Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İşe uygun kıyafet

Serdar TURGUT

Geçtiğimiz hafta Amerika'nın başkenti Washington'da ilginç bir olay yaşandı.

The Washington Post gazetesinin Latin kökenli bayan polis muhabiri Maria Elena Fernandez, haber kaynaklarından olan metropolitan polis Şefi Charles Ramsey'in ‘seksüel ilişki’ kurma amacıyla kendisine asıldığını açıkladı.

Bayan Fernandez gazetenin üst yönetimine başvurarak bu sorunu çözmelerini, polis şefinin bu yaklaşımının kendisinin çalışmalarnı etkilediğini söyledi.

Washington Post gazetesi ise buna herkesi şaşırtan bir tepki verdi.

Gazetenin yönetimi bayan muhabire ‘mesai saatleri içinde bu kadar açık saçık kıyafet giydiği takdirde böyle şeylerin olmasını beklemesi gerektiğini, bu şekilde ‘iş ortamına uymayan' kıyafetlerle çalışmakta ısrarlı olduğu takdirde sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiğini iletti.

Bayan Fernandez bunun üzerine istifa eti. Yakında Los Angeles Times gazetesinde çalışmaya başlayacak.

***

Bu tepkinin Washington Post gibi ilerici düşünen, liberal fikirleriyle tanınan, cins ve ırk ayrımı konularında son derece hassas olan bir gazetenin yönetiminden gelmesi son derece ilginç tabii.

Öyle görünüyor ki iş yerine uygun kıyafet meselesi ve bununla bağlı olarak gelişebilecek bir kaç sorun (örneğin cinsel taciz vakaları) Amerika'daki önde gelen basın kuruluşlarının gündeminde yer almaya başlayacak.

Böylesine sorunlar aslında yeni ortaya çıkan bir gelişme.

New York Times gazetesinde uzun yıllar boyunca ne yönetimde ne de muhabir düzeyinde kadın çalıştırılmadı.

Sonra kadınlar azınlık olarak haber merkezlerine girmeye başladılar.

O gazetenin yönetimi son derece muhafazakar olduğundan, iş ilişkilerinde herhangi bir laubalileşme olmaması için muhabirlerinin kıyafetlerini de düzenledi.

New York Times'ın geçmişine, prestijine ve ciddiyetine uygun şekilde giyinmeleri hem erkek hem de bayan muhabirlerden talep edildi.

Bu talebe uyamayanlar da görünüşte başka nedenler öne sürülse de aslında bu nedenden işlerini kaybettiler.

Hatta biliniyor ki gazetenin ilk rock müzik yazarını, Times'ın patronuna önceden uzun uzadıya anlatmışlar ki bir gün onu kazayla koridorda görüp kalp krizi geçirmesin diye.

***

Kılık kıyafet meselesinin sorun olması daha sonra yaşandı.

Times gazetesi Moda, Style, Dekorasyon, Gezi ekleri vermeye başladı.

Bununla birlikte kıyafet düzenine muhabirler kadar uymak zorunda olmayan ve uzmanlık alanı bu konuları kapsayan bayanlar gazetede çalışmaya başladılar.

Onların gelmesiyle birlikte gazetedeki muhafazakar hava da değişti.

Gerçi yine bugün de özelllikle haber bölümünde çalışan bayanların ve erkeklerin fazla teşhirci, ve 'iş ciddiyetine uygun olmayan' kıyafetler giymelerine izin verilmiyor.

Ancak yönetim özellikle işleri gereği New York'un avant-garde sektörleriyle muhatap olan bayanların giyimlerinde haber merkezinde uyguladığı standarları uygulamıyor.

***

Washington Post gazetesinde son yaşananlar insanların kıyafetine karışmıyormuş gibi gözüken bir toplumda, hem de Post gibi entellektüel düzeyin yüksek düzeyde olduğu bir gazetede olduğu için ilginç.

Anladığım kadarıyla onlar haber kaynaklarıyla muhatap olan ve bu yüzden de hemen her durumda davranışları ve görünümleriyle gazeteyi temsil eden muhabirleri üzerindeki denetimi veya ikna mekanizmalarını tamamen kaldırmışlar.

Sonuçta da böyle bir olay olunca muhabiri tek başına ortada bırakıp onu sahiplenmemişler.

***

Tatsız bir olay tabii ama üzerinde düşünmemiz gerekiyor.

Çünkü bizim medyamızda da işe uygun kıyafet meselesi 1990'lı yıllarda radikal bir zihniyet değişimi geçirdi.

Televizyonun çeşitli magazin programlarında çalışan, dergilerde çalışan gençlerin gazete merkezlerine dolmalarıyla başladı bu gelişme.

Doğal olarak şehir merkezi dışında kulelerde hapsedilmiş olarak yaşamak zorunda olan, gazetelerdeki eski havayla bunalmış olan insanlar, yeni gelenleri memnuniyetle karşıladılar.

Yeni gelenlere sağlanan bu rahat hava sonucunda sınırlar her geçen gün daha da genişlemeye başladı.

Gazeteciye uygun ve düzgün bir kıyafet kavramı ortadan kalktığı ve yeni kriterler olmadığı için de isteyen kendi özgürlüğünü gündelik iş yerinde sergilemekte bir mahzur görmedi.

***

Bu bir tesbit. İyi mi oldu kötü mü oldu gerçekten bilmiyorum.

Ama sonuçta bu gibi konularda bizden daha derin düşünmüş olan Washington Post gazetesinde yukarda anlattığım olay da olmuş durumda.

Yani gazete yönetimleri görünürde kıyafetlerde olan biteni hoş bir detay ve bireysel özgürlük olarak gördüklerini söyleseler de aslında bilinçaltlarında değerlendirmeleri farklı oluyor.

Bunu yönetimlerin sadece ‘erkek' ağırlıklı olmalarıyla açıklanması zor. Çünkü biliyorsunuz ki Post gazetesinin sahibi bayan. En önemli editörü de bir bayandı.

***

İnsanın kıyafetiyle değerlendirilmesi hoş bir şey değil tabii ki.

Nasreddin Hoca ‘Ye kürküm ye ' diyerek bunu vurgulamıştı zaten.

Ancak galiba söz konusu ‘iş yeri' olduğu zaman konu bireysel özgürlük dışına hafiften çıkmak zorunda.

Meseleye şöyle bakın, Gazetelerin Ankara bürolarında yüzlerce insan çalışıyor. Buradaki muhabirler iş yaşamlarında belirli bir ciddiyetin dışına taşan kıyafet giymeyi düşünmezler bile.

Çünkü onların muhatap olduğu haber kaynakları böyle aşırılıkları kabul etmez.

Kapalı gündelik yaşamların yaşandığı gazete merkezlerinde ise ne haber kaynağı var ortada bu tür bir denetimi yapacak ne de hiyerarşik ikna mekanizmaları işliyor.

İlerde Washington Post'da yaşanan türde sorunların yaşanacağı aşamaya gelmeden bu konuda bazı kriterlerin konulması ve ikna mekanizmalarının çalıştırılması gerekiyor diye düşünüyorum.

X