Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İşlerini gördüler

BU sene yeni statüsüyle oynanan Türkiye Kupası’nda, 5 takımın olduğu bir gruptan Beşiktaş’ta yoluna devam etti.

Bu kısa boylu oyunlarda her takımın başına her şey gelebilir. İnegöl kaybından sonra Beşiktaşlı’nın kafasına bir ’acaba’ yerleşti.

Sarıyer oyunu yarım sıfırda geçilse yola devam maçıydı. İşte onun için Beşiktaş işini gördü diyorum. Haa, çok mu iyi oynadı, öyle bir şey söylemiyorum. Zaman zaman iyi şeyler yaptılar. Hele oyunun ikinci yarısında Sergen sazı eline aldı, oyunun da ambalajını yaptı. Göze hoş gelen çok iyi işler yaptı. Bir de nefis frikik golü attı. Attığı o gol bana sürpriz değil. Penaltı vuruşu ustalığında vuruyor.

Beşiktaş’ın ilk golünde İbrahim Akın’ın nefis bir verkaçı var. Gökhan Güleç’in nokta vuruşu da tipik bir gol vuruşu. Bu iki çocuk ilk golü ürettiler ama oyunun tamamında iyi oynamadılar. İbrahim Akın kardeşe iki lafım var...

Çarpa çarpa oynanmaz

Bak benim güzel kardeşim. Lunaparklarda çarpışan otomobiller vardır, bilirsin ya. Sen işte öyle futbol oynuyorsun. Çarpa çarpa top oynanmaz. Oyunda kaldığın müddetçe basit bir şey yaptın, golü attırdın. İşte oyun içinde bu tip şeyleri daha çok yapabilirsen, sana da iyi futbolcu derler. Yok topu alıp, kucağında bile götüremeyeceğin yerlere götürürsen, dün akşamki gibi çıkmaz sokaklarda dolaşırsın.

Tabii ki, Tümer de Kleberson da kaliteli oyuncular. Ben ikisini de beğendim. Gökhan Zan, çok uzun bir futbol molası verdi. Sakatlandı, düzeldi, hastalandı. Fakat aferin bu çocuğa. Sanki hiç ara vermemiş gibi çok diri ve çok istekliydi. Hava toplarında zaafı olan Beşiktaş’ın bu açığını kapatacak gibi gördüm. Cordoba çok iyi kaleci. Kaleciliğine laf yok ama oyunu hafife aldığında Beşiktaş’ın başına çorap örüyor. Dün akşam da iki ikram yaptı, Sarıyer atamadı. Ama bu takımda Cordoba varsa, sakat ve cezalı değilse Cordoba oynar.

Sarıyer takımı tabii ki, Beşiktaş’ın sıkletinde değil. Ama ellerinde, avuçlarında ne varsa vitrine çıktığı maçta ezilmedi, büzülmedi. Maçın hakemi iyi bir yönetim gösterdi. Esasında hakemlik de bir maç değildi. Her iki takımdan herhangi bir oyuncu, tabii ki iyi niyetlisini seçmek şartıyla; hem top oynardı hem de ağzında düdük maçı idare ederdi. Bundan da şu çıkıyor. Her iki takımın oyuncuları hakemi aldatmaya yönelik hiçbir şey yapmadı.

Bir-iki tane sarı kart var. O da futbolun müsaade ettiği faullerden oldu. Haa, dün akşamki maça bakıp bu takım Fenerbahçe maçında ne yapar denilirse... Bilebilsem Fener maçına gitmem! Orda her şey olur.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI