Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsmet Solak: 50 yıllık görüntüler

İsmet SOLAK

GÜNCEL görüntüyü modaya uyduralım: 555M... Evet, bu 555K değil, 555M.

Yani; 5. ayın, 5. günü, saat 5'te Meclis'te işlem tamamlandı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, artık cumhurbaşkanımız.

Konuşmayı sevmediği, geçmişten bugüne yansıyan görüntüleri bilinmediği için, Sezer'in neleri nasıl yapacağını yaşayarak öğreneceğiz.

Sanırım, gazeteci olarak uzaktan izleyeceğiz.

Yararlı 'görüntüler' ile hayırlı hizmetler vermesini diliyorum.

* * *

Elimde, dün ulaşan iki ciltlik bir belgesel var:

- Görüntüler, 50 Yıl. Süleyman Demirel.

Hazırlayan, bir usta kalem. Stajyerlik dönemimde, Akşam Gazetesi'ndeki röportajlarını keyifle okurken özendiğim meslek büyüğümüz, Hulusi Turgut.

Demirel Belgeseli, kalın iki ciltte toplanıyor.

Kapağı açıyorsunuz, gülen bir Cumhurbaşkanı Demirel fotoğrafı. Sayfayı çeviriyorsunuz, elindeki sopayla haritada bir yeri işaret ediyor. Fırat ve Keban Barajı'nı gösteriyor. Başında baret, bir işçiyle sohbet ediyor:

- DSİ Genel Müdürlüğü yaparken Türkiye'yi ve Türk insanını çok iyi tanıdım. Türk insanının refahı ve saadeti benim başlıca kaygım olmuştur.

Hulusi Turgut, sunuşta, GAP'ın başlangıcını hatırlatıyor:

‘‘12 Haziran 1966 günü, Keban Barajı'nın temelini atan 41 yaşındaki Başbakan Demirel, şunları söylüyordu:

- Toprağın suya, suyun da toprağa aşkı vardır. Fırat Nehri, susuzluğa su vermek için emrinizdeyim, diyor. Bu nehrin ehlileştirilmesi kolay değil.

Elazığ halkı da duygularını şöyle dile getiriyordu:

- Bir Süleyman'ı Fırat boğdu. Bir Süleyman gelip Fırat'ı boğdu.’’

* * *

Birinci Bölüm'de Anıt Eserler yer alıyor:

- Her şey Türk vatandaşı için, büyük gayretler O'nun için.

Demirel'in 'bir büyük hayali' de, 'Asya ile Avrupa'yı birleştirmek' idi.

Boğaziçi Köprüsü'nün temelini atarken, bizler karşı çıkıyorduk. Köprünün açılışını yapmak, karşı çıkanlara kısmet olmuştu. Yıl 1974.

Türkiye, televizyona Demirel'le kavuşmuştu:

‘‘1966'da Urfa'nın Hilvan İlçesi'nde, başbakan şu pankartla karşılandı:

- Televizyon istemiyoruz, ekmek istiyoruz.

Demirel, bu manzara karşısında şöyle dedi:

- Ekmek istiyorsunuz, ama ekmek, bu televizyondan çıkacak. Bu, ekmeğe mani değil. Aksine, bundan ekmek çıkacak.’’

171 dev projenin 'görüntüleri' için ancak, ‘‘Dünyada, başarının yerine konulabilecek hiçbir şey yoktur’’ diyebilirsiniz. O da öyle söylüyor.

Görüntüler'in 2. cildi daha da çarpıcı.

Eğitim, sağlık, üniversiteler ve havaalanları... Dakikası boş geçmeyen 7 yıllık çabalar. Şimdi gerçek olan, bir zamanların Büyük Türkiye hayalleri:

- Hayal kurmaya cesaret edemeyenler, inançlarının arkasında duracak gücü de bulamazlar.

Bu dev eserlerle yakılan meşalenin adını da biz koyalım:

‘‘Çağdaş, Uygar ve Laik Türkiye Cumhuriyeti.’’

Bu kavga hepimizin...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI