Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İran neden Brezilya'yı arabulucu seçti?

    Planet
    06.05.2010 - 16:34 | Son Güncelleme: 06.05.2010 - 13:56

    İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’nda bugün yayımlanan bir habere göre Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Batı’yla yaşanan nükleer gerginliğin çözümünde Brezilya’nın arabuluculuğunu prensipte kabul etti.

    İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’nda bugün yayımlanan bir habere göre Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Batı’yla yaşanan nükleer gerginliğin çözümünde Brezilya’nın arabuluculuğunu prensipte kabul etti.

     

    Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sitesine dayandırılan haberde Ahmedinecad’ın Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez’le Salı günü yaptığı telefon görüşmesinde Brezilya’nın arabuluculuğunun tartışıldığı, Cumhurbaşkanı’nın bu durumu temelde onayladığı belirtildi.

       

    Bu gelişme akıllarda “Neden Türkiye değil de Brezilya?” sorusunu sordurdu. Çünkü bugüne kadar arabuluculuk için Türkiye ve Brezilya’nın adı hep birlikte anılıyordu.

     

    Birleşmiş Milletler (BM) geçtiğimiz Ekim ayında İran’ın elindeki düşük oranda zenginleştirilmiş uranyumu Rusya ve Fransa’ya gönderecek karşılığında da nükleer yakıt alacaktı.

     

    Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun eski Genel Sekreteri Muhammed el Baradey, bu değiş tokuşun yapılabileceği yerler arasında Türkiye’yi de göstermiş, Ankara da bu teklifi memnuniyetle karşılamıştı. Nisan ayının sonlarında Tahran giden ve burada İran Dışişleri Bakanı Manuşehr Mutteki ile görüşen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Türkiye’nin uranyum takasında arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu yinelemişti.

     

    Bu toplantıda İran, Türkiye’nin teklifiyle ilgili net bir tavır ortaya koymaktan kaçınmıştı. Ancak bir gün önce İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ramin Mihmanperest bir basın toplantısında kendisine sorulan Türkiye’nin arabuluculuğuyla ilgili bir soruya Tahran’ın sıcak bakmadığını ima etmişti.

     

    Öte yandan, Brezilya Dışişleri Bakanı Celso Amorim de Nisan ayında Tahran’a bir ziyarette bulunmuş ve İran’dan gelecek talep doğrultusunda ülkesinin bu ihtimali değerlendirebileceğini ve anlaşmanın “siyasi garantörü” olabileceğini söylemişti.


    Bu arada Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın Mayıs ayında iki ülke arasındaki ekonomik ve ilişkilerin gelişmesinin bir sembolü olarak İran’a gidecek.

     

    Sonuçta Mart ayından bu yana yaşanan gelişmelere bakıldığında, Tahran’ın ibreyi yavaş yavaş Türkiye’den Brezilya’ya doğru çevirmekte olduğu görülebiliyor. Lula, iktidarda olduğu sekiz yıl boyunca aralarında İran’ın da olduğu yükseliş yaşayan ülkelerle yakın ilişkiler kurmak için büyük çaba gösterdi. Brezilya bu sayede hem Latin Amerika’da hem de dışında etkinliğini artırdı.

     

    Özellikle Chavez’in sivri politikalarına karşılık ılımlı ve dengeli bir söylem geliştiren Lula’nın bu girişimleri uluslararası kamuoyunda da destek topladı.

     

    Brezilya İran konusunda da aynı yumuşak sözleri kullanmaya devam ediyor. Analist Pepe Escobar da Asia Times’da yayımlanan bir analizinde buna dikkat çekti. Brezilya’nın sorunun çözümü için “uygun bir yol arayacağını” söylediğini hatırlatan Escobar, yaptırımları ve askeri müdahale ihtimalini açıkça eleştirmeyerek uluslararası kamuoyunun da tepkisinden kaçınmış oldu.

     

    İran’la arabuluculuk konusunda da sakin ve yapıcı tavrını sürdüren Brezilya’ya karşılık Türkiye’nin tavrı çok daha sert. Başbakan Erdoğan’ın İran’ın nükleer programı konusunu sürekli olarak İsrail’in elinde bulunduğu öne sürülen nükleer silahlarla bağlantılandırması, aralarında Der Spiegel ve Le Figaro da olan birçok yabancı yayın organına verdiği röportajlarda “İran’ı eleştirenler ilk önce İsrail’e baksın” demesi Türkiye’nin tarafsız bir arabulucu olmadığı endişelerini doğurdu.

     

    Öte yandan Türkiye’nin de bölgesinde etkinliğini dünden güne artırdığına dikkat çekiyor. Ancak Ankara için bu süreç Brezilya için olduğu kadar sessiz sedasız olmadı. Son dönemde Türkiye hakkında çıkan “yüzünü Doğu’ya sırtını Batı’ya döndü”, “eksen kayması yaşıyor” benzeri yorumlar, ABD’nin ve Avrupa Birliği’nin eleştirilerine neden oldu. Bu da taraflılık şüphelerini güçlendiriyor.

     

    Sonuç itibariyle İran, Türkiye’yi seçip uluslararası kamuoyunda tepki toplamak yerine, Brezilya’yı seçip daha ılımlı bir tavır ortaya koymayı tercih etmiş olabilir.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı