İnşaat sektörü geçen yıl büyüdü

ANKARA (A.A)
01.01.2006 - 10:37 | Son Güncelleme: 01.01.2006 - 10:37

Türkiye'de inşaat sektörü, 2005'in 9 ayında yüzde 19.7 büyüdü.

Sektör bu büyümenin, 1993-2003 arasındaki 10 yıllık dönemde yüzde 22.4'lük bir küçülme ile adeta dibe vurmuş olan inşaat sektörünün kayıplarını telafi etmekten hala uzak olduğu görüşünü taşıyor. Türkiye Müteahhitler Birliği'nden alınan bilgilere göre, mevcut büyümeyi sağlayan bir numaralı faktör, konut sektöründeki canlanma. Bu canlanma ise son zamanlarda bankalarca sunulan düşük faizli ve uzun vadeli konut kredilerinin, bireysel tasarrufları konut sektörüne yöneltmesinden kaynaklandı.

Mortgage Sistemi gibi inşaat sektörünü canlandıracak ek araçların uygulanmaya hazırlanılmasının da, sektörün potansiyelinden yararlanmak kararlılığının göstergesi olduğu kaydediliyor. 2005'de tahsis edilen bireysel konut kredileri 2004'e kıyasla yüzde 200 oranında arttı. 2005 Ocak-Eylül döneminde satılan emlak sayısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15.3 artış görülürken, bu dönemde İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 15 büyük ilde toplam satış değeri 21.6 milyar YTL'ye ulaşan 571 bin 695 adet konut satıldı.

Konut sahipliğine ilişkin harcamalar geçen yıla göre cari fiyatlarla yüzde 21.4 artarken, konut sahipliği ile ilgili fiyatlarda yaklaşık yüzde 19.5 oranında ve enflasyonun çok üzerinde bir artış kaydedildi.
Mevcut arz ve talebin profili düşük gelir gruplarının konut sahibi olduklarını değil, orta ve üst gelir gruplarının yatırım amaçlı olarak ikinci ve üçüncü konutlarını satın aldığını gösterirken, söz konusu büyüme trendinin bu özelliği nedeniyle makro ekonomik istikrara son derece duyarlı olduğu belirtiliyor.

İnşaat sektöründeki gelişmenin sürdürülebilirliği, büyümenin altyapı ve sınai üretim ağırlıklı tabanının da genişlemesi ölçüsünde artacağı belirtilirken, kamu finansmanına dayalı büyük altyapı yatırımlarındaki duraklamanın devam ettiği kaydediliyor.

Bunun nedenlerinden birincisi kaynak yetersizliği, diğeri ise çeşitli projelere kaynak tahsisindeki önceliklerin rasyonel temellerden yoksun olması olarak gösteriliyor.

YAPI ÜRETİMİNDEKİ KALİTE

İnşaat sektörünün 2005 performansı yapı üretimindeki kalite açısından değerlendirildiğinde, kalitesizliğe neden olan faktörlerin varlıklarını, birbirlerini olumsuz yönde karşılıklı olarak besleyerek sürdürdüğü ifade ediliyor ve bunlar şöyle sıralanıyor:

“Kamu ihale sisteminde yüksek tenzilatlar, Yapı Denetimi Sistemi, Mesleki Sorumluluk Sigortası, müteahhitler başta olmak üzere yapı üretiminde rol alanlar için Mesleki Yetkinlik Belgelendirmesi konularındaki mevzuat ve uygulama boşlukları.”

Yurt içi ihalelerdeki fiyat kırma yarışının, bu mevzuat boşluklarından da yararlanarak artmaya devam etmesinin kalitesizliği daha da tırmandırdığı, nitelikli üretim yapan firmaların iç piyasadan giderek artan oranda dışlanmasına yol açtığı da kaydediliyor.

2006'YA İLİŞKİN BEKLENTİLER

Sektör, makro ekonomik istikrarın devam etmesi, faizlerin ve döviz kurlarının yükselmemesi halinde, bireysel tasarrufların konut yatırımlarına akmaya devam etmesini ve inşaat sektörünü canlandırıcı etkilerini sürdürmesini beklerken, 2006'da yürürlüğe girecek olan Mortgage Sistemi'nin (İpotek Karşılığı Konut Kredisi Sistemi) bu süreci, giderek artan oranda hızlandırmasını bekliyor.

Türkiye Müteahhitler Birliği, AB ile müzakere sürecine girilmiş olmasının Türkiye'ye AB fonlarının ve yabancı sermayenin girişini arttırıcı etkiler yaratmasını ve bu yönüyle yatırım ortamını olumlu etkilemesini beklerken, 2014 yılına kadar inşaat sektöründe de ruhsatların yılda ortalama yüzde 7.8, katma değerin yüzde 5.1, istihdamın ise yüzde 4.6 oranında artmasını bekliyor.

Sektörde orta ve uzun vadede istikrarlı bir gelişmenin sağlanmasının büyümenin yatırım tabanlı olması ile mümkün olacağı ifade edilirken, bu açıdan kamu kaynakları ile gerçekleştirilecek altyapı yatırımlarına da önem verilmesinin gerektiğinin altı çiziliyor

Kamunun politika geliştirme ve uygulama performansının, inşaat sektörünün gelişmesini kapsam, büyüme hızı ve üretimde kalite boyutlarıyla belirleyecek olan bir numaralı anahtar faktör olmaya devam edeceği de kaydediliyor.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı