"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

İnsan hayatı uzuyor uzadıkça güzelleşiyor

1900’lü yılların başında doğan biri olsaydınız, 40’lı, 50’li yaşlara kadar yaşamayı bekleyebilirdiniz. Eğer çocukluk çağı hastalıklarından birine yakalanmadan 60’lı yaşlara ulaşmayı başarsaydınız, bu süreye en fazla 10 yıl daha ekleyebilirdiniz.

2000’li yıllarda doğan çocuğunuzun yaşam süresi beklentisi ise 75-80 yıla ulaştı. 65 yaş sonrası için kazandığı "bonus" yıllar da 15-20 yıla yaklaştı.

İÇİNDE bulunduğumuz yeni bin yılda ortalama yaşam süresi beklentisi, hayli arttı. Ama ne yazık ki uzayan gençliğimiz değil yaşlılığımızdır. Bebeklik, çocukluk, ergenlik, ve gençlikte geçirdiğimiz süreler pek değişmedi. Yaşlılık sürecindeki uzamanın refah düzeyinin yükselmesi, koruyucu tıbbın etkinleşmesi, eğitimin yaygınlaşması, teknolojinin artması ve daha pek çok şeyle bağlantısı var.

YAKIŞAN YAŞLILIK

Yaşlanma herkeste farklı bir seyir gösteriyor. Yaşlanma sürelerimiz ve biçimlerimiz oldukça farklı. Bu faklılıkta hayatı algılama, yorumlama ve ondan yeni hayatlar yaratma yeteneklerimizdeki farklılık önemi bir rol oynuyor. Yaşlandıkça sadece bedensel değil, ruhsal yönden de farklılaşıyoruz. Yaşlılık kimilerini üzerken, kimilerine yakışıyor! Yaşlanma bazıları için hayatın zorlanışı, bazıları içinse doğal akışıdır!

Nasıl yaşlanacağımızı belirleyen 4 temel faktör var: Genetik mirasımız, yaşam tarzımız, çevresel etkenler ve şansımız! Bunların birleşimi yaşam süremizi, kalitemizi, yaşlanma biçimimizi belirliyor. Bu etkenlerden şansımız dışında kalanların tümü az veya çok kontrol edilebilir şeyler.

Genetik mirasın mutlak bir kader değil, değiştirilebilir bir şey olduğunu sıksık anlattık. Tamamen değilse bile bir ölçüde değiştirilebileceğini örnekleriyle gösterdik. Ailenizden miras hastalıklara hipertansiyona, şeker hastalığı veya kalp damar hastalığına karşı alınabilecek pek çok önlem olduğunu siz de biliyorsunuz.

DEĞİŞTİRMEK ELİNİZDE

Çevresel koşulların iyileştirebileceğini kanıtlayan örneklerin sayısı da az değil. Güneşten korunmanın cilt kanserini, sigara dumanı ve asbestozdan korunmanın akciğer kanserini, temiz su içmenin infeksiyon hastalarını önlediğinden kuşku duymuyorsunuz.

Yaşam tarzı seçimlerinizin hayat kalitesine ve süresine etkisi ise inanılmaz boyutlardadır. Kötü beslenip yanlış besinler seçenlerde hipertansiyon (aşıtı tuz tüketimi), koroner kalp hastalığı(fazla doymuş yağ ve kolesterol yüklü besin kullanımı) ve şeker hastalığının (aşırı kalori tüketimi, kilo fazlalığı ve obezite) daha kolay oluştuğunu bilmeyenimiz pek az!

ŞANS FAKTÖRÜ ÖNEMLİ

Şans faktörü önemli, hem de çok önemli bir etkendir. Şans faktörü tümüyle sizin dışınızda da gelişebilir, sizin çanak tuttuğunuz süreçlerin eseri de olabilir! Şansın önemli bir kısmı da bizimle ilgili olmalıdır. En azından şanssızlık sonucu oluşabilecekleri azaltabilmek bizim elimizdedir. Emniyet kemeri takmak, uykusuz veya alkollü araba kullanmamak, bisiklet, motosiklet kullanırken kask takmak, kondom kullanmak ,düzenli aşı yaptırmak ve daha pek çok sıradan tedbirin şanssızlık sonucu başımıza gelebileceklerin zararını azalttığından kuşkunuz var mı?..

Kısacası hayatımızı tümüyle olmasa da önemli ölçüde biz yönetiyoruz. Kararları biz alıyor, biz uyguluyor ya da uygulamıyoruz! Doğru ve yanlış seçimlerimizin çoğu bizimle ilgili. Yaşlılığı nasıl karşılayıp nasıl yaşlanacağımızı, nasıl bir yaşlılık süreci geçireceğimizi de bu kararlar ve uygulamalarımız belirliyor.

Doğru kararlar alıp iyi ve güzel yaşlanın. İşi şansa bırakmayın.

BİR ÖNERİ

DOKTOR İTHAL EDELİM Mİ?


Hastalıklara tanı koymaya ve onları tedavi etmeye odaklı modern tıp, en önemli eksikliğinin koruyucu tıbba önem vermemek olduğunu geç de olsa fark etti. Daha çok ve daha sık hastalanan toplumlar, daha çok doktora ve daha pahalı tıbbi çözümlere ihtiyaç duymaktadır. İlaç harcamalarımızın 2004 yılına oranla 2005’de neredeyse yüzde 30 arttı.

Hastalara doktor yetiştiremediğimizden yurt dışından doktor ve hemşire ithal etmekten söz ediyoruz!

Hastalıkları tedavi etmek yanında daha az hastalanmaya, bunun için de koruyucu tıbba yatırım yapmaya, daha sağlıklı bir toplum yaratmaya çalışsak daha iyi olmaz mı? Sağlık sorunlarımıza ithal çözüm arayanlara duyurulur:

Koruyucu tıbbı öncelemek en etkili ve ucuz çözümdür.

AKLINIZDA OLSUN

YAŞLANMA SÜRECİNİN 10 DOĞAL SONUCU


Siz yaşlandıkça bedeninizde bazı doğal değişimler olacaktır. İşte onlardan başlıcaları:

Sistolik kan basıncınız artar.

Beyninizdeki sinir hücreleri bozulur ve azalır.

Böbreklerinizin zararlı maddeleriz süzme yeteneği düşer. Mesanenizin idrar biriktirme yeteneği azalır.

Akciğerlerinizin azami nefes alma kapasitesi düşer, oksijen değişim kapasitesi bozulur.

Kalbiniz büyür, oksijen tüketme kapasitesi azalır, her kasılmada bedeninize pompaladığı kan miktarı düşer.

Kas ve kemik kütleniz azalır, yağ kütleniz artar.

Bellek kapasiteniz azalır.

Uyku süreniz kısalır, uyku kaliteniz azalır. Kesintisiz ve dingin, derin uykunuz bozulur.

Cinsel arzularınız azalır.

Egzersiz toleransınız düşer, daha az çalışır, çabuk yorulur, zor dinlenirsiniz.
X