Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İslami etiketli terörün yükselişi (2)

Enis BERBEROĞLU

Güneydoğu'da 92 cinayetin faili

Hizbullah (Allah'ın partisi) örgütünün infaz timinde dört yıl süreyle çalışan itirafçı A.Ö'nün anlattıkları Güneydoğu'da faili meçhul kalan tam 92 cinayetin aydınlatılmasını sağladı.

Diyarbakır DGM'de yargılanan A.Ö, Güneydoğu'yu kan gölüne çeviren PKK-Hizbullah savaşının nasıl çıktığını bakın nasıl anlattı:

‘‘PKK'nın bölgedeki Müslüman kesim üzerinde baskılarını artırması ve denetim kurması üzerine 1991'de çatışma kararı alındı. Yine bu dönemde PKK militanları ve milisleriyle bunların işbirlikçileri hakkında geniş istihbarat faaliyetleri başlatıldı. Kimlere ne şekilde eylem konulacağı netleştirildi. Yöneticilerimiz bizlere İslamın yolunu açacak tek seçeneğin Kalaşnikof ve Kur'an olduğu yolunda telkinde bulunuyordu.’’

Hizbullah'ın çıkışı PKK'yı gafil avladı. Bazı bölgelerde Hizbullah'ın dehşet dengesini lehine çevirmesi üzerine iki kanlı örgüt arasında 1992 ocak ayına kadar süren ateşkes anlaşması yapıldı:

‘‘Bazı yerlerde üstünlük kurmamız üzerine PKK ile ateşkes kararı alındı. Mardin eyalet sorumlusu bu amaçla PKK'nın sorumlularıyla görüştü, ancak uzlaşma önerimiz kabul edilmedi. 1992 Ocak ayında PKK'nın Nusaybin sorumlusunun öldürülmesi ile ipler iyice koptu ve savaş yeniden başladı.’’

* * *

Tam bu noktada parantez açarak Güneydoğu'da çok yaygın olan bir iddiayı hatırlatmakta yarar var.

Güneydoğu halkı, Hizbullah'ın devlet eliyle kurulduğuna ve himaye edildiğine inanıyor. Hatta örgüt bölgede Hizbul-kontra diye anılıyor.

Bu iddianın ne kadarı PKK propogandası kaynaklı, ne ölçüde gerçeği yansıtıyor, anlamak mümkün değil.

Ancak Hizbullah'ın Güneydoğu'da, devletle aynı düşmana yani PKK'ya karşı savaştığı kesin. A.Ö'yü dinleyelim:

‘‘Topladığımız istihbaratları örgütün üst düzey yetkililerine bildiriyorduk ve ardından gelen fetvayla şahsı kaçırıp sorguluyorduk. Ya dövüyor ya öldürüyorduk. Fetva verilmedikçe hiçbir eylem yapılmazdı. Eylemlerde kullanılan silahlar birim sorumlusu tarafından temin edilir, bu silahlar ya örgüt evlerinde ya da güvenilir kişilerin işyerlerinde saklanırdı.’’

Hizbullah infaz birimleri kullandıkları silahlara göre ikiye ayrılıyor: Tabanca, tüfek gibi normal silahların yanı sıra ‘‘Satırcılar’’ diye anılan ayrı bir grup daha var. Bu grup Güneydoğu klasiği haline gelen satırlı cinayetlerin faili...

Hizbullah, PKK ile ilgili istihbaratı çok ilginç bir yöntemle topluyor:

‘‘En önemli istihbarat çalışmasını öldürülen PKK'lıların cenaze törenlerinde, cenazeye katılanlar üzerinde yapıyorduk.

* * *

Türkiye'nin başındaki çoğu bela gibi Hizbullah da, Güneydoğu ürünü. Hizbullah tıpkı Susurluk çetesi veya uyuşturucu kaçakçıları gibi Güneydoğu'daki yangının ardına sığınıyor.

Sessizlik ve esrar bu örgütün yapı harcında var. Polis raporlarına göre, Hizbullah yöneticileri CIA ve MOSSAD gibi haberalma örgütlerini taklit ederek birden fazla kod adı kullanıyor. Dolayısıyla farklı kademelerdeki örgüt üyeleri yöneticiyi farklı kod adıyla tanıyor. Daha doğrusu tanımıyor!

Yarın diğer İslami etiketli örgütler...













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI