, ‘‘Mümkün değil’’ demişti:

- Anneni kime bırakacağım burada?

68 yıl aynı yastığa baş koyan hayat arkadaşını kara toprakta bile yalnız bırakmak içinden gelmemişti. Üstelemedim.

Dün duvardaki çerçeveye gözüm takıldı; bir yıl önce çekilen fotoğraf.

Tam kadroyuz; solda ağabeyim, ortada babam ve annem, sağda ben.

87 yaşındaki babam, herkesin içini ezen şeker reklamının aksine, mutlu.

Tüm sevdikleri toplandı. İki oğlu ve gelinleri. İki yanında iki torunu.

Sağ kolu Öyküm'ün omuzunda, sol eliyle Kubilay'ı tutuyor.

Hayat devam ediyor.

* * *

Bizde bayram geleneği değişmez. Bu sabah tüm hısım akraba, en yaşlının, yani babamın çevresinde toplanacağız. Topluca, bayram yemeği yiyeceğiz.

Babam, yine masanın başına oturacak. Biliyorum, gözleri annemi arayacak.

Gözyaşlarını tutamayıp ağlayacak.

Annem bayramlarda nesi var, nesi yoksa masanın üstüne yığardı:

- Yiyin yiyin, çok şükür her şeyimiz var.

Utanan veya sıkılan olursa üstelerdi:

- Bayram yemeği sevaptır. Aç kalkılan sofranın beti bereketi kaçar!

İstemeseniz de yedirirdi. Çocuk gibi beslerdi.

Çocukları çok severdi. Her gelen çocuğa hem para verirdi, hem şeker:

- Hadi bakalım, çok gezin. Çok gezen çok şeker toplar.

Babam, dün bunları hatırlattığımda dayanamadı, ağladı:

- Nasıl sevdirmiş kendini! Hangi çocuğu görsem gelip karşıma dikiliyor, ‘‘Ayşenge'yi özledik, ne zaman gelecek?’’ diye soruyorlar.

Bayram yüreklerimize sevgi yüklüyor. İnsanları özüne taşıyor.

Gerilimi, öfkeyi, kin ve düşmanlığı unutturuyor. Saygı başlıyor.

Tüm okuyucularımın bayramını ve yeni yılını sevgiyle kutluyorum.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI