Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsmet Paşa'dan ‘devleti koruma’ dersi aldım

<B>FERRUH</B> Bozbeyli yakın tarihimizin yarım yüzyıllık siyaset ünlülerinden biri.

Ferruh Bey öylesine ciddiydi ki, onun sadece gömlek yakasının değil, bütün vücudunun kolaya batırıldığını düşünürdük. Aldığı her kitabın sayfalarını tek tek sayıp, eksiksiz olduğunu gördükten sonra kütüphanesine yerleştirmesi de titizliğinin bir küçük göstergesi. 1961'de Adalet Partisi milletvekili olarak girdiği parlamentoda 1965-70 arasında peşpeşe 3 dönem TBMM Başkanlığı yaptı. 1970'de Süleyman Demirel'le yolları ayrıldı ve AP'den kopan 41'ler'in kurduğu Demokratik Parti'nin başına geçti. 1973 cumhurbaşkanlığı seçiminde DP'nin adayı olarak Tekin Arıburun ve Faruk Gürler'e karşı yarıştı. 1978'de politikayı noktaladıktan sonra İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi oldu, kitaplar yazdı, yazmayı da sürdürüyor. Bozbeyli'yle İstanbul Ataköy'deki mütevazı apartman dairesinde buluştuk. İşte size 20'nci yüzyıldaki yarım yüzyıllık siyasi yaşamın 21'inci yüzyıla yansımaları... Ve geçmişten bugüne alaca siyaset örnekleri.

İsmet Paşa başbaşa kaldığımız bir gün bana, ‘‘Genç başkan beni iyice bir eleştir, bakayım dışardan nasıl görünüyorum’’ dedi. Bu izni üzerine, ‘‘Paşam 1944'de Sabahattin Ali-Nihal Adsız kavgasında siz Sabahattin Ali tarafını tuttunuz, milliyetçiliği küçültücü nutuk söylediniz. Bu sözleriniz bizi çok üzmüştü, o günden beri ben sizin aleyhinizdeyim’’ dedim. Sonra devam ettim, ‘‘Siz bugüne kadar hiçbir zaman Türkiye'deki sol tehlikeden bahsetmediniz, bütün ömrünüz sağ tehlikeyle geçti. Sol hiç mi tehlike olmadı Paşam?’’ İnönü gözlerimin içine bakarak bana şöyle dedi: ‘‘Bu teşhisiniz doğru, aynen öyle yaptım. Çünkü solun en ilerisi komünistliktir, onun bile kafasında bir devlet fikri vardır. Sağcıların kafasında ise bir devlet fikri yok, kaygım o yüzden.’’ Çok anlamlı, doğru bir cevaptır, Paşa'ya hak verdim. Nitekim bugün bile sağcı olduğunu söyleyenler arasından çok hukuklu sistemi savunanlar çıkıyor. İsmet İnönü'nün birinci önceliği devleti korumaktı, kendisinden aldığım en önemli ders bu olmuştur.

PAŞA ÇOK SAĞLAMCIYDI

İsmet İnönü
CHP'den istifa ettiği gün damadı Metin Toker beni aradı, ‘‘Paşa sizinle görüşmek istiyor’’ dedi. Gittiğimde Paşa bana, ‘‘Milletvekilliğinden istifa edersem tabii üye olarak Cumhuriyet Senatosu'nda kalabilir miyim?’’ diye sordu. Ben de Anayasa'nın açık hükmüne göre mümkün olduğunu söyledim. Bir gün sonra Senato Başkanı Sırrı Atalay telefon etti, ‘‘Bir müşkülüm var, gel konuşalım’’ dedi. İsmet Paşa, Atalay'a hitaben yazdığı bir dilekçeyle milletvekkiliğinden istifa ettiğinde Senato'nun tabii üyesi olup olamayacağı konusunda görüşünü istemiş. Ben Atalay'a, ‘‘Paşa bunu bana sordu demedim.’’ İnönü böyle sağlamcıydı.

Haydi okula, okula...

27 Mayıs bütün tecrübeli devlet adamlarını Yassıda'ya gönderince bizim gibi acemilere sıra geldi. İlk başlarda gençtik, acemiydik ve heyecanlıydık. Adalet Partili olarak ben dahil çoğumuz kürsüye çıkana bağırıp çağırıyor, laf atıyorduk, milletvekilliğinin bu olduğunu zannediyorduk. Bir gün Maliye Bakanı CHP Çanakkale Milletvekili Şefik İnan kürsüde konuşuyordu, biz yine yerimizden ona bağırıp çağırıyoruz. Şefik durdu, bize baktı ve çok etkili bir ses tonuyla, ‘‘Haydi okula okula’’ dedi. Bu sözleri bana çok ağır geldi ve siyasetteki hayatımı değiştirdi. O günden sonra aylarca kütüphaneye kapanıp Anayasayı, içtüzüğü, eski zabıtları hatmettim ve sonunda Meclis Başkanlığı'na kadar geldim.

Demirel'den santrforluk teklifi

Meclis Başkanı'yken Demirel bir gün, ‘‘Bizim grup seni takımın santrforu gibi görmek istiyor’’ dedi. Ben de, ‘‘Bizim Anayasamız Meclis başkanlarının parti gruplarına girmelerine müsaade etmiyor, ben hakemim. Eğer başkanlığım sizi rahatsız ediyorsa hemen istifa edeyim’’ dedim. Süleyman Bey bu sözlerime cevabını daha sonraki bir görüşmemizde verdi: ‘‘Birader senin de alternatifin yok, istifa etme. Ben hep senin iyi bir Adalet Bakanı olacağını düşünmüşümdür, fakat politikan zayıf.’’

41 yıllık evlilik

EŞİM Güngör'le 41 yıllık evliyiz. Devletimin bana verdiği maaşları mühendis oğullarım Mehmet ile Emre'nin ABD'de master yapmalarına harcadım. 2 oğlum, 2 torunum, 2 gelinim var. Sokağımızın numarası 2, evimizin numarası 2, caddemizin numarası 2.
X