Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Işığın rengi yeniden sarı

<b>ANKARA</b><br>HÜKÜMETİN dış politika önceliği tartışmasız olarak Kuzey Irak.

Kış bastırmadan PKK’ya karşı askeri operasyon için artık gün sayılıyor. ABD basınındaki haberler, ortak bir operasyon hazırlığına işaret ediyor. Sanki takvimde yeniden şubat-mart aylarına geri dönülüyor. O tarihte ABD’nin Irak sınırları içinde koordineli ve sınırlı operasyona "sarı ışık" yaktığını yazdık (3 Şubat). Ancak takip eden günlerde Türkiye ile Barzani arasında yaşanan gerginlik Washington’da kafaları karıştırdı, ışığın rengi kırmızıya döndü (3 Mart). Ardından seçimler yapıldı ve askeri seçenek gündeme taşındı. Muhtemel bir operasyon en çok kime yarayacak biliyor musunuz? Kuşkusuz DTP’ye... Çünkü PKK’nın askeri alanda zayıflaması, bağımsızların üstündeki itaat baskısını hafifletir. ABD’nin kararında bu analiz de etkili oldu sanıyorum.

Emekli yüzbaşı olur mu?

HEMEN söyleyelim, haberlerde her dinlediğinize inanmayın; emekli yüzbaşı olmaz.

Aslında Genelkurmay Başkanlığı’nın "Girdap Operasyonu" açıklaması (28 Temmuz) vesilesiyle yazacaktım, olmadı. Askerler, son dönemde mantar gibi yerden biten çetelerin kendileriyle irtibatlanmasından son derece rahatsız. Geçenlerde bir komutan şikáyetini şöyle dile getirdi:

- Deniliyor ki emekli yüzbaşı... Bir kere yüzbaşının emeklisi olmaz. Ya istifa etmiştir. Veya ihraç edilmiştir. Nitekim bakıyorsunuz Muzaffer Tekin’e... 1985 yılında Piyade Okulu’nda görevli iken Ordu’dan ilişkisi kesilmiş. Sonra ne yaptığından askere ne?

Meraklısı için dipnot: Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emeklilik hakkı elde etmek için en az 20 yıl görev yapmak gerekiyor. Bu hesapla, teğmenlik (4 yıl), üsteğmenlik (6 yıl), yüzbaşılık (6 yıl) rütbelerini geride bıraktıktan sonra kıdemli binbaşılığın ilk yılında emeklilik talebinde bulunmak mümkün. (Kaynak: Türkiye Emekli Subaylar Derneği, TUSED)

Barajı kaldırın gitsin

MECLİS’teki yüzde 10 barajının amacı neydi?1) Kürt partisini dışarıda bırakmak. (Hatta hazretler barajı düşürme tartışmasında sihirli eşik olarak yüzde 7’yi önerir. Hikmeti 2002 seçimindeki Kürt oylarının yüzde 6.2 olmasında yatar.)

2) Yönetimde istikrar açısından merkez partileri dışında kalanlara oy vermeyi caydırmak.

Peki yüzde 10 barajıyla yapılan 22 Temmuz seçiminde ne oldu?

Kürtler 22 milletvekili seçti, tabelayı Meclis’e taşıdı.

AKP yüzde 46 oy aldı, ama Meclis’e tam yedi parti girebildi.

DSP’liler CHP listesinden, BBP Başkanı Sivas’tan, DP’nin potansiyel lideri Mesut Yılmaz Rize’den, ÖDP ile Yeni Sol Parti arasında arayışı süren Ufuk Uras İstanbul’da sandıktan çıkabildi. Yönetimde istikrar sağlandı, gelelim adalete...

DP parti olarak seçime girdi, yüzde 5.41 oy aldı. DTP malum bağımsız adayları destekledi. Bağımsızlar, (DTP’li olmayanlar da dahil) yüzde 5.14 oy topladı.

DTP Meclis’te grup kuracak, DP lideri baraj altında kaldığı için istifa etti. Bu mu adalet?

O yüzden diyoruz ki; kaldırın gitsin şu barajı!

Zorunlu açıklama

BAŞBAKAN Dış Politika Danışmanı Ahmet Davutoğlu’nun yarım kalmış işleri tamamladıktan sonra görevinden ayrılacağı haberi önceki gün bu köşede yayımlandı. Meğer bu haber mahrem bilgiymiş. Haberi yazarken Davutoğlu’nun kararı için yetkili makamlarla son kez danışmada bulunmadığını açıkçası bilmiyordum. Bu açıdan bakıldığında, gazetecilik refleksim Hoca’yı zor durumda bıraktı. Kimilerinin bu kararı gazeteden okuması Hoca’nın değil benim suçumdur.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI