Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Iraklı bakandan PKK açıklaması

IRAK politikasının en etkili gruplarından Şii Yüksek İslam Konseyi üyesi olan Hamit El Bayati, yeni hükümet henüz kurulamadığı için Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevini sürdürüyor. Son zamanlarda yolu Türkiye’ye sık düşen Bayati ile görüşme fırsatı bulunca kendisine yanıtını bir türlü alamadığımız soruyu yöneltiyorum.

Bu sorunun önemi, konunun önümüzdeki dönemde Irak ile ilişkilerimiz etkileyebilecek olmasından kaynaklanıyor.

Türkiye uzun zamandan beri PKK’nın faaliyetlerinde Irak’ı üs olarak kullanmasından rahatsız.

Irak’ın güvenliğinden esas olarak sorumlu durumda olan Amerikan Yönetimi ile temaslardan somut bir ilerleme sağlanamadığı görülüyor.

Washington, sorunun çözüm adresi olarak Bağdat’ı gösteriyor.

Bu sorunun çok sık gündeme getirilmesine rağmen yanıtsız kaldığı sadece diplomatik kulislerin değil, kamuoyunun fark ettiği bir gerçek.

Ben de Iraklı Bakan Yardımcısı’nı görünce bu soruyu yöneltiyorum.

"Herhangi bir terör örgütünün Irak topraklarını kullanmasına asla izin vermeme kararındayız" diyor ve devam ediyor:

"Türk yetkililerle de görüştük. Irak topraklarından Türkiye’ye yönelik her hangi bir faaliyet olduğu takdirde bunu engelleyeceğiz. Ayrıca, hükümet olarak aldığımız bir karar var. Kuzey Irak’taki kampın etrafına devriye yerleştirilecek ve eylemlere izin verilmeyecek."

Pekiyi, kampların etrafına devriye yerleştirildi mi? Emin değil, daha doğrusu bilmiyor. Ama kararın alındığını yineliyor.

"Türkiye ile aramızda suçluların iadesi anlaşması var. Buna dayanarak interpolün aradığı isimleri iade etmekle yükümlüyüz" diyor El Beyati "Ama İnterpol’ün hakkında tutuklama kararı çıkardıklarını."

Ama Türkiye’nin henüz, bu koşullara uyan kişilerin adlarının bulunduğu liste ile kendilerine başvurmadığını söylüyor.

* * *

IRAK
, kendi güvenliğini sağlamaktan çok uzak. Rastladığım Iraklılar tüyler ürpertici hikayeler anlatıyorlar. Üniversite öğrencilerine, öğretim görevlilerine, doktor ve sağlıkçılara yönelik cinayetler durdurulamıyor. Hedef listesinin başında ise kadınlar var. Cinayetler, sınıflarda, iş yerlerinde, sokaklarda herkesin gözü önünde işleniyor. Irak’ın eğitimli nüfusuna yönelik bu cinayet ve imha eylemleri ile başa çıkamayan bir hükümet Türkiye’nin talebini nasıl karşılar?

Kürtler dışındaki Iraklılar, konunun aslında ABD’yi ilgilendirdiğini özel sohbetlerde dile getiriyorlar.

Pekiyi Kürtler ne diyor?

* * *

UZUN
yıllar Ankara’da Barzani’nin temsilciliği görevini yapmış olan şimdi de Erbil’de Kürdistan Demokratik Parti’nin Uluslararası İlişkiler Bürosu’nun başında bulunan Saffin Dizai’ye ulaşıp aynı soruyu ona da yöneltiyorum. Dizai, Irak’ın geleceğinde oynamak istedikleri role değinerek başlıyor sözlerine. Iraklı Kürtlerin, ülkenin bütünlüğü için çalıştıklarını söylüyor. Kendilerini Irak’ın birleştirici unsuru olarak gördüklerini, bu rolü de sorumlu bir biçimde oynamaya kararlı olduklarını vurguluyor. "Bugün Irak’ı bir arada tutan Kürtlerdir. Kendimizi Kürdistan ile sınırlamıyoruz. Ama bütün Irak’ta rol alıyoruz. Genelkurmay Başkanı Kürt, Askeri İstihbarat’ın başında bir Kürt var. İç güvenliğin başında da Kürt var. Yetişmiş kadrolarımızı Bağdat’a gönderdiğimiz için bizde boşluk doğdu."

"Türkiye’nn PKK konusundaki kaygılarını anlıyoruz. Ama bu soruna Türkiye’de çözüm bulunmalı. Biz Iraklı Kürtler olarak her türlü yapıcı katkıya hazırız."

El Bayati’
nin sözünü ettiği arananlar listesinin ellerine geçmediğini Dizai de tekrarlıyor.

Temennileri ve iyi niyet beyanlarını bir kenara bırakırsak geriye ne kaldığına bakınca, not defterimde gördüğüm cümlecik şu: "PKK sorununu çözmek sizin meseleniz."

Yani dağdakileri geri getirip, topluma entegre edecek yöntemler üzerinde düşünmek.

* * *

IRAK
bilinmezlerle dolu bir dönemde yoluna devam ediyor. Hükümet nasıl kurulacak? Anayasa değişikliği olacak mı? Bu pazarlıklar nasıl sonuçlanacak? Böyle kırılgan bir süreçte Irak ile ilişkileri PKK’ya endeksleme olasılığı bizi bekleyen tuzaklardan biri. Bölgemiz büyük bir belirsizlik, silahlanma ve istikrarsızlık tehlikesi ile karşı karşıya. Açıları daraltma değil, tam tersi genişleterek bakma zamanı şimdi.
X