Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsmet Solak: Artılar, eksiler...

İsmet SOLAK

Bugün ikinci tur oylama yapılacak. Yine Meclis'teyiz... Lider çevreleri, Sezer'e şans tanıyor. Akbulut'un çekileceği kulislere yayılıyor. Dün, Yıldırım Bey'e kendim sordum:

- Hayır, hayır... Yarışın sonuna kadar varız!

Kararlılığı yanında, bir başka gerçeği dile getirdi:

- Tabii, bu yarışta şartların eşit olmadığını biliyoruz. Arkadaşlarla değerlendirme yaparken kulise, çekileceğim haberi pompalandı. Doğru değil.

Artık artılar, eksiler konuşuluyor... MHP'li Murat Sökmenoğlu ile kuliste tur atarken, eski tanıdıklarla karşılaştım. Siyasete gerçekten yakışan eski CHP'li ünlüler; Memduh Ekşi, Ertöz Vahit Suiçmez, Mustafa Aksoy, Hayrettin Uysal, Hasan Çetinkaya, Tekin İleri Dikmen, Özer Gürbüz, Hasan Güven, Ayhan Fırat... İbrenin kime döneceğini merak ediyorlardı:

- Beş liderin önerdiği aday şanslıdır... Ama gizli oyda sonuç bilinmez.

Boşuna, ‘İhtiyat siyasetin ilk adımıdır’ denmiyor. Tecrübe konuşuyor.

* * *

Biraz ilerde DSP'liler oturuyordu. Elma ziyafetine çağırdılar:

- Adayın hukukçu olması yetmiyor. Başka özelliklerini biliyor musun?

DYP'lilerle konuştum. İkinci tur taktikleri belirsizdi. ANAP'taki çok seslilik sürüyordu. Yücel Seçkiner adaylıktan çekildi... Ama, Sezer'i hálá içine sindiremiyordu. En keyifli olanlar, elbette ki, FP'lilerdi:

- Önce Demirel'i devre dışı bıraktık. Hükümet darbe aldı. TBMM Başkanı Akbulut sarsıldı. MHP'nin içi karıştı. Adayımız Yalçıntaş ikinci oldu.

Kutan Konya'da, ‘‘Sezer sanki bir arkadaşımız. Yıllardır savunduğumuz görüşlerimizi söylüyor’’ derken, acaba bir garantiyle mi coştu? Yok canım.

Kulislerde Sezer'in hukukçuluğu bile irdeleniyor:

- Büyük hukukçu dediler, bir makalesi veya yayınlanmış eseri yok!

Bunlar küçük eleştiriler. Tanıyanlar anlatıyor:

- Türkiye'nin en küçük iki ilçesinde görev yaptı. Sonra Yargıtay Tetkik Hákimliği'ne geldi. Evren Paşa, Anayasa Mahkemesi üyeliğine atadı. Yekta Bey emekli olduktan sonra, sürpriz şekilde tek oyla başkan seçildi.

İyi kulisçi olduğu da vurgulanıyor:

- Tek oyu şimdiki rakibi Yıldırım Akbulut'un eşi Samia Hanım'dan aldı... Haşim Kılıç'la aynı yolun yolcusu bir başka üye olmasaydı zor seçilirdi.

Haşim Kılıç da tek oyla başkanvekili seçilmişti. Peki Sezer'in icraatı?

- İlk icraatı, Refah Partisi davasının raportörü Yusuf Öztürk'ü Ankara Adliyesi'ne gönderen evrakı imzalamak oldu. Öztürk çok başarılı hukukçuydu. Sicili ve terfileri başarılarla doludur. Üstelik Afyon'dan gelmişti!

* * *

Artıları da gündeme getiriliyor:

- Yargıç olarak hiç konuşmaz. Sessiz ve çok ketumdur. Kararları konuşur. Ve bu ilkeden hiç taviz vermez.

Ardından endişeler sıralanıyor:

- Türkiye demokratikleşmelidir demek yetmez. İnsan Hakları Derneği eski Başkanı Akın Birdal da bunu söylüyor.. YAŞ kararlarının da yargı denetimine alınmasını isterken, bu işi nereye vardırıyor? Önemli olan budur.

Bu soruyla ortam birden soğuyor:

- Türk ordusu, Portekiz veya Norveç ordusu değildir. Bu vatana dört bir yandan tehlike gelir. En yetkili komutan açık seçik anlatmadı mı? Bir alay veya bölük komutanı, kendi üstünden emir almaz, tarikat şeyhi ilan edilen bir astsubaydan emir alıyorsa, ordumuz bunu içinde mi barındıracak?

Mesaj alınıyor, anlaşılıyor... İçime kurt düştü. Recai Kutan, ne oldu da Sezer'i böyle çok övdü? Devlet Bahçeli de kuşkulandı mı dersiniz?

Şevket Demirel, 5+5 reddedildiği günün akşamı bir faks geçmişti:

- Yarınlar çabuk gelir. Mukayeseler o zaman başlar.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI