Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Irak’ın bütünlüğü asla bozulmamalı

    Sedat ERGİN
    03.02.2005 - 02:00 | Son Güncelleme: 03.02.2005 - 02:00

    ABD Savunma Bakanlığı’nın üç numaralı yetkilisi Douglas Feith, Türkiye’nin Irak için görüşünün çok önemsendiğini ve ABD politikalarında bunun dikkate alındığını söyledi.

    Feith, Irak’ın üniter devlet olarak kalması gerektiğini belirterek, ‘Yeni Irak Anayasası, Türkmenlerin, Kürtlerin ve diğer bütün grupların haklarının korunması açısından önemli sınav olacak’ dedi.

    PKK işi hemen bitmez

    ABD Yönetimi’nin Kuzey Irak’taki PKK tehdidinin ortadan kaldırılacağı yolundaki vaadini tutmamış olması Türk-ABD ilişkilerindeki en önemli pürüzlerden birini oluşturuyor. Washington, bu taahhüdünü yerine getirmek üzere askeri alanda hiçbir somut adım atmadı.

    Bizim Türkiye ile Kuzey Irak ve PKK teröristleri konusunda çok uzun zamandır sürmekte olan bir işbirliğimiz var. Türk makamlarıyla, askeri yetkililerle PKK sorunu hakkında konuşmaya devam edeceğiz. Bu kolay, kendini süratli bir çözüme bırakan türden bir sorun değil. Ama önemli bir sorun. Bu konudaki görüşmelerimiz sürüyor.

    ÇALIŞMIYOR DEĞİLİZ

    Osman Öcalan aylarca Musul’da oturdu. Kuzey Irak’ta Türk gazetecilere demeçler verdi. Ama Amerikan makamları kendisinin faaliyetlerini seyretmekle yetindi. Bir Türk gazetecisi Öcalan’ı bulup mülakat yapabiliyorsa, ABD istihbarat makamları nasıl olur da bulup, bir şey yapamazlar?


    PKK konusunda attığımız bütün adımları bu mülakatta sizinle tartışmamı beklemeyin. Bu konuda yaptığımız her şeyin açıkta bilindiğini de zannetmeyin. Siz, hiçbir şey yapılmadığını söylüyorsunuz. Ben ise size herhangi bir şeyin yapıldığını bilecek durumda olmadığınız söylüyorum.

    Oy kullanmaları çok etkileyici

    Türk tarafının Kerkük’te adil seçim yapılmadığı kaygılarını nasıl karşılıyorsunuz?

    Bütün korkutma kampanyasına rağmen milyonlarca Iraklı’nın sandığa gidip oy kullanmış olması çok etkileyici. İnsanlar hayatlarını tehlikeye atma pahasına oy kullandılar. Bu Irak’ta yeni bir siyasal sistemin, demokrasinin arzulandığının en önemli kanıtıdır ve cesaret vericidir. Aynı durumu Afganistan’da da yaşadık. Kerkük sorununun ise Iraklılar arasında çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bu, bütün oyuncuların kendilerini Iraklı görerek halletmeleri gereken bir mesele. Kerkük meselesinin istismar edilerek Irak’ın parçalanmasına yol açacak bir seyre girmesini arzu etmeyiz.

    Kerkük’te, bu kentte doğmamış olan binlerce Iraklı Kürt’ün de seçmen olarak kaydedildiği yolunda yaygın duyumlar var. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?

    En önemli olgu ile başlayalım. Irak, ABD’ye değil, Iraklılara aittir. Dolayısıyla bu tür sorunları çözüme kavuşturmanın yollarını da Iraklıların bulması gerekir. Tarihinde daha önce hiç seçim yaşamamış, yerleşmiş siyasi kurumları bulunmayan bir ülkede seçim yapmanın yarattığı o kadar çok sorun var ki. Bu tür sorunların çıkması kimseyi şaşırtmamalı. Bunun çözümlerini de Iraklılar bulmalı. Bütün mesele bu sorunlara medeni çözümler bulunması.

    ABD Irak’ta seyirci konumunda değil ki. Önemli konularda ağırlığınızı koyuyorsunuz.

    Seyirci değiliz, ama sahibi de değiliz. Kararları da Iraklılar almalı.

    Irak’ta Türk görüşü dikkate alınıyor

    Türk hükümetinin Kerkük’te yönetim Kürtlere geçerse buna seyirci kalamayacağı açıklamalarını nasıl karşılıyorsunuz?

    Türkiye’nin Irak’ta çok büyük çıkarları olduğunu biliyoruz. ABD’nin Irak politikası da, kısmen, Irak’ın hem Türkiye, hem de Türkiye ve ABD’nin ortak çıkarları açısından ortak önemini kavrayan bir bakışla şekillendirilmiştir. Irak’ın toprak bütünlüğünü savunurken en temel çıkış noktalarımızdan biri, bunun Türkiye açısından ne kadar önemli olduğunu bilmemizdir. Irak’taki gelişmelerin, örneğin Irak’ta düzgün bir hükümetin kurulması, bu ülkenin uluslararası camiaya katılması gibi gelişmelerin Türkiye açısından da olumlu olduğunu düşünüyoruz. Irak barış içinde yaşayan, refahını artıran bir ülke haline gelirse Türkiye de bundan en çok yararlanan ülkeler arasında yer alır.

    Doğal kaynaklar Irak halkının tümüne ait

    Barzani’nin bağımsız devlet kurma hakkına sahip oldukları ve Kerkük’ün Kürt kenti olduğu açıklamalarını nasıl karşılıyorsunuz?

    Bizim görüşümüz şudur: Irak halkının çıkarları, bölgede barış ve istikrarın gereği, bu ülkenin üniter bir devlet olarak kalması ve bütün Irak halkı için çalışan bir hükümete sahip olmasıdır. Burada kritik olan, siyasi sürecin ilerlemesiyle ülkede herkesin çıkarının dikkate alındığı, herkese siyasi sistem içinde rol düştüğü, herkesin sesini duyurabileceği, herkese adil davranılacağı yolunda genel bir kanaatin yerleşmesidir. Bu kanaat yerleştiği takdirde, bazı şahısların Irak’ın ulusal kimliği pahasına kendi özel çıkarlarını öne sürmeleri gibi durumlar da azalır.

    ABD’nin Türkmenlere bakışı?

    Onların çıkarları da Irak’taki siyasi sistem içinde güvence altına alınmalıdır. Önümüzdeki 9 ay içinde yeni Irak Anayasası oluşturulurken, Türkmenlerin, Kürtlerin ve diğer bütün gruplarını haklarının korunması en önemli sınav olacaktır.

    ABD, Irak’ın doğal zenginliklerinin Irak halkının tümüne ait olduğu ilkesinin yeraldığı bir metne imza atmıştı. Bu taahhüdünüz yerinde duruyor mu?

    Bu çok sağlam, doğru bir ilkedir. Aynı soruyu devamlı farklı açılardan soruyorsunuz, ama işin özü şudur: Mülkiyet konuları ya da seçmen kütükleri konuları Iraklılar arasında halledilmelidir.

    Florida’daki seçimde biz de mahcup olduk

    Ankara’daki resmi çevrelerde yaygın kanı şu: Kerkük’te seçmen kütüklerinin yazımı aşamasında bazı Kürt gruplar hile yaparak sayılarını fazla gösterdiler. Bu genel bir algılama. Bu aşamada hile yapılırsa, o zaman seçimler adil bir şekilde yapılmış sayılabilir mi?

    Bakın ayrıntıları bilmiyorum. Dolayısıyla spesifik suçlamaların doğruluğu hakkında bir şey söyleyebilecek durumda değilim. Çok köklü demokratik gelenekleri, gelişmiş siyasi kurumları olan ülkelerde bile seçimlerde sorunlar yaşanabiliyor. Biz de 4 yıl önce Florida’daki seçimlerde kendimizi mahçup hissettiğimiz bir durum yaşadık. Bu tür şeyler tabii ki arzu edilmez, düzeltmek için elinizden geleni yaparsınız, ama yine de bu sorunlar karşınıza çıkmaya devam eder. Bütün mesele, bu sorunları çözmek ve gereken dersleri çıkartmaktır. Bu tür sorunlar, seçim egzersizinin tümünü geçersiz kılmaz. Bu tür durumlarla çok olgunlaşmış siyasi süreçleri olan ülkelerde bile karşılaşıyorsunuz.

    ‘Laikliği sulandırmak’ çok gülünç bir görüş

    Türkiye’de Washington’daki bazı şahsiyetlerin Türkiye’deki laik yapıyı sulandırarak ılımlı İslam’ı yerleştirmeye çalıştığı yolunda yaygın kanaat var. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?

    Laikliği mi sulandırdığımızı söylüyorsunuz? Bu görüşün karşısında sözlerimi çok dikkatli seçmem gerekiyor. Saçma mı demeliyim, yoksa gülünç mü?

    IRAK KONUSUNDA FARKLI DÜŞTÜK

    Türk-ABD ilişkilerinin içinde bulunduğu durumu nasıl görüyorsunuz? 1 Mart geride kaldı mı?


    Bazı sorunlar geride kaldı, ama bazıları için aynı şeyi söyleyemem. Bazı konularda hala görüş ayrılıklarımız var. Bunu Türkiye’de Irak’la ilgili yapılan kamuoyu yoklamalarında da görebiliyoruz. Kamuoyu ve hükümet politikaları düzleminde bazı önemli görüş ayrılıklarımız var. Ama bu durum ilişkimizde bir çatlamaya yol açmıyor. Biz Türkiye’nin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Irak’ta yaptıklarımızın Türkiye’de daha iyi anlaşıldığını ve sempatiyle karşılandığını görmeyi arzulardık. Tartışma yaratan konuların aslında hem Türkiye, hem de ABD’nin çıkarına olduğunu düşünüyoruz. Çok sayıda Türk’ün böyle görmemesi kaygı verici. Bu bir sorun.

    İKİMİZDEN BİRİ HATALI, AMA KİM?

    Ben onların yanıldıklarını, Irak’taki politikalarımızın etki ve sonuçlarının Türkiye’nin yararına olduğuna inanıyorum. Benim buraya gelip bu konuları görüşmem bu nedenle önem taşıyor. Türkler bizim kendileri aleyhine davrandığımıza, biz ise her iki tarafın da çıkarına hareket ettiğimize inanıyorsak, o zaman ikimizden biri hata yapıyor demektir. Bizim Türkiye’nin aleyhine bir şey yapmamız söz konusu değil. Ama böyle bir algılama varsa, demek ki biri hata yapıyor. O zaman oturup konuşmamız gerekiyor. O nedenle buradayım.

    Sedat Ergin hastanedeki odasında yazdı

    ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Douglas Feith, hafta başında Ankara’daydı. Hürriyet’in Ankara Temsilcisi Sedat Ergin’le de önceki gün bir araya geldi. Ergin, röportajı yaptıktan sonra büroya dönüp yazısına başladığında rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı. Ergin, yarım kalan yazısını, dün hastanedeki odasında tamamladı.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı