Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İşçisine ’defol git’ dedi, Yargıtay patronu haksız buldu

DEFOL git!..

Çok sinirlenince, bazılarının kullandığı aslında hiç kullanılmaması gereken bir deyim.

Özellikle, işyerinde çalışan elemana, hiç ama hiç denilmemesi gereken bir deyim.

Denilirse, bakın neler oluyor.

TAZMİNAT TALEBİ

Yaşanmış bir olay var.

Şirkette çalışan işçi, SSK’ya bildirilen primlerinin, asgari ücret üzerinden yatırılmasına tepki gösterip, şirket yöneticisi ile tartışmış. İşçiye sinirlenen şirket yöneticisi de tartışma uzayınca, işçiye; "Odamdan defol git" diye bağırmış. Ardından da işine son vermiş.

İşçi de mahkemeye başvurup, "İşten çıkartılması için haklı bir neden olmadığını" belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak koşuluyla;

- Kıdem tazminatını, iş akdinin fesih tarihinden en yüksek vadeli mevduat faizi ile birlikte,

- İhbar tazminatını da, dava tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte,

talep etmiş.

Mahkeme de, asgari ücretten çalıştığı gözüken işçinin ücret bordrolarında imzalarının bulunduğu, eksik maaş bildirimi suçlamalarıyla yapılan tartışmanın dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, tazminat talebinin reddine karar vermiş.

TAZMİNAT ÖDEMESİ

İşçi ise, tazminat talebinde ısrar edip, mahkeme kararını Yargıtay’da temyiz edince, şemsiye tersine dönmüş. Av. Abbas Bilgili’den aldığımız Yargıtay Kararı’na göre;

"İşveren temsilcisinin, işçiye yapılan tartışma sonucu ’defol git’ diye hitap etmesinin, işçinin haksız yere işten çıkartıldığı anlamına geldiğine, bu durumda işçinin hak edeceği kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi gerektiğine, bu nedenle mahkeme kararının bozulmasına" oybirliğiyle karar verilmiş (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 7.3.2007 Tarih ve E.2006/21210, K.2007/6065 sayılı Kararı. Kararların tam metni için Bkz. www.yaklasim.com)

Kıssadan hisse; işverenler, haklı olsanız dahi, siz siz olun, işçinize sinirlendiğinizde "defol git" demeyin. Aksi halde yüklü tazminatlar ve faizler ödeyebilirsiniz.

Kızın babası

BABA kızına sordu; "Pelin kızım" dedi. "Seninle evlenmek isteyen arkadaşına gelip beni görmesini niçin söylemedin?"

Genç kız babasının bu sözleri üzerine atılarak yanıt verdi; "Söyledim babacığım" dedi.

"O da yanıt olarak seni birkaç kez gördüğünü, beni buna karşın sevdiğini söyledi..."

4 yaşındaki çocuktan 7.5 milyar YTL istenir mi

"OLUR mu öyle şey" demeyin. Oldu bile...

4 yaşındaki çocuktan, TMSF 7.5 milyar YTL (7,5 katrilyon lira) talep etmiş ve bununla ilgili bir de "ödeme emri" talep etmişti.

Ödeme emrinin iptali için açılan davada ise, İstanbul İdare Mahkemesi, TMSF’nin işlemini "hukuka uygun" bularak davayı reddetmişti.

Ancak Danıştay 13. Dairesi; "Fon tarafından banka kayıtlarının, ne şekilde ve hangi miktarda aktarıldığına ilişkin bir tespit yapılmaksızın, mevduat farkından kaynaklanan kamu alacağının tümünden çocuğun sorumlu tutularak, sadece hakim ortağın ’çocuğu’ olması nedeniyle işlem tesisi hukuka uygun değildir" diye, mahkeme kararını bozdu.

Danıştay 13. Dairesi’nin oybirliği ile aldığı bu karar, benzer davalara da emsal teşkil edebilecek.

Bu arada, 7.5 milyar YTL istenen çocuğu herhalde tahmin ettiniz; Cem Uzan’ın oğlu Renç Uzan...

İçki içenle içmeyen

İKİ sarhoş mezarlığın duvarına yaslanmış içiyorlarmış. Birden karşıdan bir cenaze görünmüş. Defnedileceği sırada sarhoşlardan biri merak ediyor "Bu adam niye öldü?" diye koşarak gidiyor, yanaşıyor ve "Nesi vardı, neden öldü?" diye soruyor.

"Bu adam hep içerdi hep sarhoş gezerdi ayyaşın biriydi" diyorlar. Bizimki arkadaşının yanına dönüyor "O da bizim gibi çok içiyormuş" diyor.

Biraz duraksıyorlar. Biraz sonra başka bir cenaze geliyor. Sarhoş yine merak edip cenazenin yanına gidiyor neden öldüğünü soruyor.

"Takdiri ilahi, hiç içki içmez, sigara bilmez bir adamdı."

Bizim sarhoş koşa koşa arkadaşının yanına gidiyor:

"İçelim güzelleşelim boş ver dostum. İçenle içmeyenin arasında sadece 5 dakika fark var."

Hatalar

EĞER bir berber bir hata yaparsa, bu yeni bir tarzdır...

Eğer bir şoför bir hata yaparsa, bu bir kazadır...

Eğer bir doktor bir hata yaparsa, bu bir müdahaledir...

Eğer bir mühendis bir hata yaparsa, bu yeni bir atılımdır...

Eğer ebeveynler bir hata yaparsa, bu yeni bir kuşaktır...

Eğer bir politikacı bir hata yaparsa, bu yeni bir hukuk kuralıdır...

Eğer bir bilim adamı bir hata yaparsa, bu yeni bir keşiftir...

Eğer bir terzi bir hata yaparsa, bu yeni bir modadır...

Eğer bir öğretmen bir hata yaparsa, bu yeni bir teoridir...

Eğer bir patron bir hata yaparsa, bu bizim hatamızdır...

Eğer bir personel bir hata yaparsa, bu bir "HATA"dır...

(Teşekkürler Erol Benezra)

Erkekler neden hoşlanmaz

Erkekler gerçeklerden hoşlanmaz, çünkü kendisini "kendisine söylediği" yalanlarla güçlü tutar.

Erkekler açık sözlülükten hoşlanmaz, çünkü bunu kendisine karşı "güç gösterisi" gibi algılar.

Erkekler kadının isteklerini kendisine "doğrudan" söylemesinden hoşlanmaz, çünkü bunu "yaptırım", yani "emir almak" gibi görür.

Erkekler kadının hastalanmasından hoşlanmaz, çünkü kendisine bakacak olan kişi kadındır.

(Teşekkürler Betül EREM)

İnsanın konuşacak kadar zekaya ya da susacak kadar akla sahip olmaması büyük bir talihsizliktir.

La Bruyere
X