« Hürriyet.com.tr

İş hayatında babamı örnek aldım ne sertleştim ne de erkeksileştim

İş hayatında babamı örnek aldım ne sertleştim ne de erkeksileştimİş dünyasında ‘en zarif’, ‘en yumuşak’, ‘en sakin’ sıfatlarıyla anılan bir iş kadını Demet Sabancı Çetindoğan. Anaç tavırlarıyla dikkat çekiyor. Harvey Nichols operasyonunu devralarak ikinci mağazayı Ankara’da açtı. 1999 yılında kurduğu DEMSA ile perakendeki en büyük oyunculardan biri oldu. MEDİASA şirketi Fashion TV’nin de, eğitimde fırsat eşitliği misyonuna sahip ZTV’nin de sahibi. Pek çok dernekte gönüllü çalışıyor. Toplumsal konulardan uzak kalamıyor. En yalın haliyle karşınızda!

DEMET SABANCI ÇETİNDOĞAN Fotoğraflar: Levent KULU
X

Sabancı soyadına sahip olmayı büyük bir şans olarak görüyor musunuz?
- Toplum tarafından sevilen, güvenilen bir soyadına sahip olmak elbette şans ama en büyük şansım böyle bir ailede doğmak. Sabancı soyadından ziyade böyle bir baba ve annenin çocuğu olduğum için çok şanslıyım. Beni yetiştiren, şekillendiren, bu terbiyeyi veren onlar. Babamla çalışma şansım oldu. Bana çok katkısı var.
Hep iş dünyasında yüzündeki yumuşaklığı koruyabilen ender kadınlardan biri olduğunuzu söylenir.
- İş hayatında sertleşmedim, erkeksileşmedim. Sertleşmek istediğim zamanlarda bile olamadım. Bu konuda kendime hep babamı örnek aldım.
Babanız Hacı Sabancı nasıl biriydi?
- Babamı vakıfta, iş hayatında, sosyal hayatta, sosyal sorumlulukta, hemen her alanda başarılıydı ama bizi hiç ihmal etmedi. O dengeyi çok güzel kurardı. Bu dengeyi ve yumuşaklığı ondan aldım. İnsan ilişkilerinde çok iyiydi. Çok iyi bir dinleyiciydi. Çok alakasız konularda bile insanları dinlerdi.
Bu kadar sakin kalmayı nasıl beceriyorsunuz?
- Nadir sinirlenen biriyim. Şahsi yaşamımda da böyleyim. İletişim böyle daha kolay.
En çok ZTV’yi konuşmaktan keyif alıyorsunuz...
- ZTV eğitimde fırsat eşitliği yaratma gayesiyle yola çıktı. Lise ve üniversite giriş sınavlarına hazırlarken, memur giriş sınavları, yatay geçiş sınavları, polis sınavları derken epey genişledi. Lisan eğitimine ev hanımları bile ilgi gösteriyor. Evlerinde, doğal ortamlarında öğrenmelerini sağlıyoruz. İnternet portalı da var. Sadece internette 3.6 milyonu aşkın ders izlenmiş. Televizyonda bu sayı çok daha fazla ama ölçemiyoruz. O kadar çok teşekkür ve elektronik posta alıyoruz ki... Cezaevinde ZTV izleyip sınavı kazananlardan e-mailler geliyor. ODTÜ’ye giren, ilk 2 bin’e giren öğrenciler var. Köy okullarındaki öğretmenler yazıyor. Çok duygulanıyorum. Bu işten çok haz duyuyorum. Ticari bakmıyoruz bu işe. Eğitime çok önem veriyorum. Negatiflik hep cehaletten geliyor. Ne yapsak az! Toplumsal konulara uzak kalamıyorum. Yaratıcı Çocuklar Derneği ile Türkiye İş Kadınları Derneği’nde de çalışıyorum.
ONKİM ile kök hücre laboratuvarı kurdunuz. Bu kadar farklı bir alanı neden seçtiniz?
- ONKİM kordon kanı bankacılığı yapıyor. İTÜ’de faaliyet gösteriyor. Babam 1998’de kanserden vefat edince bu konuya ilgi duydum. Çok okudum. Kök hücrenin hayat kurtarabileceğini gördüm ve bu işe ağırlık verdim. 2006’da başladık bu işlere ama son 2-3 yıldır ivme kazandı. Bu alanda en güvenilen kurumlardan biri olduk.

Çikolata fabrikası hayalim vardı
KARİYER

* Çocukken piyanist olmak isterdim.
* Üniversite yıllarında çikolata fabrikası kurmayı düşünmüştüm. Fizibilite yapıp babamla paylaştım. “Okulu bitir, bakarız” dedi. Sonra vazgeçtim.
* İlk parayı 11 yaşında, kuzenim Emine Kamışlı ile resim sergisi açıp kazanmıştık.
* Richmond College işletme mezunuyum. 1988’de TEKSA’da, 1995’te Sabancı Grubu’nun ilk sanayi atılımı BOSSA’da çalıştım. 2003-2008 arasında BOSSA ve YÜNSA’da yönetim kurulu üyesiydim.
* 1999’da eşim Cengiz Çetindoğan ile birlikte DEMSA’yı kurduk.
* DEMSA Yönetim Kurumu Başkan Vekili görevimi sürdürüyorum.

Dakik biriyim
TOPLANTI

* Günümün büyük kısmı toplantılarımla geçiyor.
* İdeal süresi konu, proje, sorunlar ve çözümlere göre değişir. Dinlerim de konuşurum da. Yorum da yaparım çözüm de üretirim.
* Toplantılarda sıkılmam bu benim işim. Çok uzun sürerse 10 dakika ara verimi artırır.
* Çok uzar ve başka bir toplantıma gecikeceksem rahatsız olurum. Her zaman dakik olmaya çalışırım.
* Toplantı için özel etkinlik pek olmuyor. Genellikle hafta sonu da toplansak ofiste çalışmamızı yapıyoruz.

Sabah tek başına çay keyfi
GÜNE BAŞLARKEN

* Güne erken başlarım. 06:30’da kalkmış olurum.
* Pozitif, yenilenmiş başlarım güne. Bu yüzden zinde ve mutluyumdur.
* Kesinlikle sabah insanıyım. Sabah enerjim gün boyunca sürer.
* Erken saatte ev henüz sessizken çayımı tek başıma içmek, kendimle baş başa kalmak, özellikle hava müsaitse bunu bahçede yapmak ruhuma çok iyi gelir.
* Gazeteleri okurum ama iyi bir TV izleyicisi değilim. Sadece bünyemizde bulunan kanallarımızı takip ederim.
* 6-7 saat uyku yeterli.

Aerobik ve masa tenisi
SPOR

* Zaman buldukça yapmaya çalışıyorum. Haftada iki, bazen de üç kez.
* Açık havada yürümeyi severim ama genellikle evde bantta yürümek daha pratik oluyor.
* Çoğunlukla aerobik, yürüyüş, masa tenisi ve yüzme yaparım.
* Kışın ayrıca kayak yaparım.
* Okul yıllarında basketbol, masa tenisi, tenis, at binmeyle ilgilendim.
* İlerde ailece golf sporu yapmak isterim.
 
Yöresel yemeklere düşkünüm
BESLENME

* Özel yaptığım bir diyetim yok ama hep dikkat ederim.
* Son zamanlarda soframız da çeşit çeşit baharat bulunduruyoruz.
* Yemek ayırmam ama kalorilerine dikkat ederim.
* En çok Nevzine (Kayseri tatlısı) ve Kayseri pilavı (sucuk/pastırma ve ıspanaktan yapılan) severim.
* Hafta içi pek kahvaltı yapmıyoruz. Hafta sonuysa yumurtanın olduğu klasik kahvaltı...
* Öğlen ve akşam çorba, salata, sebze yemeği ve tavuk tercih ediyorum.
* Türk mutfağına, özellikle yöresel yemeklere daha düşkümüm.
* Çin, Hint ve İtalyan yemeklerini de severim.
* Yemek pişirmeyi çok severim. Güzel de yaptığım söylenir ama maalesef artık yapamıyorum.

Adanalıyım etçiyim
MEKAN

* Gina, Dragon, Papermoon... Her zaman yemek keyif aldığım makenlar.
* Eti de balığı da severim ama Adanalı olmaktan galiba, et birazcık daha ağır basıyor.
* Yüzevler’i kebap için, Kordon’u balık için tercih ederim.
* En çok hijyeni önemserim. Lezzet, atmosfer, tasarım da önemlidir.
* Yeni yerleri arkadaşlarımız tavsiye ederse gitmeye değer buluruz.
* Hep gittiğim yerlerden de vazgeçmem.
 
Karada uyumalıyım
TATİL

* Zaman buldukça ailece kısa ama sık tatile çıkıyoruz.
* Güney sahillerimiz, Londra, Cannes ve New York’ta bulunmak beni çok mutlu eder.
* Tekne, otel, yazlık duruma göre seçerim ama pek tekneci değilim. Yatma zamanı karada olmayı tercih ederim.
* Ailece program yaparız; ayrı tatile gitmekten hoşlanmıyoruz.
* Kışın yurtdışına kayağa gideriz.

Kriterim renkti
OTOMOBİL

* Eskiden araba kullanmayı çok severdim. Spor arabalara merakım vardı. Artık pek kalmadı.
* İlk otomobilim BMW’ydi. İçinde çok özel bir müzik seti vardı.
* Eskiden model ve rengine göre seçerdim ama şimdi güven ve konfor her şeyden önemli.
* Artık Mercedes’e biniyorum.
* Günün getirisi olarak hızlı ama dikkatli ve kurallara uyarak kullanırım.
* Şoförüm var.
 
Sanata meraklıyım
HOBİ

* İşten ve ailemden kalan zamanda elimden geldiği kadar uluslararası plastik sanatları ve sahne sanatları gündemini takip etmeye, ayrıca sergi ve müzayedeleri kaçırmamaya çalışırım.
* Çocuklarımla birlikte sinemaya gitmeyi, yalnız kaldığımda dinlenmek için kitap okumayı ve kendi kendime piyano çalmayı severim.
* Hoşaf kaşıkları, çeşitli ülkelere ait rozetler biriktiriyorum.
* Eşimle 200’ün üzerinde sanatçı ve 2 binin üzerinde kalıcı eser koleksiyonumuz var.
* Çocukken pul koleksiyonum yapardım.

Kaynak: DEMET SABANCI ÇETİNDOĞAN Fotoğraflar: Levent KULU

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en ilginç kasabası! Öyle yasaklar var ki...
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en az ziyaret edilen 16 yeri
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Tek başına köyü öyle bir hale getirdi ki! (Taichung köyü)
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
En görkemli yılbaşı kutlamaları
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Surların içindeki ilginç köy: Monsaraz
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Bir tek masası var, zenginler sıraya giriyor!