Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsmet Solak: CHP, mayın tarlası

İsmet SOLAK

CHP, yine kurultaya gidiyor. Siyasi ortam sosyal demokratlar için en uygun dönemi yaşıyor. Ama, hizip huyunu hiçbiri terk etmediği için, bu tavında toprağı sürmek kimsenin aklına gelmiyor. Hizip kurdu, ulu çınarı yedi bitirdi.

En şaşırdığım şey ise, Baykal'a karşı muhalefet yapmak üzere oluşturulan grupların, şimdi bu hiziple sarmaş dolaş olmaları. Tarhan Erdem, iyi dedi:

- Varlık nedenleri bir gruba (Baykal ekibi) karşı olan insanlar, şimdi genel başkana (Öymen'e) karşı, asıl karşı oldukları hiziple birleştiler.

İlginç... Peki, bu neyi gösteriyor? Siyasette inandırıcılığı, dürüstlüğü gündeme getiriyor. Daha doğrusu, çıkarcılığı öne çıkarıyor.

Hasan Fehmi Güneş, Ertuğrul Günay, Mehmet Moğultay, Cevdet Selvi... Tümü, Baykal'a karşı muhalifti. Şimdi, canciğer kuzu sarması oldular!

* * *

İkinci noktaya gelelim:

- Şimdi Genel Başkan Öymen'e karşı çıkanlar, CHP tarihinde belki ilk kez yapılan bir uygulamadan yararlanarak PM'ye girdiler. Genel Başkan, seçim kaybeden rakiplerini rica minnetle parti meclisine sokmuştu. İşte sonuç!

Öymen'in elbette eksileri vardır. Ama bu artısını da buraya kaydedelim.

Son derece uygar yaklaşımla, 'Buyrun beraber yönetelim' demişti! Böyle karşılık aldı. Aslında, hizipçilik ilk günden başlatılmıştı. Öymen yönetimi oluşur oluşmaz, Baykal büro tutturdu. Ertuğrul Günay yurt gezilerine çıktı. Hasan Fehmi Güneş, ayrı genel merkez kurdu. Mehmet Moğultay, İstanbul'u tuttu. Hastalık yayıldı ve ihtilaf yarattı.

* * *

Peki, bu son ihtilaf neydi?

İçel merkez ilçe örgütünde 3050 yeni kayıtlı üyeden 2000'i naylon çıktı. Genel Başkan ve Genel Sekreter bu sahtekárlığa el koydular:

- CHP içinde, üyelerinin üçte ikisi naylon olan bir ilçe yönetimi, bu sahtekárlığı ile görevde tutulamaz, derhal alınmalıdır.

Üyelerin naylon olduğuna itiraz eden yoktu. Sahtekárlık yapıldığı hepsi tarafından kabul ediliyordu. İlçe yönetimi disiplin kuruluna sevk edilmişti.

Sıra görevden alınmalarına gelince karşı çıkıldı. Sakat olan durum bu:

‘‘İhtilaf, sahtekárlığa kol kanat gerip germemeye dayanıyor.’’

Ertuğrul Günay'ı severim. İyi dostuz. Kendisini ekranda dinledim:

- Canım, kavganın sırası mı? Bu parti, hep kurultaylar partisi olarak biliniyor. Yine bu izlenim yaratılıyor. Genel Başkan'ın yaptığı yanlış!

İyi de, kavgayı Öymen çıkarmadı ki Ertuğrul! Ne diyor Öymen?

- Kardeşim, ben PM ile ihtilaflıyım. İhtilaf sebebi, sahtekárlık olayı. Ya benim söylediğim doğru, ya onların. Ama, ikimiz bir arada kalıp partiyi yönetirsek zarar veririz. Kurultaya gidelim. Hakem, son söz sahibi, yani partinin sahibi kurultay ne karar verirse yeni dönem ona göre şekillenir.

Erdal İnönü böyle böyle kopmadı mı?

Deniz Bey'den yılıp siyaseti bıraktı!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI