Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsmet Solak: Mayınlar önceden döşenmişti...

İsmet SOLAK

CHP, sonunda medyanın gündemine oturdu. Ama, yine hizip çekişmeleriyle...

Halil Akyüz, olayı iki cümleye sığdırdı:

- Bizler, partinin iktidar olması için çalışıyoruz. Birileri de parti içinde iktidar olmak için geceyi gündüze katıyor...

Bu tespit bana, Ecevit'in 12 Eylül'den önceki sözlerini hatırlattı:

- CHP içinde kısır iç çekişmelere ayrılan zaman ve çabaların yüzde 30'u dışa karşı mücadeleye ayrılsa, bu parti çoktan tek başına iktidara gelirdi.

Altan Öymen'in yaşadığı sıkıntı, aynı hastalıktan kaynaklanıyor.

* * *

Tarhan Erdem'in gözlemi ise şöyle:

- CHP'de iki bin civarında insan var. Bunlar sırf kendilerini seçtirmek için politika yapıyorlar. Tüm dertleri ve mesaileri kendilerini seçtirmek.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine uzanan, Kuvayı Milliye ruhu ile yoğrulan, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran koca CHP Meclis dışında kaldı. Olacak şey mi?

CHP yeniden açılırken, Ecevit'in CHP'nin başına geçmesi için büyük çaba gösterdim. Yalvardım, yakardım...

Bir gün Meclis bahçesinde gezinirken öyle ısrar ettim ki, sinirlendi:

- Deniz'i bana mı anlatıyorsun?

Bülent Bey'i ikna etmek için her gün heyetler gelip gidiyordu.

Ali Topuz ve dört arkadaşı, Bülent Bey'e garanti bile verdiler:

- Teminatın biziz, CHP'de Deniz Bey'e hareket imkánı hiç vermeyeceğiz.

Eski CHP Genel Yönetim Kurulu üyeleri ile görüşmesinde de bu endişe ve kaygılarını sıralamıştı. Sanki bugünleri önceden biliyordu.

Eski CHP yönetiminin öncü ve sözcüsü Erol Tuncer idi. Dün, çok üzgündü:

- Doğrusu, Bülent Bey'in haklı çıkmamasını dilerdim.

* * *

CHP ile ilgili yazımdan sonra çok telefon aldım.

Eski bir dostum, ‘‘CHP tarlasına mayınları kim döşedi?’’ diye sordu.

Bunu bilmeyen mi var?

Deniz Bey seçim hezimetinden sonra kamuoyu baskısıyla istifa edip gitti.

Ama, her yere mayın döşeyip öyle gitti.

Parti Meclisi'nde çoğunluğu sürekli elinde tuttu.

Yanlış hatırlamıyorsam 58 il başkanını kendi atadı.

Hepsi hálá görevde. Düşünün, genel başkan, ‘yenilgiden sorumlu’ olarak istifa ediyor. Atadığı il başkanları ve yönetimlerin kılı kıpırdamıyor.

Onlar da en az genel başkan kadar yenilgiden sorumlu, ama direniyorlar.

Neden? Deniz Bey şimdi düğün dernek bahanesiyle yurt gezilerine çıkıyor. Her ilin kavşağında, bu il başkanları konvoy yapıp karşılıyor.

CHP Genel Başkanı Altan Öymen ya da Genel Sekreteri gittiğinde, CHP'ye gönül verenlerin haberi bile olmuyor.

Sürekli hizipleşme; çekişme, çatışma, kavga. Neyi paylaşamıyorlar?

Şu an, mevcut tüm partiler oy kaybediyor. CHP büyümüyor.

Asıl sorun burada... Bu sorunu da, ancak kurultay çözebilir!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI