Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İntihar eden işçinin geride bıraktığı dram

    Çiğdem TOKER/ANKARA
    25 Şubat 2005 - 09:44Son Güncelleme : 25 Şubat 2005 - 09:44

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda temizlikçi olarak çalışırken 8 milyarlık kredi kartı borcu nedeniyle intihar eden Murat Akkavak, geride perişan bir aile bıraktı.

    Murat Akkvak’ın ailesi, tuvaleti dışarda bir gecekonduda yaşıyor ve olaydan sonra bir oğlu, aileyi geçindirmek için okulunu bırakıp haftalığı 40 milyona işe girdi.

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda (BDDK), taşeron firma İŞMER’e bağlı temizlik işçisi olarak çalışırken, 8 milyar liralık kredi kartı borcu nedeniyle, 21 Ocak günü yaşamına son veren Murat Akkavak’ın intiharı geride perişan bir aile ve düşündürücü bir dram bıraktı. Nursen Akkavak, eşinin intiharını nasıl haber aldığını şöyle anlattı:

    ‘Bana hiçbir şey anlatmazdı. Sadece ‘1.5 milyar lira kredi kartı borcum var’ demişti. Kurban Bayramı’ndan önce, çalışmış. Sonra kahveye gidip kumar borcunu ödemiş. Sabah 09.00 gibi annesini aramış. ‘Ben kendimi asacağım, çamlıktayım’ demiş. Annesi de ‘Camideyim’ anlamış. Bütün camileri aradık ama bulamadık. Sonra da haber geldi. Mühye Köyü’nde ağaca asmış kendini.’

    Murat Akkavak’ın Seyranbağları’nda, 17, 16 ve 13 yaşlarındaki üç çocuğuyla tuvaleti dışarda, 2 odalı kiralık bir gecekonduda yaşayan eşi Nursen Akkavak, geçim sıkıntısıyla boğuşuyor. Akkavak’ın eşinin ölümüne kadar 3 çocuğu da okuyordu. Çocukların en büyüğü olan Tahmine (17) lisede. O sırada okula gitmeye hazırlanan kocaman gözlü Tolga (13) yedinci sınıf öğrencisi.

    40 MİLYON HAFTALIK

    Babalarının ölümünden en doğrudan etkilenen ise bu yıl liseye başlayan 16 yaşındaki Ferdi oldu. Ferdi, babası ölünce okulu bırakarak bir markette haftalığı 40 milyon liraya çalışmaya başladı. Eve giren tek gelir de bu.

    ‘Hepsi okurken neden Ferdi’yi seçtiniz?’, soruma, ‘Bakkala gidip ekmek istesem veren olur mu? Eve bir tek o ekmek getirebilirdi’ diyor.

    Akkavaklar, ailece Ardahan’dan gelmişler. Nursen Akkavak’ın okuma yazması da yok, düzenli bir geliri de. Daha önce evlere temizliğe gitmiş. Ancak bel fıtığı çıkınca işi bırakmış. Biz görüşürken iki ablası da evde. Nasıl geçiniyorsunuz sorumuza ‘Yardımcı oluyorlar’ karşılığını veriyor.

    Duvarında aile büyükleri ve Hz. Ali’nin resimleri bulunan gecekondunun kirasını üç aydır ödeyemiyorlar. Ev sahibi daha dün gelip birikmiş borçlarını istedi. Nursen’in ablası ‘Hiç anlayıp dinlemiyorlar ki’ diyor.

    40 MİLYON HAFTALIK

    Ailenin küçük oğlu 13 yaşındaki Tolga’ya derslerini sorduğumuzda gülümseyerek ‘iyi’ diyor. Tolga iyimser bir çocuğa benziyor. Peki okul dışında? Futbol oynamayı çok seviyormuş. Zaten ya futbolcu ya da subay olmayı planlıyor.

    Yaşını sorduğum Nursen, ‘44’ deyince Tolga atılarak ‘Sen yanlış söyledin. 35 yaşındasın’ diyor annesine. Nursen mahçup gülümsüyor. Ama gülümsemesi kısa sürüyor. Gazetelerde haberi çıktı diye eşinin yakınlarının kızdığını anlatıyor. Belli ki çok çekiniyor. ‘Bir işin olursa Ferdi tekrar okula dönebilir mi?’ diyorum. Belki anlamında bir yüz ifadesiyle bakıyor.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı