Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Irak’taki başarısızlık İran’a örnek olur mu?

ABD’nin Irak’a dirlik ve düzen getiremediği muhakkak. ABD’nin çapsız yöneticileri, hesap kitap yapmayı beceremedikleri artık inkár götürmez hale gelen neo-con heyeti, sivil hayatlarını düzenleyemedikleri için para kazanmak için Irak’a giden, çoğunluğu çaylak ve hatta bazıları ruh hastası olan askerleri, Irak’ta hedeflenen her şeyin neredeyse ters sonucunu veriyor.

Irak bölünüyor ve İran hegemonyası altında Şii çoğunluğun her geçen gün etkinliğini artırması artık en büyük olasılık. Kürtler, bağımsız bir devlete adım adım ilerliyorlar.

ABD’nin Irak’ta yaşadığı kaosun İran’ın ekmeğine yağ sürdüğü de bir gerçek.

Ama, bazılarının yaptığı gibi ABD’nin Irak’ta yaşadığı sorunların "İran politikalarını" değiştireceğini ummak ise safdillik.

Ancak belki, ABD Irak’taki başarısızlığı nedeniyle İran operasyonunu geciktiriyor!

Hálá ısrarlıyım:

Bush, 2. dönemi bitmeden "İran meselesi"ni ya halledecek, ya halledecek!

* * *

Bana öyle geliyor ki; bazı kafalar Bush döneminin yönetim zaafları ile ABD’nin genel ihtiyaçlarını zaman zaman birbirine karıştırıyorlar.

ABD 21. yüzyıl hedeflerine Bush döneminde ulaşamazsa, başka bir başkanın büyük planı gündemden kaldıracağı katiyen umulmasın!

Nedir büyük plan?

Plan pozitif değil, negatif bir plandır. Plan bir hedefe ulaşma planı değil, başkalarının hedeflerine ulaşmasına engel olma planıdır.

Plan, 20. yüzyılda dünya imparatoru olarak dünyada en güçlü ülke olma konumunu elde eden ABD’nin, 21. yüzyılda bu liderliği kaybetmesi için beliren çok ciddi gelişmelere sekte vurma, engel olma gayretidir.

Plan, 20. yüzyılda olduğu gibi 21. yüzyılda da dünya imparatoru olarak kalma mücadelesidir.

* * *

Hangi faktörler ABD’nin dünya liderliğini zorluyor?

1) ABD’nin enerji tüketimi içinde ithalatın payı 2000 yılında takriben % 55 iken, eğer ABD "en büyük" kalacaksa bu pay 2025 yılında % 70’e çıkmak zorunda.

Diğer bir deyişle, ABD dünya enerji üretiminden aldığı payı 2025’e dek % 28 artırmak durumunda.

2) Aksi halde, hemen hemen tüm bilimsel tahminler, 2025 ile 2030 arasında mutlaka Çin’in ve belki de Hindistan’ın dünya ekonomik üretimi içindeki paylarının ABD’yi geçeceğini gösteriyor.

3) Çin+Hindistan 2025 yılından itibaren ABD+AB’den daha büyük bir ekonomiye sahip olacaklar. Çin+Hindistan çok büyük bir "stratejik ortaklık" hazırlığı içindeler.

4) Çin artık dünyada talebi en hızlı artan petrol tüketicisi, Rusya ise petrol arzını en fazla artıran ülke. Dünyadaki enerji üretim ve tüketimini doğrudan etkileyen bu iki gelişme, ABD’nin etki alanı dışında.

5) Euro, ABD Doları dışında "dünya parası" haline geldi. Euro ile petrol satılmaya başlanırsa ABD ile örneğin Türkiye arasında bir fark kalmaz.

* * *

Dünya petrol yataklarının % 64’ünün bulunduğu Ortadoğu’da, ABD’nin dümen suyunda hareket etmeyi kabul etmeyen rejimlere hayat hakkı tanıması eşyanın tabiatına aykırıdır.

Bu gerçek, ülkeyi hangi başkan yönetirse yönetsin, ABD bir başka ülke tarafından askeri alanda alt edilmedikçe değişmez.
X