Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İran, Türkiye için Rusya'yı terk ediyor

    Guardian
    24.11.2009 - 00:18 | Son Güncelleme: 24.11.2009 - 09:13

    The Guardian gazetesi yazarı Meir Javedanfar, İran’ın dış politikasında denge kurması gerektiğini Türkiye ile olan ilişkileri uğruna son zamanlarda Rusya’yı ihmal ettiğini savundu.

    Ünlü Çinli strateji uzmanı Sun Tzu, “Savaş Sanatı” isimli kitabında “Eğer düşmanınızın müttefikleri varsa sorun büyük düşmanınız güçlü demektir. Eğer düşmanınızın hiç müttefiki yoksa sorun küçük düşman zayıf demektir” yazmıştı.

                              

    Javedanfeir, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in bugün düşmanı olarak gördüğü ABD’nin müttefik sayısının arttığını görmekten endişeli olduğunu ifade etti. Zira ABD’nin ittifak kurduğu ülkelerin arasına Rusya’nın da adı yazıyor.              

     

    İran, yakın zamanda Rusya ile imzalanmış olan bir iletişim uydusu anlaşmasını iptal ederek yüzünü İtalya’ya döndü. Bu olay Tahran’ın son zamanlarda Rusya’dan alınan S-300 uçaksavar sistemlerinin tesliminin gecikmesiyle ilgili şikayetlerin hemen ardından yaşandı.              

                                   

    Çok kısa bir süre öncesine kadar Tahran şikayetlerini kapalı kapıların ardında, kameralardan uzakta dile getiriyordu. Ancak bugün Rusların İran’a karşı sadakatsiz davrandığına inanan Tahran eleştirileri açık açık ortaya koymaktan kaçınmıyor.                     

     

    YENİ İTTİFAK TÜRKİYE                                            

    Bununla birlikte İran hükümeti inisiyatifi ele alıp Rusların yerine kendilerine yeni bir ortak arayışına başladı bile. Tahran ve Ankara arasında son zamanlarda artan trafik göz önüne alındığında bu yeni ortağın Türkiye olduğunu söylemek mümkün görünüyor.                                                 

     

    Javedanfeir, bu yeni dostluğun İran için neler getirip neler götürebileceğini değerlendirdi. Öncelikle Rusya’nın aksine Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde veto hakkı yok. Ancak Ortadoğu ve İslam dünyasındaki sermayesi gün geçtikçe artıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Müslümanların ve Arapların haklarının savunucusu rolüne gün geçtikçe daha fazla yakıştırılıyor.

     

    Arap ülkelerinde pek çok insan seçimle gelen bir lider olduğu için Erdoğan’ın liderliğine saygı duyuyor. Örneğin aynı şeyi, konumlarına demokratik olmayan yollardan gelen Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ya da Suudi Arabistan kralsı Abdullah için söylemek mümkün değil.

     

    ERDOĞAN'IN ELİNDE BATI KOZU VAR

    Erdoğan’ın ABD ve Avrupa Birliği ile olan ilişkileri de Türkiye için artı puan niteliğinde. Her ne kadar son zamanlarda Arap ve Müslüman komşularına yaklaşmış olsa da Ankara Batı ile olan ilişkilerini koparmış değil. Aksine Türkiye her iki sahada da başarıyla oynuyor.

     

    Ankara’nın ABD ile olan yakın ilişkileri de Türkiye’nin zayıflıklarından kaynaklanmıyor. Hatta hatırlanabileceği gibi Erdoğan bir seferinde anlaşmanın uygun olmadığını düşündüğü için 6 milyar dolarlık hibe ve 20 milyar dolarlık kredi garantisini terk ederek masadan kalkıp gitmişti. İsrail’in Gazze saldırısına yaptığı sözlü saldırılar da Erdoğan’ın bölgedeki imajını güçlendirdi.

     

    Bugün, Barack Obama’nın anlaşma teklifini reddeden Hamaney ufuktaki yaptırım ihtimalinin büyüdüğünü hissediyor. Dolayısıyla yakın gelecekteki zor zamanlar için bir strateji değişikliği gerekiyor. Bu stratejilerden biri İran’ın ABD’yle olan mücadelesini yeni bir Batı-İslam çatışması üzerine.

     

    ORTADOĞU HALKLARI İRAN'IN YANINDA

    Katar televizyonunda yapılan bir tartışma programında İran’ın nükleer programı Ortadoğulu seçkin izleyiciler önünde tartışılırken Hamaney’in duruşunun destek topladığı ortaya çıktı. Bölgedeki pek çok kişi için İran’ın nükleer programı İsrail’in gücünü dengelemek için tek çıkış yolu olarak görülüyor.

     

    Ayrıca Erdoğan’ın bölgede yükselen gücü ve Tahran’ın Ankara ile olan ilişkilerini düzeltmesi Hamaney’in gözünden zor günlerde harcanacak bir yatırım olarak görülüyor. İsrail-Filistin barış görüşmelerinde ilerleme sağlanamamış olması da Hamaney’e destek oluyor.

     

    TÜRKİYE İLE GİZLİ ANLAŞMA

    Ancak Javedanfeir, Hameney’in yine de Türkiye ile olan ilişkilerinde ve bu ilişkiler uğruna hem yurt içi hem de yurt dışında ödemeye hazır olduğu bedeller konusunda dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. İran’da bugün Tahran’ın Ekim ayında Türkiye ile gizli bir doğalgaz anlaşması imzaladığı ve parlamentoya haber vermediği konuşuluyor.

     

    Bu haber internet sitelerine düştükten sonra mecliste kapsamlı bir inceleme başlatıldı. Bugün eğer milletvekilleri bunun ülkenin çıkarlarına aykırı olduğuna karar verirse anlaşmanın iptal edilebileceği konuşuluyor. Pek çokları Hamaney’in Ankara’nın sadakatini elde etmek için dengesiz koşullar teklif ettiğini düşünse de sonuçlara bakılırsa bustrateji işe yaramış gibi görünüyor. Ancak yazar ülke içindeki muhalefetin bu olumlu sonuçları silebileceğini belirtiyor.

     

    Javedanfeir son olarak Buşehr nükleer santrali konusuna değinerek, Rusya olmadan İran’ın bu işi bitiremeyeceğini savundu. Dolayısıyla Hamaney’in Moskova’ya sırtını dönmesi bu önemli ve pahalı proje için büyük tehlike yaratıyor. Yazar Hamaney’in Türklerle dostluğundan öğrenmesi gereken bir şey olduğunu belirtti: “Tek bir müttefik sahibi olup o müttefiki sürekli değiştirmektense, ittifaklar arasında denge kurmasını öğrenmek gerekiyor.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı