Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsmet Solak: Karagöz ve Selim Sabit Efendi

İsmet SOLAK

16 MAYIS, Ankara'yı yine ayağa kaldıracak. Yeni Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, o gün Köşk'e çıkacak. Demirel o gün Güniz Sokak'a inecek.

Siyasi yasaklar kalkmadan önce, referandum gezilerini hatırladım. Meydanlara Samsun Bafra'da çıkan Demirel, halka sormuştu:

- Nerede kalmıştık?

Şimdi de, Güniz Sokak'ta soracaktır:

- Nerede kalmıştık?

Şu an, doğup büyüdüğüm kent olan Kırklareli'ndeyim...

Aslında, geçen hafta gelecektim. Vize'de düzenlenen ‘‘1. Uluslararası Vize Tarih ve Kültürü Sempozyumu’’ için davet almıştım. Olmadı, gelemedim.

Prof. Dr. Hüseyin Salman ve Prof. Dr. Özcan Mert, Ankara'ya geldiklerinde çağırmışlardı. Siyaset, sempozyumun önüne geçti. Konu, Türkiye'nin ilk pedagogu, Vizeli Selim Sabit Efendi idi. 1829'da Vize'de doğan Selim Sabit Efendi, döneminde ünlü eğitimci idi. Paris'te eğitim görmüştü. Döndüğünde Galatasaray Sultanisi ve Dar-ül Fünun'da önemli görevler üstlenmişti. Muhtasar Coğrafya Risalesi adlı eseri çok ünlüdür.

Sempozyumda, Yunan Prof. Evangelia Balta da, 1849-1896 arasında yaşayan Vizeli yazar Georgios Vizyones'u tanıtacaktı. Barış rüzgárlarından bir demet de orada estirildi. Ne yazık ki ben gelemedim..

Vize, Kırklareli'nin şirin mi şirin, tarih kokulu bir ilçesi... Yeşil Demirköy'le arasında Istıranca Ormanları var. Rahmetli Etem Ütük hep, ‘‘Kocamış Istıranca Dağları’’ derdi. Kocamış ve her daim talan edilmiş Istırancalar... (Şu an dereleri ve ırmakları bile yağmalanıyor!)

Bir yanı Karadeniz, bir yanı Tekirdağ, diğer sınırında Pınarhisar ve Lüleburgaz'la çevrili Vize, eski çağlarda Traklar'ın başkentiydi. Trakya'ya adını veren kavimlerin başkenti.. Her yerde höyük mezarları görebilirsiniz.

İnsan güzelliğini doyasıya tatmak istiyorsanız Vize'ye mutlaka uğrayın.

Kırklareli'nde Hıdrellez eğlenceleri de muhteşemdir. Eskiden Kakava derdik. Son dönemlerde, 6 Mayıs yerine Hıdırellez'i daha ileri tarihlere atıyorlar. Bir kültürü mecrasından başka yere taşımanın anlamını da bir türlü kavrayamıyorum. Bu yıl da ertelenmiş. Ne manasız bir uygulama!

Özellikle romanlar, 6 Mayıs sabahı gün doğmadan kırlara koşarlardı. Yaşlı, genç, kadın, erkek şafak sökmeden Balaban Bayırı'na tırmanırlardı. Yeşil tarlalardan kente doğru yuvarlanırlardı. Renk renk çiçekler takarlar, davul zurnalar çalınca halay çekerlerdi. Şamanizm döneminin tüm Türkmen geleneklerini yaşatan bu kültürü kıskançlıkla onlar koruyor.

Köylerde ise, kızlar bir bahçede toplanıp Hıdrellez türküleri söylüyor:

‘‘Yağmur yağar efendim, karlı buzlu,

Kız gelin olmuş efendim, karda buzda.’’

Hacıvat'ın ortağı Karagöz de bizim oralı. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nden belgeledik. Şenliğin adı artık, 'Karagöz ve Kakava Şenliği' oldu.

Dedim ya, tarihini bile saptırdılar. Biz Hıdrellez'i dün Sazara kaynaklarında ve çocukluk arkadaşlarımla birlikte kutladık; dilek tuttuk, oynadık. Çocuklar gibi coştuk.

Bu sabah, Edirne'de olacağım. Trakya Gazeteciler Derneği, Yunan, Bulgar ve Türk gazetecileri bir araya topluyor. Üç günlük bir sempozyum... Cemiyet Başkanı bizden biri; Lütfü Karakaş. Üç gün boyunca Lütfü'nün belediye başkanı Cengiz Varnatopu'nun ve vali Mehmet Canseven'in konuklarıyız. Görüşürüz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI