Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Islık çalan adam

Kolay olduğunu düşünüp de beceremediklerimden biri de ıslık çalmaktır. Çok işe yarıyor. Bağırsan kimse duymaz ama ıslık çalınca koca otobüs bile hemen duruveriyor. Fakat durmayan şeyler de var!

Evet benim gibi bazı insanlar iki parmağını dudaklarına götürüp tiz bir ses çıkararak ıslık çalamaz. Ama ıslık çalmanın başka bir şekli daha var: Örneğin, herkesin övgüler düzdüğü şeylerin aslında yanlış olduğunu söyleyebilmek de bir çeşit ıslık çalmaktır. Maalesef yanlış uygulamaları bir otobüs gibi şıp diye durdurmak mümkün değil. Olsun durmak yok, ıslık çalmaya devam edeceğiz!

MODEL ABD’DEN STANDART TÜRK

Bence, “Polat Tower Residence yangınını bir uyarı olarak nitelemek lazım” diyen Mehmet Bayramoğlu, çok iyi ıslık çalanlardandır. Kaliforniya’da uzun yıllar yüksek binaların yangın güvenliği konusunda çalışmış bir mühendistir. 10 yıl önce hasta annesiye ilgilenmek üzere Türkiye’ye dönen Bayramoğlu’nu ne zaman görsem Türkiye’deki yangın yönetmeliklerinin eksikliklerini ve yanlış uygulamaları bıkıp usanmadan anlatır durur. Aslında onu yetkililer dinlemeli!
Bayramoğlu’na göre, Türkiye’de binaların yangından korunma yönetmeliği çok genel yazılmış. Ayrıca, büyük alışveriş merkezlerinin üzerinde konut olmaz, diyor. Maalesef, “bu yönetmelikte tanımlanmamış olan ve açıklık gereken hususlarda uluslararası geçerliliği kabul edilen standartlar kullanılır” demişiz ama bu eksik hususların ne olduğu ve bunların uluslararası standartlarda nasıl çözülmüş olduğuyla ilgilenen pek yok.
Ülkemizdeki mevcut yangın yönetmeliği gelişmiş ülkelerdeki benzerleri kadar yüksek binalar konusuna ayrıntılı şekilde eğilmiş değil. Diğer deyişle, Türkiye’deki yangın yönetmeliği ve dolayısıyla bu yönetmeliğe göre ülkemizde yapılan çok katlı binalar dünya standartlarına uymuyor. Örneğin, AVM üstünde konut olmamalı. Gökdelen aslında ofis binasıdır. Çok katlı binaları dış görünüşüyle, örneğin ABD’den, kopyalıyoruz ama insan ve yangın güvenliği için ABD’deki standartları uygulamıyoruz. Türkiye’deki problemin kökünde de zaten bu yatıyor!

YANGIN KONTROL ODASI NEDEN YOK

Örneğin, Amerikan Yangın Yönetmeliği’ne göre, 25 metreden yüksek, 18 bin metrekareden büyük alan kullanan çok katlı binalarda, “Yangın Kontrol Odası” yapılması şart. Bayramoğlu’na göre, bu odalar itfaiyenin yangına müdahalesi için elzem. Ama Türkiye’de böyle bir uygulama yok. Özetle, “akıllı bina yangın söndürmez, yangını her zaman itfaiye söndürür” diyor. Bu konudaki TV açıklamasını dinlemek isterseniz YouTube’da ismiyle aramanız yeterli.
Bayramoğlu bilgi ve tecrübesini gönüllü itfaiyeci olarak kamu yararına sunmak istiyor. Bu konuda her şeyi yerli yerine koyabilmek için mevcut sorunlarımıza değil geleceğimize bakmalıyız. Yani, yasa ve yönetmeliklerimiz, inşa etmek istediğimiz güvenli geleceğimize göre yapmalıyız, diyor...
Görüldüğü gibi idari maslahatla insan ve can güvenliği sağlanamaz. Çok katlı binalar hem çok riskli, hem de dünyanın acı tecrübelerinden yararlanmamanın faturası çok büyük. Özetle, Türkiye’de mutlaka en yeni bilgi ve tecrübeyi öne çıkaracak bir Rönesans’a ve bunun için de bıkmadan usanmadan ıslık çalan insanlara ihtiyaç var.

Eruç son deniz etabını bitirdi

Erden Eruç, kas gücüyle dünya turunun son deniz etabını geçtiğimiz haftalarda tamamladı. Denizde en uzun süre kalan kürekçi olarak Guinness rekoru kıran Eruç, ABD’de Louisiana’nın Atlas Okyanusu kıyısındaki Cameron kasabasında karaya çıktı.
Erden Eruç, dünyayı kas gücüyle dolaşıyor, karaları bisikletle, denizleri kürekle aşıyor ve geçtiği her kıtanın en yüksek zirvesine tırmanıyor. Kurduğu vakıfla çocuklar için eğitim ve yardım faaliyetleri de yürüten sporcu, yolculuğunun hikâyesini, son gelişmeleri internet sitesinde okurlarla paylaşıyor.
Yolculuğu sırasında okyanuslar aşan, dünyanın en yüksek dağlarına tırmanan Erden Eruç, tura başladığı Kaliforniya’daki Bodega Bay Limanı’na bisikletle dönecek ve devr-i alemi tamamlayacak. Ana destekçisi Aktaş Holding olan Eruç’un macerasının ayrıntıları için: www.kaslagit.com

27 saatlik Kapadokya Maratonu

Runfire Cappadocia Ultra Maratonu, 7-15 Temmuz’da yapıldı. “Çöl maratonu” konseptini Türkiye’ye getiren yarış Argos Kültür Sanat’ın organizasyonluğunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleşti. Arazi ve sıcak havaya karşı 245 kilometrelik zorlu bir mücadele verildi. Yarışı toplamda 27 saat 59 dakika 43 saniye ile Mahmut Yavuz birincilikle tamamladı. İkinci Faruk Kar, üçüncü ise Fırat Kara oldu. Ayrıntılı bilgi için: runfirecappadocia.com

X