İK/Yeni Ekonomi Haberleri

İK YENİ EKONOMİ

    İş-özel yaşam entegrasyonuna inanıyoruz

    Burcu ÖZÇELİK SÖZER - bozcelik@hurriyet.com.tr
    17 Temmuz 2017 - 17:20Son Güncelleme : 17 Temmuz 2017 - 17:22

    Türkiye’de 2 bin 400 çalışanı olan ilaç şirketi Novartis Grup, iş-özel yaşam dengesine yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Novartis Kurumsal İK Direktörü Dr. Senay Kızılkaya, “Biz iş özel yaşam dengesi yerine iş özel yaşam entegrasyonundan bahsediyoruz. Siz gece 01.00’de mail yollarken, saat 10.00’da çocuğunuzun veli toplantısına katılabilirsiniz. Kaç saat değil ne kadar verimli çalıştığınız önemli” diyor.

    İş-özel yaşam entegrasyonuna inanıyoruzNovartis’in kaç çalışanı var Türkiye’de?
    Novartis, İsviçre kökenli global bir firma. Türkiye’de 2 bin 400 çalışanımız var. Novartis Grup altında Sandoz ve Alcon da yer alıyor. 100’den fazla ülkeye ihracatımız var Türkiye’den. Geçen yıl ihracatımız 150 milyon dolar oldu. Son 10 yılda da 1.2 milyar dolar ile en fazla ihracat yapan ilaç şirketiyiz Türkiye’de. Aynı zamanda klinik araştırmalara çok fazla yatırım yapıyoruz. Toplam 7 yılda 145 milyon dolar Ar-Ge çalışmalarına yatırım yaptık. Amacımız uzun dönemde yatırımlara devam etmek, liderliğe devam etmek ve Türkiye ile birlikte büyümek. Aynı zamanda da yeteneklerimizi geliştirerek, globalde stratejik pozisyonlarda şirketimizi temsil etmelerini sağlamak.

    Şu ana kadar kaç kişi gönderdiniz yurtdışına?
    3 yılda 15 kişi global rollere gitti yurtdışına. Globalleşen dünyada şu da oluyor, Türkiye’de kalıp da global bir rolde çalışabiliyorsunuz, bu da çok esneklik getiriyor.

    Nasıl bir çalışan profiliniz var?
    Toplam 2 bin 400 çalışanımız var. Bunların 800’e yakını mavi yakalı, üretimde çalışan kişiler, diğerleri beyaz yakalılar, yüzde 92’si üniversite mezunu. Genelde kimya mühendisleri, hekimler, biyologlar, veterinerler, eczacılık mezunları çalışıyor. 70 kadar hekim var şirkette.

    Kadın çalışan oranınız nedir?
    Üst yönetimde yüzde 70. Genelde yüzde 40.

    Bu yıl kaç kişi alırsınız?
    50-60 kişi alırız, ağırlık satış pazarlama ekiplerine.

    Yıllık çalışan sirkülasyonunuz nedir?
    Yüzde 4.5. Şirkette kalma yılı 9 yıl.

    Çalışan memnuniyet oranınız nedir?
    Yüzde 82. Tüm grup şirketlerimizde kültür ve yeteneğin iyi yönetildiğini düşünüyorum. Son dönemde ‘speak up’ kültürü dediğimiz herkesin özgürce kendi fikirlerini ifade edebildiği, karar mekanizmalarına katılımda bulunduğu bir ortam yönetmeye çok önem verdik. Ben her ay satış ekipleriyle konferanslar yapıyorum. Sahada neler oluyor, ihtiyaçlar neler, neler en çok konuşuluyor, işlerini daha iyi yapmaları için neler yapabiliriz… Her ay bu fikirleri dinliyoruz, bu fikirlerden hayata geçen uygulamalar oluyor.

    Neler mesela?
    Mesela esneklik konusunda talepler gelmişti en çok, çalışanların yüzde 50’si Y kuşağı.

    Esnek çalışma mı?
    Her türlü, her alanda esneklik… Mesela yan haklar, eskiden yoktu. Bir sepet yaptık, spor kulübüne katılım var, teknoloji marketlerden çekler, alışveriş çekleri vs eklemeye başladık. Kendi istedikleri yan hakları kendileri seçmeye başladılar. Sonra mesela çocukların okullarının açıldığı ve kapandığı ilk gün veya bir okul gösterisine katılma şansı var. Biz iş özel yaşam dengesi yerine iş-özel yaşam entegrasyonundan bahsediyoruz. Bu entegrasyonda siz gece 01.00’de mail yollarken, saat 10.00’da çocuğunuzun veli toplantısına katılmanız bekleniyorsa, bunu yapabilirsiniz. Bunun için çok donanımlı olmanız, her yerden ulaşılabilir olmanız lazım. İyi performans ölçüm kriterleri koymanız lazım. Kaç saat çalıştığı değil çalıştığında ne kadar verimli çalıştığıyla ilgileniyoruz.

    Çalışma saatleri de esnek, çarşambaları da çalışma mekanlarını kendileri seçiyor, bölge ofislerimiz var farklı yerlerden. Grup şirketlerimiz olduğu için kariyer açısından da esneklikler oluyor, daha fazla fırsatlar sunuyoruz. Geçişler oluyor.

    1 hafta 10 gün süren dönem toplantılarımız oluyor, o toplantılara katılan emziren anneler varsa bakıcılarını veya aile fertlerinden birini yanlarında getirebiliyorlar, oteli biz ödüyoruz.

    Yılda kaç CV geliyor?
    30-40 bin civarı.

    CV’de neye bakarsınız ilk?
    Bizde sadeleşme çok gündemde. CV’nin de temiz, sade olması önemli. Ağdalı dille yazılmış CV okunmaz, baktığında eğitim, kariyer hedefi nedir, tak tak görebiliyor olmanız lazım. Bazen CV’ler sizi şaşırtıyor, çok iyi bir CV ile karşılaştığınızda bambaşka biriyle karşılaşıyorsunuz, yüz yüze görüşme de çok önemli.

    Gençlerin ilgisi nasıl ilaç sektörüne?
    Satış ekipleri gençlerden oluşuyor, yeni mezunlara toplu alım yapıyoruz, her yıl ortalama 100 kişiyi alıyoruz Sandoz’da. Herkes satıştan geçsin istiyoruz. Rotasyon çok yaygın şirkette. Geçen yıl 55 kişi rotasyona uğradı.

    Tersine mentorluk uyguluyor musunuz?
    Evet var, üniversite öğrencileri içinden potansiyel öğrencileri seçiyoruz. Gençler çok akıllı, donanımlı, pozitif, 10 parmaklarında 10 hüner, mülakata aldığınızda, ‘onun koçluğunu yapıyorum, bunun liderliğini yapıyorum, şu kampa katıldım, şu sosyal sorumluluğu yaptım’ diye anlatıyorlar, hepsi çok iyiler. Onlara ‘üst yönetime mentorluk yapın’ diyoruz. Yönetim ekibinden kişiler ayın belirli günleri bir araya geliyor, “şirketi nasıl görüyorsunuz, seni çekmek için ne yapabilirim, şu anda sizin jenerasyonda ne konuşuluyor, gündemde olan var, ne bizi farklılaştırır” sürekli bunları konuşuyoruz, 1.5 sene devam ediyor. Bu sayede işe aldığımız kişiler de var.

    Kariyer için 3 tüyo
    “İş hayatına ilk adım attığım yıllarda bir üst düzey yönetici bana kariyer yapmak, başarılı olmak istiyorsan 3 şeyi iyi yapman lazım demişti. Biri yaptığın işi çok iyi bil. O işin uzmanı ol ki kimse seni sorgulamasın. İkincisi şirkette en tepeden global CEO’sundan ofis boya kadar herkesle ilişkilerin iyi olmalı, kimin nerede nasıl karşına çıkacağı hiç belli olmaz. Üçüncüsü şansın olacak ama bu 3’ü olursa 3 ay geç 5 ay erken zaten şans da senin yanında olur. Ben bunu işe giren herkese söylüyorum.”

    GENÇLERE TAVSİYE
    Pozitif olmaları çok önemli, olaylara pozitif yaklaşsınlar ve etrafa pozitif enerji saçsınlar. Suratı asık insanı kimse istemiyor.
    Yaptıkları işi sevsinler, sevmiyorlarsa yapmasınlar, sevdikleri işi yapsınlar. O işi severek yapan her zaman onlardan bir adım ileridedir.
    Farkındalıklarını arttırsınlar, çünkü teknik donanımları çok iyi ama bazen etrafta olup bitenlerle çok ilgili olmuyorlar, ilgili ve meraklı olsunlar.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı