Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

İşe yaramaz dediğiniz oyuncu başka takımda parlarsa bittiniz

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Faruk Akagün (53) uzun yıllar sürdürdüğü antrenörlük kariyerini kapattıktan sonra basketboldan kopmadı. Mehmet Okur’u Türk basketboluna kazandıran Akagün geçen yıl NBA takımlarından Detroit Pistons'ın Avrupa'daki oyuncu temsilcisi görevine getirildi. Bu uğurda Avrupa'daki tüm önemli şampiyonaları yerinde izleyen tecrübeli basketbol adamı yeni yeteneklerin peşinde koşuyor. Pistons yöneticileriyle de yakınlık kurmakta zorluk çekmemiş. Öyle ki takımı 1980'lerdeki efsane oyuncusu ve şimdiki başkanı Joe Dumars'ın evinde Arnavut ciğeri pişirmeye kadar işi götürmüş. Oyuncu temsilciliğini kariyerinin tavanı olarak niteleyen Faruk Akagün'le yetenek avcılığının püf noktalarını konuştuk.Detroit Pistons'ta yaptığınız işin tam adı nedir?-Detroit'teki görevimin resmi adı International Scout. Bunu Türkçe'ye oyuncu gözlemcisi diye tercüme edebiliriz. Bu işi yapmak için Avrupa'da dikkat çeken her oyuncuyu bilmen lazım. Adam sana sorduğu zaman tık diye söylemen lazım. Bulduğumuz oyuncuyla ilgili prim almayız. Sadece rapor veririz. Değerlendirmek teknik heyete kalır. Eğer Avrupalı bir oyuncu söz konusuysa Başkan Joe Dumars, yardımcısı John Hammond, baş oyuncu gözlemcisi Tony Ronzone ve ben yaparız. Ancak her antrenörün kendi prensiplerine göre beğendiği oyuncu tipi vardır. Eğer Detroit antrenörü Larry Brown beğenmezse o oyuncu Detroit'te oynayamaz.2002-3 sezonunda göreve başladınız. Sizden tam olarak ne istediler?- Üç ana görevim var: Birincisi NBA'de draft edilebilecek 18-22 yaş arası oyuncuları bulmak ve takip etmek. İkincisi 22 yaşın üstündeki serbest oyuncuları takip etmek. Bu oyuncunun iki sene önceye göre şutu ve savunması çok gelişti, kesinlikle tavsiye ediyorum diye rapor yazarız. Üçüncü görevimiz de NBA'e seçilip Avrupa'da oynayan oyuncuların form durumlarını izlemek. Mayıs ayında draft öncesi oyuncuların kişilikleri hakkında bilgi topluyorsun. Bara gider mi? Alkol alır mı? Sigara içer mi? Annesi, babası kim? Bu da görevlerimiz içinde.Gözlemlerinizde ve araştırmalarınızda kimle birlikte çalışıyorsunuz?- Detroit Pistons'ın dünya temsilcisi Tony Ronzone ile çalışıyoruz. Tony inanılmaz bir insan. Kutuplardaki Eskimoları bile tanıyor. Bir de bütün Amerika'yı bütün özellikleriyle tanıyor. Ayrıca, müthiş bir çevresi var. Neredeyse Papa'yı bile tanıyacak! Tony'nin programına bakınca, aynı ay içinde Çin'e, Phoenix'e, Sırbistan'a ve Arjantin'e gittiğini görüyorsunuz. Sanki uçak ve otelde yaşıyor. Onun gibi çalışsam bir daha çiftliğimi göremem. HOCA BİLMİYOR DEDİRTMEMTürkiye'de nasıl bir çalışma planınız var?- Gittiğim ülkeden dönünce oturup raporumu yazıyorum. Her gün beş saatimi bilgisayar başında geçiriyorum. Her ülke için dosyalar hazırlıyorum. Lig sistemi nasıl işliyor, yetenekli oyuncular kim şeklinde kapsamlı bir rapor yolluyorum. Genç takımdan beri izlediğim oyuncular hakkında bilgiler tutuyorum. Ama sadece istatistikle olmaz. O ülkedeki tanıdıklardan nasıl oynadığını daha detaylı öğrenmek lazım. Türkiye'den başlayıp tüm internet sitelerini tarıyorum. Hatta her ülkeden video kasetler getirtiyorum. Zaten maçlara gidip izliyorsun. Her gece NBA'yi izliyorum, Avrupa Ligi maçlarını izliyorum. Ayrıca, yabancı takımların antrenmanlarını da izliyorum. Yani sıkı çalışıyorum. Bu rekabetin içine bir kere girdim. Türkiye'yi temsil ediyorum. İnsanlara ‘‘Hoca bunu bilmiyor’’ dedirtmek istemem. Oyuncularla birebir temas kurma imkanı buluyor musunuz?- NBA'in bazı yasakları vardır: Belli bir yaşın altındaki oyuncularla konuşmak yasaktır. Ama oyuncularla yemeğe çıkabilirsiniz. Ailesiyle tanışabilirsiniz. Geçen sezon Dallas'ın başantrenörü bu yüzden ceza aldı. NBA temsilcileri hangi ülkelerden geliyor?- Yüzde 80'i ABD'li. Avrupalılarla yeni yeni çalışıyorlar. İtalyan, Sırp, Sloven var. Başka Türk yok. ABD'den Avrupa'ya gidip gelmek çok zaman aldığı için şimdi Avrupalıları tercih ediyorlar. Anlattıklarınıza göre bu iş koçluktan daha zevkli galiba?-İnsanın hayatta tavanları vardır. Mesela antrenör olarak Avrupa veya NBA tavanı vardır. Bu tavanı yaparsan ne aileni görebilirsin, ne hobilerini yapabilirsin. NBA'de antrenör olursan ölürsün. Sabah 8.30'da işe gelirsin, antrenman ve kaset izlemeden sonra akşam 21.00'de evine gidebilirsin. Çok para alıyorlar ama hepsinin de suyu çıkıyor. Bir oyuncu temsilcisi ne kadar kazanır?-İyi para kazandığımızı söyleyebilirim. Bir oyuncu temsilcisinin ortalama aylık kazancı 5 ila 10 bin dolardır. İyi bir rakam ama antrenör ve oyuncularların maaşlarıyla karşılaştırılamaz.ENDER ARSLAN ÇOK KONUŞULDUNBA takımları Avrupa'ya neden bu kadar ilgi duyuyorlar?- En önemli nedeni ABD'deki basketbolcu kalitesinin düşmesi. ABD Milli Takımı geçen seneki Dünya Şampiyonası'nda tam anlamıyla çöktü. Eskiden 10 tane NBA oyuncusu götürseniz rakibi dağıtırdı. Karşı görüşteki insanlar da diyordu ki: ‘‘Avrupa'dan oyuncu alma moda oldu. NBA'in pastasını büyütmek için yapıyorsunuz.’’ Bu lafın üzerine ABD genç milli takımı Dünya Şampiyonası'nda tarumar oldu. Bunun en temel sebebi oyuncu fabrikası üniversitelerde antrenörlerin uzun vadeli kontratların peşinde koşmaları. Oyuncu yetiştirmekle uğraşmıyorlar. Liselerden birkaç yıldız oyuncuya sırtını dayayıp işi götürüyorlar. Geri kalan görev oyuncusu olarak kalıyor.Avrupalıların üstünlüğü nereden geliyor?- Avrupa'da daha çok yönlü oyuncular yetişiyor. Artı daha güçlüler ve hepsi takım oyuncusu. Niye Mehmet Okur'u seçti adam? Ribaunt alıyor, iyi dış şutu var, savunma yapıyor. Bu yüzden Avrupa'ya geliyorlar. İşin yüzde 20'lik kısmı da NBA pastasını dünyanın diğer yerlerine satma ihtiyacı var. Ama ticari kazanç var diye de Allah'ın kazmasını seçmezsin.Son Avrupa Şampiyonası'nda dikkat çeken oyuncular kimlerdi?-Bu tip büyük şampiyonalarda öyle ‘‘vay’’ diyeceğiniz oyuncu çıkmaz. Zaten herkes herkesi tanıyor. Dikkat çeken oyunculardan Ender Arslan çok konuşuldu. Rus Hıriyapa herkesin izlediği bir oyuncuydu. Bana sorsalar Litvanya'nın oyun kurucusu Jasikevicius NBA'de hemen oynar. Asistleri muhteşem ve çok çabuk şutu var.O çok meşhur draft gecesi nasıl geçiyor? Örneğin geçen 26 Haziran'daki geceyi anlatabilir misiniz?- O akşam bir yanımda Pistons'ın antrenörü Larry Brown oturuyor, bir yanımda Joe Dumars. Takımın iki sahibi, Brown'ın üç yardımcısı ve diğer iki oyuncu gözlemcisi yine aynı odada. 1 milyon dolar verseniz o odaya giremezsiniz. O odaya zaten ‘‘war room’’ (savaş gecesi) adını veriyorlar. Draft gecesi oyuncu seçmek için her takımın birinci turda beş dakikası, ikinci turda iki dakikası var. İsimler kara tahtaya yazılıyor. ‘‘Avrupa'dan şu oyuncu var. Ne diyorsun?’’ diye sorsa hemen bakayım diyebilir misin? Oyuncunun özelliklerini sıralayıp işe yarar mı, yaramaz mı söylemen lazım. Bu noktada kredinizi kullanıyorsunuz. Yaramaz dediğiniz oyuncu başka takımda parlarsa bittiniz.KİME NE DEDİMİLLİ TAKIM'A Milli takım antrenörü oyunculara antrenman yaptıramıyor ki! Sorun burada. Antrenmanda asık surat, laubali tavır. Ama bunu kimse söyleyemiyor. Otorite boşluğu var. Hazımsız hareketler yapan oyunculara gelme diyecek, sözünü geçiren bir antrenör veya menajer lazım. ESKİ AĞABEYLERE Milli takımı forması giymiş ağabeyler müdahale etsin, gerekirse tokadı patlatsın. ‘‘Bu ay-yıldızlı formayı siz icat etmediniz. Bu hepimizin forması. O formayı şerefle giydik’’ desin. O ağabeyler çok şeye göz yumuyor. Bu uyarılar yapılsa milli takım bu hale gelmezdi. Milli takımda herkes şovmen. Bizde herkes Cüneyt Arkın gibi. Herkes kasım kasım kasılıyor.NBA ADAYLARINA Önce doğru menajerle çalışın. Orada önce kimi savunabileceğinize bakarlar. İstikrarlı oynayın. Doğru antrenmanı yapın. Eksiklerinizi kapatmak için uğraşın. Doğru mevkide oynayın. HİDAYET'E İlk sezonunda hareketli olduğu için çok iyi savunma yapıyordu. Hücum oyuncusuyum diye düşünmeye başladığı anda düşüşe geçti. İyi yönlerini unutup şuta alıştığı için takımdaki yerini kaybetti.TÜRK BASKETBOLUNA 30 yıl önceye göre Türk basketbolcular daha atletik oldu. Çünkü antrenman sayısı arttı. Antrenörler daha bilinçli antrenman programları izliyor. Savunma arttı. Ancak profesyonel iş ahlakı yok. Tevazu kayboldu.Başkan Joe Dumars çok zengin ama evinde ciğer yapacak tava bulamadımDetroit Pistons'la ilk olarak ne zaman temasa geçtiniz?-Pistons ile 2001'in bahar aylarında temas kurdum. Mehmet Okur'un menajeri aradı. ‘‘Faruk Ağabey, NBA ilişkileriniz iyi. Mehmet'e 10 kadar takımdan davet geldi. ABD'ye sen götürür müsün?’’ dedi. Mehmet'le beraber Detroit Pistons kampına gittik. Mehmet'in Detroit tarafından seçilmesinden sonra takımın efsane oyuncusu ve şu anki başkanı Joe Dumars bizi evinde yemeğe çağırdı. Birkaç ay sonra John Hammond aradı ve ‘‘Joe (Dumars) Türkiye'deki Avrupa Şampiyonası'na gelecek. Ona eşlik eder misiniz?’’ diye sordu. Onları karşıladım, birlikte Ankara'ya gittik. Şampiyonadan sonra Dumars ‘‘Seni çok sevdim, basketbol bilgini beğendim. Ailemize katılır mısın? Basketbol bilginden Avrupa'daki oyuncu araştırmasında faydalanmak istiyoruz’’ diye sordu. 2002'nin başında Slovenya'ya oyuncu bakmak için çağırdılar. Yani bir nevi imtihan ettiler. Geçen yılki Dünya Şampiyonası öncesi de kontratı imzalamaya gittim.Gördüğüm kadarıyla Dumars'la ilişkileriniz çok iyi?- Evet, çalışmanın dışında sık sık muhabbet ediyoruz. Hatta Joe Dumars'ın evine gidip Arnavut ciğeri yaptık. Onun evine girmek bile zordur. Beyazlar nefret eder ama siyahlar ciğere bayılır. Kendisi çok zengin ama evde ciğer yapacak tava bulamadım. Son olarak İsveç'te de beraberdik.GEZİLERDE SINIRSIZ BÜTÇEYE SAHİBİM LİMUZİN TUTUP PİRAMİTLERE GİTTİMMaç takvimine göre bir hafta Litvanya'ya veya Letonya'ya gidiyorum. Bu sayede ülkenin genel basketbol yapısını inceleme fırsatı da buluyorum. Antrenörlerle ve gazetecilerle konuşup son dedikoduları, oyuncular hakkında bilinmeyenleri öğreniyorum. Geçen sezon iki kez Rusya'ya, birer kez İspanya, Ukrayna ve Yunanistan'a gittim. Bu geziler için sınırsız bütçeye sahibim. Bu yaz Mısır'daki Afrika Şampiyonası'nı da izlememi istediler. Bu geziler sayesinde hep görmek istediğiniz bazı şehirlere de gitme fırsatı buluyorsunuz. Maçlar arasında boşluk kalınca ve antrenman olmayınca geziyorsun. Mesela Mısır'da hem Kahire'yi hem İskenderiye'yi gördüm. Limuzin tutup piramitlere gittim, akşam yemeğini Nil'de gemide yedim. Bunu bütün NBA gözlemcileri yapar. Çok zevkli bir iş aynı zamanda. Mısır'a gittiğinde NBA diyorsun, en iyi yeri ayarlıyorlar. İsveç'e gidiyorsun biletlerin ayrılıyor. Bizim diplomatik pasaportumuz gibi bir şey bu. Ukrayna'ya gittim geçen sezon. Rovno şehrinde öyle bir karşılandım ki filme çekmek lazım. Oyuncu bana bakmaktan iyi oynayamadı. Vali şerefime devamlı votka kaldırıp durdu. Hayatımdan çok mutluyum. Keşke bir 10 sene önce bu işe başlasaydım.
Bunları da Beğenebilirsiniz