Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Irak’ta 1946 seçimi...

<B>IRAK’</B>ta seçimler yapıldı. Hayırlı, uğurlu olsun... Böylece Irak halkı <B>‘seçim’</B> ne mene şeydir tanıdı sanırsınız değil mi?<br><br>Yok öyle bir şey... Siz dünyanın <B>diş geçirebilen</B> liderlerinin <B>Irak halkının cesareti ve demokrasi aşkı </B>konusunda söylediklerine bakarak <B>‘sahiden bir seçim yapıldığını’</B> herhalde düşünmüyorsunuzdur.

İsterseniz bir an için düşündüğünüzü var sayalım.

Öyle ya... Seçime 100 kadar parti katıldığına göre ‘seçmenlerin istedikleri partiyi ve istedikleri adayı seçme olanağına sahip oldukları’ zannedilebilir.

Oysa seçim öncesinde siyasi partiler seçmen önüne çıkıp da ‘Biz iktidara gelirsek şunu şunu yapacağız, şunu şunu da yapmayacağız’ türü bir laf edemediler ki...

Öteki partinin veya partilerin hangi politikaları yanlıştır, hangisi doğrudur gibi bir açıklama yapma olanağı yoktu ki...

Seçmenler siyasi partilerin politikalarını öğrenemediler de adaylarını öğrendiler mi?

Ne gezer... Adayların isimleri, hatta oy kullanacakları sandığın yeri bile seçmenden saklanmıştı. Gerçi ‘adayların ve görevlilerin güvenliği’ gibi ciddi bir gerekçeyle bu bilgilerin saklandığını söylemenin bir anlamı var...

Ama unutmayın... Türkiye gibi demokrasisi belli bir olgunluğa ulaşmış (son CHP Kurultayı rezilliği hariç) ülkede bile, ‘eroin kaçakçısı’ olduğu bilinen, ‘İki leşim var’ diye övünmekte sakınca görmeyen insanlar bile, aday ismi yazılı olmayan oylama ile Meclis’e girebiliyorlarsa, Irak gibi bir cinayetler, sabotajlar, ihanetler ülkesinde Meclis’e kim girmez?

O demektir ki adayın güvenliğini savunurken rejimin güvenliğinden vaz geçiyorsunuz.

Bitmedi... Bu, Başkan Bush demokrasisinde kullanılan oyların ayrımı konusunda verilen bilgiler de birbirini tutmuyor:

Bazı haberlere göre oy sayımını sandık görevlileri yapacak, bilgiyi bağlı olduğu merkeze verecek. Oradan da tüm sonuçlar Bağdat’taki Bağımsız Seçim Kurulu’na aktarılacak ve sonuçlar belli olacak. Ancak oy sayımının açıkta yani halkın denetimi altında yapılmasından söz eden yok. Yani bizim meşhur 1946 seçimi gibi, ‘açık oylama, gizli sayım’ metoduyla bir değerlendirme yapılıp icap eden şekilde sonuçlar açıklanacak.

Bazı bilgiler bundan da kötü, çünkü oy ayrımının Amerikalıların denetiminde (bu onlar tarafından anlamına gelebilir) yapılacağını ifade ediyor.

Tüm bunlara, özellikle seçimlere ilişkin haberlerin, orada demokratik kurallara ve gereklere çok uygun bir seçim yapılmış olduğu izlenimi vermesine rağmen biz, bu haberlerin gerçeği ne kadar yansıttığından emin değiliz. Çünkü resmi Amerikan ve İngiliz kaynaklarının Irak’a bir askeri saldırı başlatmak için uydurdukları yalanların etkisinden kendimizi kurtaramıyoruz. O nedenle de bu haberlere güven duymuyoruz.

Ama hiç yapılmamasındansa böyle de olsa bir seçimin yapılması iyi değil mi derseniz, altına imzamızı atarak deriz ki... Seçimin böylesi bile iyidir.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI