İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek?

Sheffield Üniversitesi’nde son yapılan bir araştırma insanlarda evrimin kesinlikle devam ettiğini ve bu olgunun artık sorgulanmasının gereksiz olduğunu ortaya koyuyor.

Hürriyet Haber
27 Ekim 2015 - 14:38:14

Aslında Hardy-Weinberg Denge Kuralı’na göre evrim mekanizmalarından en az biri genetik popülasyon içinde etkili olduğu sürece, evrimsel değişiklik matematiksel bir gerekliliktir. Bu mekanizmalar mutasyon, rastgele olmayan çiftleşme (cinsel seçilimi de kapsar), gen akışı, genetik sürüklenme veya doğal seçilimdir.

Bunların ilk dördünün devam ettiği açıkça görülüyor. Sheffield çalışmasının da kanıtladığı gibi doğal seçilim de etkisini sürdürüyor. Ancak bu noktada olaya başka bilinmeyenler de ilave oluyor:

Evrim devam ettiğine göre insanlar gelecekte neye benzeyecek?

Gelecekteki evrimsel değişiklikler hakkında tahminde bulunmak teknik açıdan doğru olmasa da (çünkü evrimin bir hedefi yoktur; gelecekte ne gibi koşullara maruz kalacağımızı, hangi ortamlarda yaşayacağımızı kesin olarak bilemeyiz), bugünkü gidişata bakarak yakın gelecekte neler olacağı hakkında akıllı bir tahminde bulunabiliriz:
 
İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek


TEKNOLOJİ YARDIMI İLE KENDİ KENDİNİ GELİŞTİRME:

İnsanlar zaman içinde teknolojiden yararlanarak kendi üzerlerinde evrimi zorlayacakları bir noktaya gelebilirler. Bu gerçek anlamda kendi kendini ıslah etme anlamına geleceği gibi, biyonik organlar veya gen seçilimi yoluyla da olabilir. Örneğin anne baba adayları doğacak çocuklarının özelliklerini doğumdan önce seçebilirler. Eğer bu uygulamaya izin verilirse özellikle gen seçilimi “tasarım bebekleri” alanında bir patlamaya yol açabilir. Bu bebeklerde istenmeyen özellikler ve hastalıklı genler temizlenmiştir. Yaygınlaştığı takdirde bu uygulamaolumsuz insan özelliklerini ortadan kaldırabilir.
 
DAHA BÜYÜK/DAHA KÜÇÜK KAFATASI:

İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek

Kafatası hacmi ile ilgili tahminler başlıca iki düşünce akımına dayanır. Çok sayıda bilim insanının savunduğu “küçük kafatası” tahmini, insan kafatası hacminin üst sınıra dayandığını ve insanların daha büyük kafatasına sahip olmalarının imkânsız olduğunu iddia eder. Bunun nedeni normal doğumda annenin fizyolojisinin daha büyük bir kafanın geçişine izin vermemesidir. Bu nedenle pek çok bilim insanı daha büyük bir kafanın doğumu imkansızlaştıracağına inanıyor. Daha büyük bir kafa anneye zarar verecek daha da kötüsü ölümüne yol açabilecektir. Bu açıdan kafa boyutlarının aynı kalması, hatta zaman içinde küçülmesi kaçınılmazdır.

Ancak bu görüş sezaryen uygulamasını göz ardı ediyor. Günümüzde doğacak bebeğin kafası normalden büyükse zaten sezaryen ile doğurtuluyor. Kimileri sezaryen ameliyatlarının doğal doğumlardan daha tehlikesiz olduğunu düşünse de, bu uygulamanın ancak hastane ortamlarında yapılabilmesi çok önemli bir engel oluşturuyor. Büyük kafataslı insanlar, sezaryen koşullarını yaratamadıkları anda yok olmaya mahkûmdur.

AYAK PARMAĞI SAYISINDA AZALMA:

İnsanlar iki ayağı üzerinde yürümeye başlamadan önce ayak parmakları, aynı el parmakları gibi kavrama yeteneğine sahipti. Tırmanma, kavrama eylemleri yerine yürüme alışkanlığını kazandığımız andan itibaren ayak parmakları yavaş yavaş bugünkü boyutlarına indi. Bugün en küçük dalı bile kavrama yeteneğine sahip değiliz.

İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek
 
Dolayısıyla beşinci en küçük parmağın giderek küçülmesi bu sürecin bir habercisidir. Bu arada diğer parmaklar, özellikle de büyüğüyalnızca denge ve yürümeyi sağlar. Küçük parmak bugün işe yaramıyor ve bu parmağı olmadan insanlar hiçbir sıkıntı yaşamıyor. Bugün küçük parmak – ayakkabıların içinde sıkışıklık yaratmak, yolumuzun üzerindeki nesnelere çarpmak gibi – yalnızca sorun yaratıyor. Dolayısıyla insanların zaman içinde dört ayak parmağının kalacağını söyleyebiliriz. Kaldı ki hayvanlar da evrim sonucu bazı parmaklarını yitirmişlerdir.
 
KÜÇÜK DİŞLER:

En yakın zamanda beklenen değişiklik akıl dişlerinin yok olmasıdır. Bu dişler bugün modern insanlarda işe yaramıyor. Ve bazı etnik gruplarda bu dişler hiç çıkmıyor. Bunun dışında dişlerimizin giderek küçüleceğini söyleyebiliriz. İnsanlarda dişler bugüne dek evrimi boyunca küçülme eğilimi gösterdi. Fosil kayıtlarına göre son 100 bin yıl içinde dişlerin yarı yarıya küçüldüğü ve buna bağlı olarak çenenin de küçülmüş olduğu görülüyor. Bu gidişatın devam etmesi çok büyük bir olasılık.
 
İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek
  
BEYİNDE BAĞLANTI BOLLUĞU:

Teknoloji şimdiden belleğin çalışma şeklini değiştirmiş bulunuyor. Maksimum verimliliği yakalamaya çalışan insan beyni, tipik olarak bilginin kendisini değil, bilginin depolanmış olduğu yeri hatırlar. Bir kitabın nereye konulmuş olduğunu hatırlamak, kitabın içindekileri hatırlamaktan daha kolaydır. Ve internet çağında bu zihinsel tuhaflığın önem kazanması normaldir. Bir şeyi hatırlamaya çalışırken beyin “o şeyin” nerede olduğunu hatırlar –internette, google’da, wikipedia’da vb.- Teknoloji geliştikçe beyinler verimliliği en üst düzeye çıkartmak için gerekli uyumu gösterecektir.

İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek

 VÜCUT TÜYLERİNİN YİTİMİ:

İlk insanların vücudunu kaplayan tüylerin bugün çoğunu yitirmiş bulunuyoruz. Bu eğilimin zaman içinde devam edeceğini varsayarsak bugün sahip olduğumuz tüylerin de döküleceğini söyleyebiliriz. Özellikle kadınların, vücutlarının belirli bölgelerinde tüy olmadığı zaman cinsel açıdan daha çekici oldukları inancı yaygındır. Dolayısıyla bu tüylerin gelecekte hiç çıkmayacağını söylemek yanlış olmaz. Aynı şey erkekler için de geçerlidir. Ancak erkeklerde vücutlarının kılsız olması yönünde bir sosyal baskı bulunmadığı için, bu süreç daha uzun sürebilir.
 
UZAYAN BOYLAR:

İnsanlarda boy uzunluğu son iki yüzyıldır hızlı bir şekilde uzuyor. Yalnızca son 150 yılda türümüzün ortalama boyu 10 cm kadar uzadı. Boy uzamasının ardındaki en belirgin itici güç yiyecek bolluğu ve çeşitliliğinden pek çoğumuzun yararlanabilmesidir. Açlık uzun
boyun önündeki en önemli engeldir. Bir çocuk ne kadar sağlıklı beslenirse, o kadar sağlıklı gelişir ve boyu uzar. Yiyecek sıkıntısı yaşanmadığı sürece boyların uzaması devam edecek. Bunun sınırını evrim belirleyecek.
 
 İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek

 

ZAYIFLAYAN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ:

Hayatta kalmak için insanların ilaçlara bağımlılığı arttıkça, insanların bağışıklık sistemlerinin yavaş yavaş zayıflayacağını öngörebiliriz. Bunu açıklamanın en iyi yolu hormonlarla ilgili örnektir.

Gelecekte ilaç destekleri yardımıyla hormonlarınızı düzenlediğinizi bir düşünün. Zaman içinde vücudunuzun bu desteklere bağımlı hale geldiğini, destekler olmadan düzen kuramadığını tahmin edebilirsiniz. Hormonları yaratan süreçlerin hayatta kalma konusundaki rolleri giderek azalır, çünkü nasılsa dış destekle hormonlar  düzenlenmektedir. Binlerce yıl sonra insanlar öyle bir noktaya erişirler ki, hormonlar organik olarak vücudun içinde üretilmez. Bu örneği biraz daha genişletebiliriz: İnsan vücudu hayatta kalmak için tümüyle dışarıdan gelen desteklere muhtaç hale gelebilir. Dolayısıyla vücudun iç fonksiyonlarının büyük bir kısmı işlevsiz kalır. Bu durumda ilaçlar tüm mikroplarla başa çıkabildiğine göre güçlü bir bağışıklık sistemine ihtiyacınız kalmaz.

ETNİK FARKLILIKLARIN SONU:

Çok kültürlülük modern toplumlarının özüdür. Kültürlerin birbiriyle iç içe geçmesi sürdükçe insanların tek bir etnik gruba evrilmesi şaşırtıcı olmaz. Irkların birbiriyle karışması yaygınlaştıkça insanlar etnik özelliklerinin ana hatlarını yitirirler. Ve dünyanın farklı kısımlarının özelliklerini taşımaya başlarlar. Bunun tek bir faydası olabilir: Irkçılık artık ayrıştırıcı bir unsur olmaktan çıkar.

İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek

KÖRELEN KASLAR

İnsan ırkının zamanla fiziksel olarak zayıf düşmesine yol açabilecek iki önemli neden söz konusudur.
Birincisi kas geliştirici işlerde teknolojiye giderek daha fazla bağımlılık kazanmamızdır –özellikle makinelere-. Her nesil giderek daha az miktarda fiziksel güç harcadığı için vücudumuzun zayıflaması kaçınılmazdır. Kasların körelmesinin ikinci olası nedeni biraz daha çarpıcıdır. Uzayda yaşam kurma çabalarından sonuç alındığı takdirde günlük işlerde fiziksel güce neredeyse hiç ihtiyaç duyulmayabilir. Galaksiler arası yolculuklarda insanların kas kütlesinin büyük bir kısmını yitirmesi büyük bir olasılıktır. Dünyaya dönen astronotların kas kütlelerinin büyük bir kısmını yitirmiş olduklarını biliyoruz. Gelecek nesillerin bu sorunu göz ardı etmemeleri ve buna çözüm getirmeleri gerekir. Aksi takdirde tekerlekli sandalyeye bağımlı bir yaşam sürebilirler.

İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek

NEREYE GİDİYORUZ?

Scientific American dergisi evrilmekte olan insanların gelecekte neye benzeyeceğini dünyanın önde gelen bilim insanlarına sordu. Bazı ilginç yanıtlar şöyle:

Ray Kurzweil, gelecek bilimci ve Google’da mühendislik birimi yöneticisi: Parkinson hastaları ve işitme engelliler şimdiden beyinlerine yerleştirilen implant’lardan yarar sağlıyor. 2030’lu yıllara gelindiğinde bu uygulama yaygınlaşacak.
Bilgisayarlar o kadar küçülecek ki kılcal damarlardan girilip kolayca beynimize yerleştirilecek. Uygulamalardan biri, bugün akıllı telefonumuzun zekâsını bulut’ta genişlettiğimiz gibi, neokorteksi (beynimizin düşünme bölgesi) bulut’ta genişletmek olacak.

İnsan 200 bin yıl sonra neye benzeyecek

S.Jay Olshansky, Illinois Üniversitesi’nde biyodemograf: Gelecekte fizyolojik evrimin en belirgin itici gücü, bazı özellikleri ortaya çıkartmak için insanın genlere müdahalesi olacaktır. Yapmamamız gereken ilk şey evrimin sırtımıza yüklediği
yüklerden kurtulmak olmalıdır. Büyük bir olasılıkla ilk hedefimiz yaşlılığa bağlı hastalıklar ve bozukluklar olacaktır.

Yohannes Haile-Selassie, Cleveland Doğa Tarihi Müzesi’nde paleoantropolog: Evrim ara vermeden devam eden bir süreçtir. Dolayısıyla insanlar Dünya’daki tüm diğer yaşam biçimleri gibi evriliyor ve evrilmeye de devam edecektir. Ancak kimse bir gün yok olacağı gerçeği dışında, insanın ne olacağını bilemez. Evrimin kendi iç dinamikleri vardır ve kimse bu konuda kesin bir tahminde bulunamaz.

Sarah Tishkoff, Pennsylvania Üniversitesi’nden popülasyon genetikçisi:10.000 yıl içinde veya sonrasında küresel popülasyonda farklılıkların azalacağını umuyorum. Yeni bir insan türünün ortaya çıkacağını sanmıyorum, çünkü kültürümüz genlerimizden daha hızlı evriliyor.

Kaynak: Cumhuriyet Bilim Teknik

İlgili Galeriler:

ÇAĞLAR BOYUNCA İNSANIN GELİŞİMİ

İlk insanlardan şimdiki halimize nasıl bir değişim gösterdiğimizi sonsuz bir döngü içine alan animasyon "Umarız selfie manyakları olarak kalırız." dedirtiyor.

ÇOCUKLARIMIZ FARKLI BİR TÜR MÜ OLACAK?

İnsan evrimi boyunca farklı insan tipleri bir arada var oldu. Biz, "ara-yükseltme" olabilir miyiz? TEDxSummit'te Juan Enriquez bizi şu ana getirmek için bir yolculuk yapıyor ve hızlı bir evrimin gerçekleşmekte olduğuna işaret eden, teknolojinin ortaya koyduğu kanıtları gösteriyor.

EN BASİT HALİYLE EVRİM


Minik bir tırtılın sabırla bekleyerek muhteşem ve rengarenk bir kelebeğe dönüşüme hikayesi.

Yayınlanma Tarihi : 26 Ekim 2015 - 16:06:00


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Koç Burcu
      21 Mart - 20 Nisan

      Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

      Boğa Burcu
      21 Nisan - 20 Mayıs

      Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

      İkizler Burcu
      21 Mayıs - 20 Haziran

      Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

      Yengeç Burcu
      21 Haziran - 22 Temmuz

      Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

      Aslan Burcu
      23 Temmuz - 23 Ağustos

      Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

      Başak Burcu
      24 Ağustos - 23 Eylül

      Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

      Terazi Burcu
      24 Eylül - 23 Ekim

      Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

      Akrep Burcu
      24 Ekim - 22 Kasım

      Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

      Yay Burcu
      23 Kasım - 21 Aralık

      Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

      Oğlak Burcu
      22 Aralık - 20 Ocak

      Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

      Kova Burcu
      21 Ocak - 18 Şubat

      Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

      Balık Burcu
      19 Şubat - 20 Mart

      Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün