Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İPEKTEN BİR ŞAL!

Tan ağarırken uyandım bir anda.

Gazeteye gitmek için uyanıp, hazırlanmama iki saat vardı oysa.

 

Kalktım.

 

Çok erken saatte nasıl böyle kolayca uyanabildiğime şaşırdım.

 

Pencereden baktım.

 

İstanbul daha yeni yeni güne başlıyordu. Balkona çıktım, soğuktan ürperdi içim, aldırmadım.

 

Şehri seyrettim. O saatte tek tük geçen arabaları, gökyüzünü, çatıları, çatılara konan kuşları seyrettim bir süre. Kuşların yerinde olmalıydım belki de, bu düşünce geçti aklımdan.

 

Kuşların yerinde olmak…

 

Uçmak, özgürce, göz alabildiğine, kanat çırpmak bilinmezlere, bir yerlere, uçsuz bucaksız duygularla…

 

Kuş olup uçmak ya da bir kelebeğin kanadında…

 

Hayatı yaşamak; hesapsızca, çılgınca, kaygılar, endişeler olmadan…

 

İçimden geldiği gibi…

 

Bu düşüncelerin ardından; ara ara zorlayan hayatı, umutlarımı, hayallerimi ve ulaşmak istediğim hedeflerimi düşündüm.

 

Ki hayat; bir günde, bir anda dibe çekerken, bir anda da bulutları bile geride bırakırcasına mutluluktan uçurabiliyor insanı.

 

Gülümseyecek halim yoktu. Ama her şeye rağmen inatla gülümsedim.

 

Goncanın güle, gecenin sabaha, kışların bahara döndüğünü düşünerek…

 

Çünkü ancak bu şekilde hayata sarılabilir, önüme çıkan engeller dışında prensiplerimden taviz vermeyerek; umutlarıma, hayallerime biraz daha yaklaşmak, yaklaşabilmek için yeni çalışmalarda, yeni atılımlarda bulunabilirim.

 

Gökyüzüne baktım, bir tane yıldız çarptı gözüme, günün aydınlığına karışmak üzere olan, ama inatla parlayan. Bu görüntüden sonra aklıma gelen şu oldu:

 

Hayatın yeni günleri bana ne getirecek acaba?

 

Hayaller, hedefler, huzur mutluluk ve aşk…

 

Bilemiyorum.

 

Bunu yaşayıp göreceğim, göreceğiz.

 

Acısıyla tatlısıyla, hüznüyle, sevinciyle, aşkıyla yalnızlığıyla, coşkusuyla, tutkusuyla…

 

Ama vakit şimdi!

 

Gülümsedim İstanbul’a, umutlarıma, hedeflerime, aşka, sevgiye, yeni güne…

 

Bu yeni gün ki; 19 Kasım…

 

Sabahın 8’inde başlayıp akşam 22:00’ye kadar aralıksız süren telefon trafiği, bana yaşatılan incelikler, gelen yüzlerce mail ve akşam da yemek - müzik eşliğinde, arkadaşlarla geçen keyifli sohbet, pastalar, mumlar, şerefime kaldırılan kadehler…

 

Bir günlüğüne de olsa böyle içten, böyle yoğun sevgi seliyle karşılaşmanın hazzı, mutluluğu anlatılmaz…

 

Sevginin, omzuma ve de kalbime ipek bir şal gibi sarılması…

 

İnsanın, çok ama çok kişi tarafından bu kadar çok sevildiğinin farkına varılması…

 

Kelimeler yetersiz kalıyor inanın.

 

Yaşadığım tüm güzel şeylerim, mutluluklarım, dostluklarım, yazdıklarım, okuduklarım, ulaştığım hedeflerim, ulaşmak için çalışacağım hayallerim ve kalbime anlam katan ve bana nefes aldığımı hissettiren aşk adına diyorum ki:

 

İyi ki doğmuşum :)                                                  

 

                                                                     MELİKE BİRGÖLGE

 

 

X