Intersport, ‘dünya markası rüyası’ gördü, Türkiye’yi merkezine koydu

Demet CENGİZ BİLGİN
21 Aralık 2009 - 00:00Son Güncelleme : 21 Aralık 2009 - 09:20

Dünyanın en büyük spor perakendecisi Intersport, mağazacılıktaki ismini spor giyim markası olarak güçlendirmeye hazırlanıyor.

9 milyar Euro cirolu Intersport’un CEO’su Franz Julen “Dünya markası olma hayalinde ve büyümemizde hem kendisi hem de kapısı olduğu coğrafyayla Türkiye çok önemli bir noktada” diye konuştu.

İSVİÇRE merkezli Intersport, 37 ülkede 5 bin mağaza ve 8.9 milyar Euro ile dünyanın en büyük spor perakendecisi. Avrupa’da yüzde 19 pazar payına sahip olan ve en yakın rakibinin iki katı ciro yapan Intersport’un sadece Almanya’daki satışları 2.3 milyar Euro’yu aşıyor. Almanya’nın ardından en büyük pazarları Fransa, İtaya ve Kanada. 1999 yılına kadar sadece Avrupa ve Kanada’da güçlü olan Intersport, o yıl Doğu Avrupa ile yönünü Doğu’ya çevirdi. Gelecek 10 yılda ise Ortadoğu’da büyüme planları yapıyor. Kuveyt ve Dubai mağazaları çoktan açıldı bile. 2010 yılında Güney Kore faaliyetlerine başlayacak ve 2016’da 45 ülkede 12 milyon Euro ciro yapan bir grup olmak istiyor. Bu hedeflerin tutması için Çin’de büyümesi gerektiğinin farkında. Intersport International CEO’su Franz Julen, global büyüme planlarının tutması için Çin gibi Türkiye’ye de gerek olduğunu söylüyor. Franz Julen, kendi ailesinin yanında, çocukluk arkadaşı Zermatt (sadece 5 bin kişinin yaşadığı ve 2.5 milyon turist ağırlayan İsviçre’nin milyarlarca Euro turizm gelirine sahip kayak merkezi) Valisi Christoph Bürgin ve ailesiyle yaptığı gizli İstanbul gezisinde sorularımızı yanıtladı.
Türkiye’de Latin havası
*  Yeni stratejiler benimsediğinizi söylüyorsunuz. Neler yapıyorsunuz?
-  Faaliyette bulunduğumuz 30 ülkede çok güçlüyüz. Her ülkede yerel rakiplerimiz var. Biz franchise ortaklarımızla 40 yıldır çok iyi bir işbirliği içindeyiz. Kazan-kazan formülü geçerli. Nike, Adidas gibi markalarla da güçlü işbiriğimiz var. Intersport bir spor perakendecisi ama biz Intersport’u dünyanın en ünlü markalarından biri yapmaya karar verdik. Private label (market markası) denilen kendi ismimizi taşıyan ürünerimiz var. Buların cirodaki payını yüzde 25’e çıkarmayı hedefliyoruz. Ana markalar arasında bir boşluk var. Biz işte tam oraya talibiz.
*  Türkiye Avrupa’dan biraz farklı tabii ki. Buradaki performanstan memnun musunuz?
-  Türkiye çok önemli bir pazar. Çok çok önemli bir ülke. Oldukça sportifsiniz de. Intersport’u dünya markası yapma hayali içinde Türkiye çok önemli bir yer tutuyor. Hem kendisi hem de kapısını tuttuğu coğrafya bakımından. Büyüme stratejimiz içinde çok önemli bir noktada. Türkiye rahatlığın ve biraz Latin rüzgarının hakim olduğu bir ülke. İtalya, İspanya ve Yunanistan’a benziyor.
İki çorap parası
*  Nasıl bir benzerlik bu?
-  Türk spor ürünleri ve kıyafetleri 600 milyon Euro’luk bir pazar. Türkiye’de kişi başı harcama 10 Euro kadar. Yani iki çorap parası. Satışlarımızın yüzde 40’ı ayakkabı ve bu ayakkabıların yüzde 90’ı sporda kullanılmıyor. Koşu ayakkabısıyla yemeğe gidiliyor. İşte bu yönüyle benziyor. Almanya’da alınan koşu ayakkabısı sadece sporda giyilir. Bu önemli bir potansiyele de işaret ediyor aslında. Türkler’i daha fazla spor yapmaya çekmek istiyoruz. Almanya, Fransa kadar olgunlaşmış, doymuş bir pazar değilsiniz. Türkiye’ye geldiğimizde ya küçük marka ya da aile mağazaları vardı. Bu kadar büyük metrekarelerde spor mağazalarını ilk biz açtık.
Agresif planlar değişti
*  Türkiye’de ekonomik krizi nasıl hissettiniz?
-  Başlangıçta daha agresif planlar vardı ama kriz nedeniyle bunları revize etmek zorunda kaldık. Fakat şartlar düşünülünce varılan netice de sevindirici. Son bir kaç yıl kolay geçmedi. Burası bütün ürünleri Euro ile alıyor. Fakat tüm dünyada yaşanan ekonomik ve finansal gelişmeleri dikkate alınca Türkiye’nin performansından çok memnunuz. 2008 yılında 6 mağaza, bu yıl 8 mağaza açmış olacağız. 2009’da Türkiye cirosu 25 milyon Euro.

Geleceğin trendleri: Spor eğlence için yapılacak, kadınlar ve yaşlılar öne çıkacak

*  Yaptığınız bir araştırmaya göre insanlar artık sporu eğlenmek için yapıyorlarmış. Bu araştırmadan çıkan başka ilginç bulgular neler?
-  Biz 7 ülkede 10 bin kişi ile görüşerek bir araştırma yaptık. Gördük ki spor yapma nedenleri değişiyor. Artık insanlar sporu profesyonellik ya da performans odaklı değil iyi vakit geçirmek, sosyalleşmek ve eğlenmek için yapıyor. Biz zaten performans odaklı kesimde lideriz ama saate bakıp takıntılı bir şekilde spor yapmayan bu kitleyi de unutmamalıyız. Gelecek nesil bunlar çünkü. Biraz spor yapayım hem de eğleneyim diyorlar. Ayrıca 3 trend şirketiyle çalışıyoruz. Geleceğin trendleri şöyle: Avrupa yaşlanıyor. Fiyattan çok kaliteye odaklanan spor yapan yaşlılar dikkate alınmalı. Kadınların rolü artacak. Yani eğlence için spor, yaşlılar ve kadınlar.

ABD’ye girmeye çalışmak para ve zaman kaybı

*  Hazır krizde yeni pazarlara açılmak kolaylaşmışken ABD’ye girmeyi düşünüyor musunuz?
-  ABD pazarı çok gelişmiş. Fiyat hassasiyeti çok yüksek. Pek çok perakendeci ABD’ye girmek için uğraşıyor ama bana sorarsanız boşuna zaman ve para harcıyorlar. Gidip tek tek mağaza açamayız. Organik büyüme mümkün değil. Ancak satınalma ile girilebiliriz Fırsat çıkarsa değerlendiririz. Rusya’da krizin getirdiği fırsatları değerlendiriyoruz.

O’Neill Türkiye’de mağaza açacak

INTERSPORT Türkiye CEO’su Levent Yarcan; sörf, kayak ve spor giyim markası O’Neill’in Türkiye’de kendi mağazalarını açma kararı aldığını söyledi. Yarcan şu bingileri aktardı: “O’Neill tüm dünyada mağazalaşma kararı aldı. Türkiye mağazalarını birlikte açacağız. Lisans anlaşması yapma durumumuz var. Franchise vermeyi de planlıyoruz. 2010 yılında 3-4 mağazayla başlıyoruz. Öncelikle büyükşehirler sonra da Marmaris, Göcek, Bodrum gibi bölgelerde mağaza açacağız. Açılacak mağazalar için 2 milyon Euro yatırım yapılacak.”
İran kayakta bizden ileri
Türkiye’nin çok fazla spor yapılan bir ülke olmadığını; spor harcamalarının çok düşük olduğunu belirten Yarcan, geneç nüfusun aslında önemli bir büyüme vadettiğini söyledi. Türkiye’nin kayaktaki potansiyelinin Avrupa’nın çok daha üstünde olmasına rağmen bunu değerlendiremediğine dikkat çeken Levent Yarcan, “Kayakta sadece Erzurum’un Fransa’nın tamamı kadar potansiyeli var. Ancak bunu değerlendiremiyoruz. Eğitmen açığımız da oldukça büyük. İran’da 200 lisanslı kadın kayak hocası olmasına rağmen Türkiye’de 20 kadın hocamız bile yok. Rollerblade, tenis raketi, snowboard İran’da Türkiye’den daha fazla satılıyor” diye konuştu. Yarcan, kişi başı harcamanın 20 Euro’ya çıkmasının pazarı 2 kat büyüteceğini vurguladı.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı