Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İşler tersine mi döndü

    Hürriyet Haber
    18.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme: 18.03.2005 - 00:01

    2004 yılının son haftasında 2005 yılına ilişkin beklentilerimi aktarırken, doların YTL karşısındaki değer kaybının 2005 yılı içinde de devam edeceğini belirtmiştik. Ama şu son günlerde yaşananlar biraz işleri karıştırmış gibi görünüyor. Hele de bir hafta içinde ülkeden çıkan para miktarının 1.5 milyar dolara yaklaşmış olması akıllara “acaba yanıldık mı” sorusunu getiriyor.Türkiye’de 2001 yılından itibaren uygulanmaya başlanan ekonomik programın etkilerini en net gördüğümüz yerlerden biri doların Türk Lirası karşısındaki değer kaybıydı. Bir ülkedeki dolarizasyon oranı  o ülkedeki döviz hesaplarının geniş para arzına oranı ile ölçülüyor. Bu orana baktığımızda Türkiye’deki dolarizasyon da 2001’den  bu yana azalma eğilimindeydi. Bunun iki nedeni var elbette. Biri 2001 yılından bu yana başta bono olmak üzere TL cinsi yatırım araçlarının getirilerinin yüksek olması ve doların hem TL hem de Euro karşısında değer yitirmesiydi. Döviz hesaplarından ilk çözülmelerin 2004 yılının ortalarında başladığını ama bunun çok büyük bir çözülme olmadığını hatırlatalım. Başlarda bu çözülme daha çok dolardan Euro’ya geçiş şeklinde yaşanmıştı. Ama 2004’ün son çeyreğinden itibaren Euro hesaplarda da çözülme izlemeye başladık. Rakamsal olarak baktığımızda 2003 sonu itibariyle 46 milyar dolar seviyesindeydi. Ama tabii ki 2004 yılı içinde de gerileme devam etti ve Mayıs ayı itibariyle DTH’lar 45 milyar dolara indi. Bu tarihten itibaren DTH’lar yeniden yükselmeye başladı ve 2004 sonunda 56.7 milyar dolar oldu. 2005’in ilk iki ayında da DTH’lar hafif bir gerileme ile 25 Şubat’ta 55 milyar dolara indi. Bu gerilemede 17 Aralık kararı etkili oldu.  Mart ayında ise yurtdışı piyasalarda tedirginliğin artmasına paralel olarak sermaye çıkışı ve döviz kurlarında yükseliş yaşandı. 1.25 seviyelerine kadar gerileyen $/YTL yeniden 1.3 seviyesinin üzerine çıktı. Dolardaki bu yükseliş sonrası acaba DTH’lar 2004’ün ikinci yarısında olduğu gibi hızlı yükselir mi endişesi yaşanıyor. Eğer hükümet IMF ile anlaşmayı şimdiye kadar imzalamış olsaydı böyle bir kaygı duymamız gerekmeyecekti. Ama anlaşmanın gerekli kanunlar bir türlü bıkmadığı için Nisan ortasına kalacağını Bakan Babacan’ın açıklamasından öğrendik. Ama devam eden anlaşmazlıklar nedeniyle bu kez Mayıs ayı konuşulmaya başlandı. Hükümetin IMF anlaşmasını imzalamama konusunu değerlendirdiğini söyleyenler bile var. Sonuç: Biz yanılmadık. Hükümet yanıltıyor.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı