İşin suyunu çıkarmak!

Yerel seçim takvimi işliyor. Ama daha aday adaylıkları bile söz konusu değil. Toplumca tanınan isimlerin kentlerdeki değerlendirmelerine tamam da... Ya ilçelere ne demeli? Bazı ilçelerde 30-40 aday var. Bu kadarı da olmaz. Demokrasi de sulandırılıyor! Önce bekleyelim; resmi aday adaylık süreci başlasın. Bana kalsa... Şu anda ortalıklarda görülenlere itibar etmem!

Haberin Devamı

YEREL seçimlerle ilgili takvim işlemeye başladı.

Şunun şurasında 6 ay var.

İki ay içinde birçok kentte başkan adayları belli olacak.

İlçe ve beldeler için bu takvim daha kısa.

Örneğin; bir, bir buçuk ay gibi.

O süreç içinde Türkiye’nin birçok ünlü ilçesi ve beldesinde yoğun mücadele yaşanacak.

AKP ve CHP, Türkiye çapında başarı için çaba gösterecek.

AKP’nin oy oranı yüzde 47’nin altına inecek mi?

CHP; özellikle üç büyük kentteki güçlü adayları ile oy oranını yükseltip yüzde 30’ların üzerine çıkaracak mı?

MHP ne yapacak? Herhangi bir ili kazanabilecek mi?

SP, GP, DSP için de önemli bir süreç bu!

Dedim ya; büyük kentler için biraz daha bekleyeceğiz.

Ama... İlçelerde aday adayları ortalıklarda...

İzmir ve Ege için böyle.

Öyle bazı ilçeler var ki; aday adaylarının sayısı tüm partiler göz önüne alındığında 30-40’larda.

"Bu kadarı da olmaz".

Demokrasiye tamam da...

Haberin Devamı

Bazı kişilerin ‘sırf ismim dolaşsın’ anlayışı ile yaptığı şova ne demeli!

Demokrasi de, seçimler de sulanmıyor mu?

İşin garibi; şimdiden adaylıklarını ilan eden bazı kişilerin halen ‘resmen aday adayı’ statüsünde bile olmaması.

Ama... Projeler gırla gidiyor! Palavralar!

Yapılmadık iş kalmadı!

Öyle vaatler, öyle projeler var ki...

Halk şimdiden ‘bu işin tadı kaçtı’ diyor.

Gerçekten de öyle.

Parayı bastıran boy boy resimlerle, koca koca projeler peşinde...

Hani ‘küçük dağları da ben yarattım’ anlayışı...

Durun bakalım; daha zaman var.

Bu ne telaş! Bu ne şov!

Amaç ne? Beklenti ne?

Sonuçta bir şey çıkmayacak da...

İşte ‘ismim dolaşsın’ anlayışı...

Düşünün; çağdaş demokrasileri...

Düşünün; gelişmiş ülkeleri...

Almanya’yı, Fransa’yı, Hollanda’yı...

Böyle tepeden inmecilik var mı?

Aday olmanın da bir adabı var canım!

Belli mekanizmalardan geçersin...

Kendini kanıtlarsın...

Parti örgütlerinden destek alırsın...

Ondan sonra...

Bugünkü ‘tam Çin işi’...

Çin işi, Japon işi!

Yazık değil mi?

Onun için parti örgütlerinin ve yönetimlerinin bu tür ‘laf ebeler’ine dur deme zamanı!

Siyaset bu kadar ucuzlamasın!

Parayı veren düdüğü çalmasın!

Desteksiz atanların mumu yatsıya kadar yanacak da...

Haberin Devamı

Onların derdi de ‘yatsıya kadar şov’...

Ne yapsak kar!

Helal olsun!

Çevrede öyle tipler var ki...

Para gücü ile bir yerlere gelenler...

Bunların demokrasiyi kirletmesine izin verilmemeli.

Onun için hep söylediğim; ‘demokrasi kültürü’.

Ve örgütlülük...

Yani... Bir siyasi hareket için mücadele...

‘Bazı beyler’, ‘Bay yüzde 10’lar’ kese doldururken, partileri için emek verenlere, zaman ayıranlara, demokrasi mücadelesi yapanlara yazık değil mi?

Ayıp değil mi?

Neyse ki... Taban duyarlı... Bu laf ebeleri de, tepeden inmeciler de bir tokat yiyecekler ki...

Türkiye’de sadece siyaset kurumu kazanmayacak...

Örgütlerin gücü arttıkça demokrasimiz de kazanacak...

Haberin Devamı

Not: Şimdiden iyi bayramlar...

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları