"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

İrlandalı’ya haftada 7 gün çalışmayı öğrettik

<B>1980</B>’li yılların başıydı. Eczacıbaşı Holding, iş dünyası örgütlerinden birinden davet aldı: <B>‘İrlanda’dan bir heyet geliyor.

Bize orada yatırım olanaklarını anlatıp, ‘yatırıma gelin’ diyecekler...’

O dönemde Holding’in başında Nejat Eczacıbaşı vardı. Çocukları Bülent ve Faruk Eczacıbaşı da amcaları Şakir Eczacıbaşı gibi grubun değişik şirketlerinde görev yapıyordu. İrlanda’da heyeti olayı onları acı acı gülümsetti: ‘1970’li yılların sonundaki krizin darbesini yedik. 24 Ocak 1980’de serbest piyasa ekonomisine geçiş kararı alındı ama krize yatırımda yakalandık. Kendimiz çıkış yolu ararken İrlanda’ya yatırımı konuşmak da nereden çıktı. Biz kim, İrlanda’ya yatırım yapmak kim.’

Yine de Eczacıbaşı Grubu’ndan bir ekip ‘İrlanda’ya yatırım daveti’ toplantısına katıldı. Dinledikleri masal gibi geldi. 1958’de Kartal’da kurdukları ilk seramik sağlık gereçleri tesisinden bugün dünya 6’ncısı olacakları akıllarına gelmemişti. Şimdi Bülent Eczacıbaşı’ya kulak verelim:

‘Bir yandan Eczacıbaşı Yapı Gereçleri-Artema ve Vitra’yı kurup pazarda söz sahibi yapmaya çalışırken, diğer taraftan da ihracata yöneldik. O zaman çizdiğimiz doğru stratejiyle üretimimizin yüzde 80’ini ihraç eder hale geldik. 2003 ihracatımız 200 milyon dolara ulaştı. Vitra ürünleri 50’den fazla ülkeye yayıldı. Avrupa’da üretim ve ihracat üssü ararken, 1998’de İrlanda’ya yatırım kararı aldık. Bugün de yatırımı 20 milyon dolara, oradaki üretimimizi 1 milyon 750 bin metrekareye çıkarıyoruz.’

Bülent Eczacıbaşı
, Dublin’den yeni fabrikanın temelinin atıldığı Arklow’a giderken 1980’li yılların başını anımsayıp, mırıldandı: ‘Adım atmaya çekinirken, bugün İrlanda’nın tek karo seramik üreticisiyiz.’

Eczacıbaşı
, arada Eczacıbaşı Karo Seramik Genel Müdürü Ahmet Yamaner’e takıldı: ‘Ahmet Bey, bugüne kadar kaç tesis kurdun. İrlanda’da neler oldu?’

Yamaner
, şakayla karışık, ‘Kaç tesis kurduğumu artık sayamıyorum bile’ diyerek, İrlanda’yı anlattı: ‘İrlanda’da hükümetinin çok desteğini gördük ve görüyoruz. Yalnız, İrlandalı işçilerle küçük sorunlar yaşadık. Örneğin, pazartesi sabahları İrlandalı işçiler zamanında işbaşı yapabilsin diye çok çaba harcadık. Çünkü, haftasonu içkiyi fazla kaçırıp, pazartesi toparlanmakta zorlanıyorlar. İrlanda’ya getirdiğimiz önemli yenilik haftada 7 gün çalışma oldu. İrlanda’da böyle bir uygulama yoktu. Zaten haftalık çalışma süresi 39 saat. Bizim fırınların soğumaması gerekiyor. Toplam 40 Türk işçisiyle elele verip, onları haftada 7 gün çalışmaya alıştırdık.’

Vitra Tiles Ireland’da halen 40’ı Türk, 40’ı İrlandalı toplam 80 kişi çalışıyor. Yeni yatırımla işçi sayısının 100-110’a çıkması bekleniyor.

Tek başına Microsoft’un 5 milyar dolarlık yatırımını çeken İrlanda, Eczacıbaşı’nın yatırım büyüklüğünü 20 milyon dolara çıkarmasını hiç de küçümsemiyor. İrlanda’nın Avrupa İlişkilerinden Sorumlu Devlet Bakanı Dick Roche, ‘Burada 100-110 işçi çalışacak’ diye sık sık vurguluyor.

İrlanda’nın bu tavrı Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ü de memnun ediyor. Sorum üzerine duygularını anlatan Gül’ün şu sözü olayı güzel özetliyor:

‘Uzanan kol bizden olsun da nereye giderse gitsin...’

Böyle bakan olur mu

GEÇEN
perşembe akşamı Dublin... Bülent Eczacıbaşı ve Faruk Eczacıbaşı ile Eczacıbaşı Grubu’nun üst düzey yöneticilerinin bulunduğu yemekteyiz. Yemeğe İrlanda AB İlişkilerinden Sorumlu Devlet Bakanı Dick Roche da gelecek.

Siparişler veriliyor, yemek servisi başlıyor. Biraz sonra beyaz saçlı, gözlüklü bir İrlandalı içeri giriyor. Sessiz sedasız, tek başına... Bülent Eczacıbaşı ile Vitra Tiles Ireland’ın Genel Müdürü Robert Hickson, kalkıp ilgilenmese, Bakan Roche’un geldiğini anlayamayacağız. Roche, yemek seçimini yapıyor, garson onunla sıradan bir müşteri gibi ilgileniyor.

Roche
, AB’de mutlaka yer almamız gerektiğini düşünüyor. Ancak AB’nin genişleme sıkıntılarına hatırlatıp, işimizin pek kolay olmadığını irdeliyor.

Bir telefon geliyor, Roche müsade istiyor. Onunla birlikte kalkıyoruz, Roche sıkılıyor: ‘Lütfen, yapmayın. Herkes neden kalktı?..’

Ertesi gün Arklow’da temel atma töreni... Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile Roche birlikte. Gül’ün etrafında korumalar, Roche yine tek başına...

Tören bitiyor, Gül eskort eşliğinde yola çıkıyor...

Roche, arkadaşının 4X4’üne hem de ön koltuğu binip, oradan ayrılıyor.

Biz de bir gün bakanların tek başına dolaştığı günleri görür müyüz?
X