Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İskelede Hisarönü, sancakta İztuzu, kuzeyde Tavşanbükü: MARTI MARİNA

Marmaris Martı Marina, Orhaniye Koyu’nun burnunda, yeşil dağların arasında.

Antik Bizans harebelerinin bulunduğu Kale Adası’na ve Hisarönü Körfezi’ne bakıyor. Liman içi bölgesi derin olduğu için, önce kazıklı iskeleler kuruldu. Sonra yüzer pontun yapıldı. 350 yat kapasiteli tesis, özellikle sonbahar ve kış aylarında sakin suları, çam kokusunu seven yatçıların gözdesi.

Martı Marina, sanayici, denizci Halit Narin’in eseri. İngiltere’deki eğitimi sırasında, ünlü denizci Sadun Boro’yla aynı /images/100/0x0/55eb63d2f018fbb8f8be0600odayı paylaşan Narin, deniz merakını da bu dostluk sayesinde ilerletmiş. Yıllarca Marmaris koylarını teknesi Nurullah Bey’le gezmiş.

Narin, "Marina işine girerken bir hata yaptım, sadece Orhaniye Koyu’na odaklandım. Oysa birkaç marina birden yapmam gerekirdi" diyor. İyi ki tek noktaya odaklanmış, ortaya uluslararası standartlarda bir tesis çıktı.

1998’den bu yana hizmet veren marinanın en önemli özelliği, doğal güzellik açısından muhteşem, korunaklı bir koyda bulunması. Akdeniz’de ender bulunan kalitede bir restorana sahip olması. Fanari’de (fener) Tayland mutfağı uzmanı, gitarcı, yazar, tenis hocası Okan Kitapçı, Ege mutfağının lezzetlerini sunuyor.

Martı Marina, baştan kazıkla sabitlenen üç yüzer iskeleye sahip. İskele personeli 24 saat görevde. 350 yat kapasiteli. Çekek alanı 100 tekneye hizmet verebiliyor. 60 tonluk bir gezer vinci var. Bağlama yerlerinde su ve 16 amperlik elektrik ücretsiz sunuluyor. Sahildeki duş ve tuvaletleri, tesis tamamen dolu olduğunda yetersiz kalıyor. Mavi bayraklı tesiste, yatların atık sularını boşaltmak için özel bir pompa sistemi kullanılıyor. Bu hizmet de ücretsiz veriliyor. Küçük onarımlar ve bakım için marina tesislerinden yararlanmak mümkün. Ancak teknik atölyesi ayrıntılı ve büyük onarımlar için yeterli değil.

MARMARİS’E ÜCRETSİZ SERVİS

Marinada bir süpermarket, çamaşır merkezi bulunuyor. Çamaşırhane gece de açık. Dileyen kendi çamaşırını kendi yıkıyor. Sakin ve huzurlu bir tesis olan Martı Marina’da akşamların eğlencesi lezzetli yemekler, mehtap ve gökyüzü manzarası. Gündüzleri ise yarışlar düzenleniyor.

Çoğunlukla orta ve küçük boydaki tekneler tarafından kullanılıyor. Marinadan, sayısı bir ya da ikiyi geçmemek koşuluyla, megayatlar da yararlanabiliyor. Tesis, karayoluyla Marmaris’e 25 kilometre, Dalaman Havaalanı’na 115 kilometre uzaklıkta. Günde üç kez Marmaris’e ücretsiz servis kalkıyor.

(www.martimarina.com)

Çevrede gezilecek koylar

BENCİK KOYU

Kıvrıla, kıvrıla derinlere uzanıyor. Sahilden yaklaşık üç kilometre açıldıktan sonra bile koyun devam ettiğini görürsünüz. Girişi geniş. Koyun başlangıç noktasında yıkıntı dev kayaların oluşturduğu, dev bir doğal heykel görünümlü Dişlice Adası bulunuyor. Koy, meltem ve diğer rüzgarlara kapalı. Bu nedenle hep sakin. Bir bölümünde MTA’nın dinlenme tesisi, en dibinde parlamenter evleri bulunuyor. Kimi zaman bu bölgeye yavru köpekbalıkları geliyor. Akşamüstü, koyun dip bölgelerindeki patikalarda, tali yollarda yürüyüşe çıkabilirsiniz. Çatı koylarını görebilirsiniz. Çevrede bol miktarda kovan bulunduğu için, arılara karşı uzun kollu tişört ve pantolon giymenizi tavsiye ederim. Çevre o kadar güzel ki, havanın karardığını unutabilirsiniz. Bu nedenle yanınızda fener bulundurmanızda yarar var.

TAVŞANBÜKÜ

Bencik Koyu’nun başladığı noktada. Denizi pırıl pırıl. Kalkavan Grubu’na ait iddialı bir tesise ev sahipliği yapıyor. Manzarası büyüleyici. Tropik ülkelerde görülen dev kızıl kayalar, çam ormanlarıyla çevrili. Bölgede birçok nadir bitki türü bulunuyor.

ORHANİYE KOYU / KEÇİBÜKÜ

Orhaniye, Babaç Burnu ile Tulu Burnu arasında. Sıcak yaz günlerinde esintisi tükenmeyen, tek sakin koy. Koyun ortasındaki Kale Adası’nda Bizans kale kalıntıları bulunuyor. Adanın Selimiye Koyu’na bakan kıyısına korunaklı, küçük bir marina, birkaç yelken bağlama yeri yapılmış. Orhaniye’de denizin ortasında yürüyenlere rastlarsanız hiç şaşırmayın. Sahilden 400 metre açığa kadar kızıl kumdan bir patika uzanıyor suyun altında. Dağlardan inen iki su kaynağı, koyun rengini kahverengi tonlarına döndürüyor. Orhaniye Koyu, göl gibi; geniş ve dibi balçık. Demir tutturmak kolay ama daha sonra çıpa temizlemek için epey uğraşmanız gerekir. Kale arkası tekneler için popüler bir demirleme yeri.

HURMALIBÜK /AZMAKBÜKÜ

Sahili çakıl. İsmini arka bölümündeki hurma ağaçlarından alıyor. Meltem rüzgarına karşı korunaklı. Büyüleyici bir atmosferi var. Çevreyi kaplayan çam ormanları burada yerini hurma ağaçlarına bırakıyor. Tunus, Cezayir’i çağrıştıran bir görüntü çıkıyor ortaya. Tekneler de hurma ağaçlarına bağlanıyor.

KNİDOS

Datça Yarımadası’nın en ucunda, iki denizin sınırında. Antik kent, bir yarımadanın karaya bağlantığı noktada. Kullanılmayan antik limanı Ege’ye, 20 metre derinlikteki yeni limanı Akdeniz’e bakıyor. British Museum’da sergilenen 6 tonluk aslan başı, bu kentten alınmış. Kazıların devam ettiği Knidos bir açıkhava müzesi görünümünde. Sahilinde bir balıkçı lokantası bulunuyor. Rakı ve balık eşliğinde günbatımına doyum olmuyor.
X