"Ayşegül Domaniç Yelçe" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Domaniç Yelçe" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşegül Domaniç Yelçe

İşaret dili tercümanlarımızın sorunları çözülmeyi bekliyor...

Merhabalar sevgili okurlar.

İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği adli yılın işaret dili tercümanları için yine sıkıntılı başladığını söylüyor.

İşaret dili, hepimizin bildiği gibi, konuşma ve işitme engellilerin anayasal hakkı. İşitme engelli vatandaşların işaret dili bilmeyen görevlilerle anlaşması, işaret dili tercümanları aracılığıyla sağlanıyor. Adliyelerde görev yapan işaret dili tercümanlarının sorumlulukları oldukça ağır. Yapılan doğru ya da yanlış çeviri, işitme engellinin özgürlüğüne kavuşmasına ya da cezaevine düşmesine neden oluyor.

Adliyelerde görev yapan işaret dili tercümanlarının sorumlulukları gibi sorunları da ağır. İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği’nin ifadesine göre;

- Adliyede görev yapan işaret dili tercümanına ortalama 70-80 TL ödeniyor ve bu ücret
yetersiz kalıyor. Hatta bazen defalarca karakola, adliyeye gidiş-geliş ulaşım masrafları bu
miktarın üzerine çıkabiliyor. Çıkmasa bile, verilen ücretten vergi de düşünce geriye cüzi bir
miktar kalıyor. Ücretler saatlik olarak değil, dava/olay başına ödeniyor. Oysa ki saatlik
olarak ödenmesi gerekiyor. Ayrıca, ücretler ve harçların yatırılması 2-3 ay gibi uzun bir süre
alıyor.

- Karakollardaki yetkililer savcı talimatı olmadan, doğrudan işaret dili tercümanını aradıkları
için savcıya sarf (ödenek) kararı yazdırmakta zorluk çekiliyor. Yani, diğer bir deyişle,
harcanan emek "resmi iş" olarak görülmüyor. Tercümanlar karakola gidiş gelişlerini kendi
ceplerinden karşılamış oluyorlar.

- İşaret dili tercümanlarının hepsi adli konularda uzman değil. Bu da mahkemelerde ifade
alınırken yanlışlara neden olabiliyor. Ülkemizde de, yurt dışında olduğu gibi, her konuda
ayrı ayrı uzmanlaştırılacak tercümanlar yetiştirilmesi gerekiyor.

- Bazı illerde işaret dili tercümanı bulunmuyor. Bu yüzden işitme engelli olanlar “gönüllü”
olarak tercümanlık yapmak zorunda kalıyor. Hatta bazen işaret dili bilmeyen işitme
engellilere de rastlanıyor. Bu durumda; "vücut diliyle", "kalem kâğıtla" anlaşmaya
çalışılıyor.

Sonuç olarak, işitme engelli vatandaşlarla iletişim kurabilmek ve ne istediklerini anlayabilmek için karakol ve adliyelerde işaret dili bilen en az 1 personelin bulunması gerekiyor.

İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği UYAP'ta (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) kayıtlı tercümanlara ulaşılabildiğini; ancak işitme engellilerin adliyedeki sorunlarının dışında da tercümanlara ulaşıp soru sorabilmeleri gerektiğini söylüyor. Dernek, işitme engelliler için adliyelerde UYAP dışında da bir birim oluşturulmasının bazı sorunların çözümünü kolaylaştıracağını savunuyor.

Engellerimizi hissettirmeyecek, engelsiz bir yaşam dileği ile...

X