Gündem Haberleri

    "Irak'a asker göndermeye çok da arzulu değiliz"

    Hürriyet Haber
    18.10.2003 - 14:55 | Son Güncelleme:

    Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Irak'a asker göndermek için "çok da arzulu olmadığını" söyledi. Irak'ın geleceğinin meçhul olduğunu belirten Erdoğan, "Irak halkı 'Kimseyi istemiyoruz' diyorsa, yapacak bir şey kalmaz" dedi.

    İspanya'nın doğusundaki Mallorca adasında düzenlenen Formentor Forumu'nun son gününde basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, ABD'nin Irak'ta savaşta gösterdiği başarıyı daha sonra gösteremediğini kaydederek, ''Enerji, su, gıda, ilaç ve asayiş konusunda, Irak'ta sorunlar yaşanmaktadır. Geleceği meçhul bir Irak vardır'' diye konuştu.

    ABD'nin talebi üzerine, Türk hükümetinin, Irak'a asker gönderme konusunda, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in başkanlığında Milli Güvenlik Konseyi'ne ve Genelkurmay Başkanlığı'na danışarak karar aldığını ve kararın TBMM'de kabul edildiğini anımsatan Erdoğan, daha sonra şunları söyledi:

    ''Türkiye olarak Irak halkının mutluluğu için ne yapılması gerekiyorsa, onu yapmak istiyoruz. Irak'ın demokratik ve hukuk devletleri arasına girmesini istiyoruz. Irak'ta şu anda olduğu gibi polisiye vakaların içinde yer almamız gibi bir şey söz konusu olamaz. Irak, dün de, bugün de, yarın da, hep komşumuzdur, olumsuzluklara mahal verecek herhangi bir girişimimiz olmayacaktır. Irak halkının talebi bizim için çok önemli. Irak'ta sadece Türk değil, diğer yabancı askerler için de olumlu olumsuz yaklaşım gösterenler var. Şunu da söyleyeyim: Biz Irak'a asker göndereceğiz diye çok da arzulu değiliz. ABD'nin talebi oldu, onu değerlendiriyoruz.''

    Başbakan Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nde alınan son kararı  değerlendirirken, Türkiye ile ABD arasında devam eden müzakerelerde Güvenlik Konseyi'nin kararından sonraki gelişmelerin de önemli rol oynayacağını ifade etti.

    ''Sizce ABD ile Türkiye arasındaki görüşmeler neden bu kadar uzadı, ABD'de düşünce değişikliği olabilir mi?'' sorusu üzerine Erdoğan, ''Bunu bilemem, ama BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı kararı ABD beklemiş olabilir. ABD'nin talebi bizim için önem arz ediyor. Irak'ta istikrarın güçlenmesine destek vermek ve Irak halkının mutluluğuna katkıda bulunmak istiyoruz. Ama Irak halkı 'Kimseyi istemiyoruz' diyorsa, yapacak bir şey kalmaz. BM kararı sonrasında ne olacağına birbakalım. İstenirse gideriz, istenmezse gitmeyiz. Olmazsa olmaz kararımız yoktur. Türk askerinin Irak halkının lojistik, altyapı ve asayişine yardımcı olmak için gideceğini ifade ettik. Gittiği her yerde bu başarıları sergileyen bir ordumuz var. Dünyanın 26 ayrı ülkesinde askerlerimiz barış gücü olarak başarıyla kendilerini temsil ediyorlar'' dedi.

    KIBRIS

    Başbakan Erdoğan, Kıbrıs konusuyla ilgili bir soru üzerine de,  ''Aralık seçiminden sonra daha farklı bir bakış, gelişme olabilir. Hangi yönetim gelecek, bunu bilemem. Böyle bir derdim ve teşebbüsüm yok. İsteğimiz demokratik bir seçimle işbaşına gelecek yönetimin KKTC halkı için adımlar atılmasında öncü olmasıdır'' dedi.

    KKTC'nin 2 Nisan'dan bu yana olumlu tavır içinde olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, ''Ama Kıbrıs Rum kesiminde bunun tam aksini görüyorum. Maalesef KKTC'de bir gece kalan güney Kıbrıslı birini 1-2 yıl mahkum edelim diyenler dahi oluyor. Biz her zaman çözümden, karşılıklı olarak masaya oturmaktan yanayız. Annan planını da ben şahsen kökünden reddetmiyorum'' diye konuştu.

    AB VE HIRİSTİYANLIK

    Başbakan Erdoğan, AB anayasa taslağında ''AB'nin Hıristiyan köklere dayandığı'' gibi bir ifadenin yer almasına ilişkin tartışma hakkında da, ''AB ne ekonomik, ne coğrafi, ne de Hıristiyan bir birliktir, siyasi değerler bütünüdür. Farklı kültürler ve ülkeler yer almış ve almaya da devam edecektir. Eğer bu ifade konulursa dar kalıplaşmaya gidilir. Bunun sonucu da Huntington'ın medeniyetler çatışmasıdır. Biz medeniyetlerin bütünleşmesini istiyoruz. Evrensel düşüncelerle çağdaşlaşmayı destekliyoruz'' dedi.

    Türkiye'nin AB'ye giriş süreciyle ilgili olarak da Erdoğan, ''Türkiye'nin ısrarla AB'ye girmek istediği gibi, AB'yi de olmazsa olmaz bir amaç olarak görmediğini'' belirtti.

    ''Türkiye, Kopenhag siyasi kriterlerine uygun olarak adımların hemen hemen tamamını atmıştır. 2004 yılından itibaren de uygulamalar hız kazanacaktır. Biz 2004 Aralık'ta müzakere tarihini alacağımıza eminiz'' diyen Erdoğan, müzakerelerin adaylıktan ileriye geçiş süreci olduğunu ve AB kriterlerinin tam olarak yerine getirmeden Türkiye'nin üye olamayacağını bildiklerini söyledi.

    Türk insanının yaşam standardını yükseltmek için AB'ye girmek hedefinin konulduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Şu anda Türk halkının yüzde 75'i AB'ye girmeyi kabul etti. AB ülkelerinde bir referanduma gidilse, halkın bu oranda kabul vermediğini göreceksiniz. İsveç'te euro referandumunda 'Hayır' sonucu çıktı. Bu, İsveç'te AB'nin  tartışılması anlamına gelir. Türkiye'deki yüzde 75'lik oran anlamlı bir orandır'' şeklinde konuştu.

    BAŞBAKAN'A İLGİ

    Forum sırasında İspanyol basınının Başbakan Erdoğan'a büyük ilgi gösterdiği gözlendi. Birçok İspanyol gazeteci, özel röportaj yapma  girişiminde bulundu. Erdoğan'ın, İspanyol devlet televizyonu TVE'ye dekonuştuğu öğrenildi.     

    Erdoğan'ın, TSİ 15.00'te ATA uçağıyla Mallorca'dan ayrılacağı ve İstanbul'a gitmeden önce Bosna'ya geçerek hastanede tedavi gören eski Boşnak lider Aliya İzzetbegoviç'i ziyaret edeceği belirtildi.

    Başbakan Erdoğan'ın bu akşam geç saatlerde İstanbul'a ulaşması bekleniyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı