"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

İş görüşmelerine bile yürüyerek gidiyorum

Selam Güzin abla, hep aşk meşk değil ya, biz gençlerin bu tür ciddi sorunları da var, biraz bunlara da değinmelisin, değil mi?

Abla Türkiye’de şu an görülmeyen bir kaos var bence. Gençlerin çoğu inanılmaz bunalımda.

Piyasa kötü, 2001 krizinde dükkan açmıştım. O zaman Açık Öğretim’deydim. Krize rağmen işler yürüyordu. Ama şu an küçük esnaf öldü. Dükkanımı devrettim.

Yaşım 23 ve üniversite üçte takıldım. Maddi sorunlar her orta sınıf Türk genci gibi beni de köşeye sıkıştırıyor. Gelecek hiç iyi görünmüyor abla. Bu hükümete ben de oy verdim, çünkü alternatifi yoktu.

Ama önlem alma zamanı geldi bence! Nasıl rekabet olacak abla, ufak olan ölsün mantığı yakında piyasada küçük esnaf bırakmayacak. Bir sene öncesine kadar gelecekle ilgili hayallerim vardı.

Şimdi işsizim...

Amacım kendime acındırmak değil; ama firmamı devretmek zorunda kaldım. Hem çevre baskısı, hem ailevi baskı yeterince etkiliyor. Bir de üstelik, sevdiğim kızla tam aramızı düzeltmeye başlamışken, onu da kaybettim.

Şimdi yapayalnızım.

Seni kendime yakın buldum, dertleşiyorum işte. Sorunlarımı anlatacak bir psikoloğa gidecek param kalmadı. Gençler fena halde bunalımda! Sorun işsizlik. Kredi kartları patladı. İş bulmak için ya dayın, ya da amcan olacak.

Annemden utanıp para bile isteyemiyorum. İş görüşmelerine yürüyerek gidiyorum. Nerede sosyal adalet! Sorunlar kara bulut gibi üzerimde. Sadece inançlı olmam beni yaşatıyor.

<ı>RUMUZ: KARABULUT

Sevgili oğlum, çok dolusun, seni anlıyorum. Elbette bu sorunlar da gençlerin sorunları ve elbette çok önemli. Zaten her şeyin başı ne yazık ki maddiyata dayanıyor. Maddi gücün olmayınca, aşk-meşk de olmuyor. Sevgilin de seni terk edebiliyor, ailen de sana katlanamaz oluyor. Bütün bu sorunları bilmez miyim? Görmez miyim?

Ama bu konuları daha çok siyasetle ilgilenen köşe yazarlarımıza bırakmayı daha uygun buluyorum.

Sonuçta haddimi aşmamalıyım. Ama madem bana içini dökmüşsün, ben de okurlarımla paylaşayım, dedim. Genç okurlarımın seni çok iyi anlayacaklarından eminim.

Belki onlardan sana destek mektupları gelir; ben de sana gönderirim. Dilerim kısa zamanda istediğin gibi bir iş bulursun.

Yeniden birine güvenmek benim için çok zor

Sevgili ablacığım, yazılarınızı ve yorumlarınızı okurken bazen üzülüyor, bazen keyifleniyor, bazen de içim burkuluyor.

Hepimizin sorunları aşamayacağını sandığı anlar oluyor elbette. Ama zaman her şeyin ilacıymış derler ya, gerçekten de yüreğinde sızısı kalsa da, hepsi geride kalıyor. ‘Artık bana erkeklerden söz etmeyin’ başlıklı yazıyı okurken geçmiş günler şöyle bir geçti gözümün önünden. Bir kadın bu kadar acıya nasıl dayanabildi, yüreği nasıl kaldırdı bu kadar aldatılmayı! Yine de bütün bunların üstesinden gelmeyi başarabildiği için onu takdir ediyorum. Bunları aşmak ne denli zordur; bilirim. Hiç kimseye güvenin kalmamış, ümidin bitmiş, yaşama yeniden sarılmak için bir sebebin yoktur artık.

Erkeklerden bunca darbe yemiş bir kadın için, yeniden güven duyup, sevmek, yeni bir ilişkiye başlamak çok zor. Kimseye güvenemez. Güvenmemeli de zaten. Ama bakıyorum da, neden kadınlar bu kadar zayıf oluyorlar? Neden daha temkinli değiller, bunca yaşadıklarından sonra.

Neden ufacık bir tatlı söze, hoş bir bakışa kanıveriyorlar?

<ı>RUMUZ: NEDEN

Neden mi? Biz kadınlar sevmeye, sevilmeye su gibi, hava gibi ihtiyaç duyarız da ondan, sevgili kızım.

İnanmak, kanmak belki de bu ihtiyacın bir parçası. Yoksa kadınlar hiç de aptal değillerdir.

Her şeyin farkındadırlar genellikle, merak etme.

Aramızda aşk yok diyor

Sevgili Güzin Abla, kız arkadaşımla 3,5 yıldır süren çok mutlu bir beraberliğimiz var. Tek sorunumuz, kız arkadaşımın beni çok sevmesine rağmen, bana aşık olmamasını problem yapması. Ben de onu çok seviyorum ve aslına bakarsanız, ben de ona aşık değilim. Tabii burada aşkın tanımı olarak, ilk günlerin o yoğun ve aşırı heyecanından bahsediyorum. Bir yerde ilişkimiz belki de alışkanlığa döndü diye korkuyor.

Bu sorun bir ara bizi ayırmıştı ama, bir moladan sonra yine bana döndü. Belki eskisinden de mutlu olduk. Ama şimdi yine aynı problem çıktı ortaya. Hemen evlenemeyiz, ikimiz de üniversitede okuyoruz. Bu problemin evlenmemizi engelleyeceğinden de korkuyor kız arkadaşım. 21 yaşındayız ve ailelerimize de bağlıyız. Ne düşündüğünüzü; ne yapmamız gerektiğini söyler misiniz?

<ı>RUMUZ: KARIŞIK


‘İnsanlığı yöneten sevgi yasasıdır’ demiş Mahatma Gandi. Bence aşk çabucak parlayıp, sönen bir alev gibidir. Ama sevgi öyle mi ya? Sevgi çok daha kalıcı bir duygudur oğlum.

Aşk bitince geriye sevgi kalır, çoğunlukla. Belki biraz abartıyorlar ama, bazı yazarlar, aşka ömür biçerlerken, biraz acımasız bile davranabiliyorlar hatta. Kimi üç ay, kimi üç yıl veriyor aşka...

Gerçekten senin de dediğin gibi o ilk aylardaki heyecan, o buluşma öncesi yüreğini saran titreme... Elbette bunlar bir süre sonra geçiyor. Ama geriye kalan o çok güzel mutluluk anlarıysa, o karşılıklı anlayışsa, birbirini tamamladığını hissetmekse; bundan daha güzel ne olabilir?

Her ilişkide zamanla bir alışkanlık yerleşir ama yokluğunu hissettiğin sevgili, vazgeçilmezdir.
X