İnovasyon stratejisi ile örnek oldu

Mustafa ERCAN / MERSİN, (DHA)
17 Haziran 2013 - 00:00Son Güncelleme : 17 Haziran 2013 - 01:59

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Tarım-Gıda, Lojistik, Turizm ve Sanayi. RIS-Mersin Bölgesel İnovasyon strateji ile Türkiye’ye örnek olan Mersin, analog değil dijital Mersin hedefinde olduğunu söyledi.

Türkiye’nin en eski odası olarak kurumsallaşmayı tamamladıklarını belirten MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, bu yıl 127’nci yılı geride bıraktıklarını, yaptığı projelerle MTSO’un sadece Mersin ekonomisini değil, Türkiye ekonomisini de yukarılara taşıyacak bir vizyona sahip duruma geldiğini vurgulayarak, “Mersin’in bir hedefi var; küreselleşen ve rekabetin arttığı bir dünyada kendisine sağlam bir bulmak. Kendisine verilen rolü oynamak değil, oyun kurucu olmak ve karar mekanizmalarında yer almak. Yani, Mersin yeni kurulan dünyada çivi değil, çekiç olmak istiyor. Tüm projelerini buna göre yapıyor.

Son yıllarda Odamızın Ulusal ve uluslar arası oluşumlarda aldığı etkin rol bu hedefin bir parçasıdır. Bu anlamda projelerimiz verimliliği esas alan ve bu hedefe yönelik realist projelerdir.” dedi. Mersin’in bir masanın dört ayağı gibi gittikçe sağlamlaşan dört payanda sektöre dayandığına işaret eden Aşut, “Tarım-Gıda, Lojistik, Turizm ve Sanayi. RIS-Mersin Bölgesel İnovasyon strateji ile Türkiye’ye örnek olan Mersin, her sektöründe platformlarını kurarak planlı bir şekilde bu günlere gelmiştir. Artık, yeni hedefimiz tüm bu sektörlerde gerçek katma değeri yaratacak olan yüksek teknolojili üretime geçmektir. Yüksek teknolojili üretime sahip olmadan sektörlerde hak ettiğimiz parayı kazanamayacağımız gibi dünyadaki rekabet gücümüzde zamanla eriyecektir” diye konuştu.

LOJİSTİK MERKEZİ

Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği’nin 22 Akdeniz ülkesinin ve 210 Ticaret ve Sanayi Odası’nın üye olduğu ASCAME’de, MTSO olarak 22 ülkenin oyu ile Lojistik Komisyonu Başkanlığı’na getirildiklerini anlatan Aşut şöyle devam etti: “Mersin Lojistikte Akdeniz’de kararların alındığı bir kent olacaktır.’ dedik. Evet, bölgemizde, limanıyla, Dış Ticaret gücüyle, lojistik avantajlarıyla Mersin tam anlamıyla bir lojistik merkezidir. Dünya Mersin’i böyle görmekte ve bu konuda her geçen gün bir lojistik devi Mersin’e yatırım yapmaktadır. Ancak, hala merkeziyetçi bürokrasiyi aşamıyoruz. Ülke olarak girişimcisinden, kamu görevlisine ve siyasetçilere kadar herkes şikâyet ediyor ama “Bürokrasi” denen görünmez bir el, her şeye engel oluyor ve hala Mersin Lojistik İhtisas OSB’sinin gerçekleşmesini sağlayamıyoruz. Lojistik Merkezi olmayan bir lojistik kent olur mu?”

YÜKSEK TEKNOLOJİ

Tarım kenti kimliği ile Mersin’in geniş bir vizyona sahip olduğunu kaydeden Aşut, şunları söyledi: “Bilim dünyası ve ekonomistler gelecekte en stratejik ürünün petrol değil gıda olacağını söylemesine rağmen, Tarım-Gıda da hem yüksek teknolojiyi hem verimliliği hem de markalaşmayı sağlayacak olan; yıllardır raflarda duran bilgileri ürüne dönüştürecek olan ‘Tarım Gıda Teknoparkı’ projemiz benzer bir bürokrasi kurbanı olarak bekliyor. Dünya yeni bir sanayi devrimini yaşıyor. Bilgi ve iletişim teknolojileri ile yeni bir ekonomik sistem kuruluyor. Ancak biz; verimliliğin ve katma değerin olmadığı geleneksel tarımdan kurtulamıyoruz. Bunun bir ‘ulusal güvenlik meselesi’ olduğu unutulmamalıdır. Var olan Tarım Enstitülerini, Üniversitesini, girişimcisini ve ilgili dinamikleri içine alacak,  bir Tarım-Gıda Teknoparkı tasarlamaktayız.”

Turizmde realisr projelere odaklandık

Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinin artık yetersiz kaldığına dikkat çeken Aşut, sözlerini sürdürdü: “Aslında Türkiye’nin zenginliği bekletiliyor. Turizmde realist bir yaklaşımla alternatif turizme yöneldik. İnanç değerlerimizi, doğa güzelliklerimiz ve tarihi zenginliklerimizi kullanabileceğimiz, daha da önemlisi kent esnafının para kazanabileceği Kurvaziyer turizme yöneldik. Yaptığımız çalışmaların sonucunu almaya başladık. Mersin artık Akdeniz’deki kurvaziyer gemilerin bir destinasyonu olmuştur. Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki sosyal ve siyasi sorunlar bölgemizi daha da cazip hale getirmiştir. Turizmde en önemli eksiğimiz Havaalanımızın olmayışıydı. Projesi tamamlanan ve temeli atılan Çukurova Bölgesel Havaalanı tamamlandığında, işte o zaman Mersin ve bölgesinde gerçek anlamda bir turizm patlamasından bahsedebileceğiz. Tarım-Gıda ve Turizm de olduğu gibi Turizm de yüksek teknolojiyi ve ICT denen bilgi ve iletişim teknolojilerini etkin kullanmak hedefimizdir.”

İhracatta hedef ilk 3 il arasına girmek

MERSİN’in ekonomide niceliğe değil, niteliğe bakıldığını vurgulayan Aşut şu görüşlere yer verdi: “Balon gibi büyümek değil, içi dolu büyümek ve kalkınma istiyor. Hedeflerimiz buna yöneliktir. Mersin uluslararası örgütlerde karar verici bir kenttir. Mersin artık çivi değil, çekiç olmaya adaydır. Vagon değil, lokomotif olmaya adaydır. Mersin girişimcisinin bu gücü ve kültürü vardır. Mersin 10 yıl içinde Türkiye’nin en çok ihracat yapan ilk 3 kentinden biri olacaktır. Mersin bölgesinde bir dış ticaret ve lojistik merkezi olacaktır. Mersin zaten var olan ve öncü olduğu Tarım-Gıda sektöründe yarattığı ileri teknoloji ve katma değerle verimliliği zirve yapmış bir kent olacaktır. Mersin realist bir turizm stratejisi ile sokaktaki esnafının para kazandığı bir alternatif turizm merkezi olacaktır. Ve Mersin doğru bir sanayi yapılması ile çevre dostu bir sanayi kenti olacaktır. Mersin’in potansiyeli budur, kaderi de budur. Mersin Türkiye’de ilklere imza atan bir kenttir. Mersin öncü bir kenttir. Dışa dönük bir sahil kenti kimliğinin, çok kültürlü zenginliğinin getirdiği avantajları iyi harmanlayan bir kenttir. Bu anlamda ekonomik anlamda elbette bizim de bir 2023 hedefimiz ve bir yol haritamız var.”

Marka kent nasıl olunur

? MERSİN’in kentlilik bilincinde kültür ve sanatında büyük bir yer aldığını kaydeden Aşut sözlerini şöyle tamamladı: “Kültür ve sanat ruhumuzdur; Ancak, ruhu olan bir kent marka kent olur. Ancak, tüm bunların ötesinde bir vizyonumuz var. Biliyoruz ki; bir kent sadece fabrika açarak, sanayi üretimi yaparak ve ticaret yaparak bir dünya kenti olmaz. Kentlere ruh veren ve onları bir dünya kenti yapan şey tüm bunları kültür, sanat ve sportif değerlere entegre etmektir. Sanat olmadan Paris olur mu? Wimbledon Tenis turnuvaları olmasa Londra’nın küçük bir bölgesi olan Wimbledon’u kim tanırdı? Moda olmadan Milano sadece fabrikaları ile Milano olur muydu? Hollywood olmadan Amerika sadece teknolojisi ve ticaretiyle bir süper güç olabilir miydi? İşte Mersin’in 2023 vizyonu budur. ‘Kültür Ekonomisi’ denilen, kentin sosyal değerlerini ekonomik değerlerle bütünleştirmek ve gerçek anlamda bir dünya kenti olmaktır. Mersin önümüzdeki 10 yıl, olağanüstü gelişmelere gebedir. sıkıntılarımız bir doğum sancısıdır.” 

850 bin metrekarelik yeşil alana ulaştı

MERSİN’in merkez Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, sağlıklı ve sosyal kent hayatına, sağlam ve güçlü geleceğe ev sahipliği yaptıklarını belirterek, “Parolamız, ayrımsız ve kesintisiz hizmet” dedi. Görevde bulundukları 9 yılda büyük projeleri hayata geçirdiklerini belirten Başkan Tuna, ortaya koyduğu vizyonla Toroslar’ı Mersin’in yükselen değeri yapan Belediye Başkanı Hamit Tuna, çevre güzelliğinin kentin vizyonuna ve modern hayata katkı sağlayacak bir yatırım olduğu bilinci ile 106 bin metrekare olarak devir alınan yeşil alan miktarını 850 bin metrekareye ulaştırırken, 56 olan park sayısını da 124’e çıkardıklarını söyledi. Hizmet süresi içinde 3 tam teşekküllü spor kompleksi, 6 semt futbol sahası ve 11 semt basketbol sahası kazandırdıklarını anlatan Başkan Tuna, “Toroslar’ı adeta sporun merkezi haline getirdi. Bu kapsamda başlatılan yaz spor okulları ve Toroslar Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde kurulan basketbol, futbol, atletizm, boks, halk oyunları, güreş gibi branşlar ile çocukların ve gençlerin spora yönlenmelerine olanak sağlanarak, çocukların ve gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulması amaçlanmıştır.” Her mahalleye eşit hizmet sloganıyla bu güne kadar mahalle ayrımı yapmaksızın ilçenin 33 mahallesine de eşit hizmet götüren Başkan Tuna, 9 yıllık süreçte 300 bin ton asfalt ve 450 bin metrekare kaldırım çalışması yaparak, Toroslar’da bir rekora imza attıklarını dile getirerek, şunları söyledi: “Toroslar’ı halkla birlikte yönetme anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürdük. Rutin belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra sosyal belediyecilik hizmetlerine de ağırlık verdik. Toroslar Belediyesi bu kapsamda Avrupa Birliği Bakanlığı’ndan 9 proje alarak, Mersin’de belediyeler arasında bir rekora imza attı. Bu projelerde Mersin’deki üniversiteler ile işbirliği içerisinde çalışarak, kurumlar arası diyalogun en güzel örneğini sergiledik. Avrupa Birliği projeleri bize ışık tuttu. Teknik Eğitim Merkezi kurarak, Toroslar’ın 13 ayrı mahallesinde eğitim merkezleri açarak, mesleksiz insanların meslek sahibi olmasını sağladık. 50 merkezde 25 branşta 76 usta öğretici ile verilen kurslarda bugüne kadar 13 bin 500 kişi mesleki eğitim alırken, özellikle ev kadınları burada yaptıkları ürünleri satarak ev ekonomilerini katkı sunmaktadır.”

Tarsus alt yapı yatırımlarına odaklandı

19 yıldır aralıksız Tarsus Belediye başkanlığı görevinde bulunan Başkan Burhanettin Kocamaz, Tarsus’taki gelişmeleri anlattı. 350 bin nüfusa sahip Mersin’in en büyük ilçesi konumunda bulunan Tarsus’un, birçok ilke de imza attığını, altyapı konusunda önemli konumuna geldiklerini savunan Başkan Kocamaz, “Her türlü geleneğimiz Tarsus’ta yaşatılmaktadır. Türk dünyasını bir araya getiriyoruz, 9 yıldır Uluslararası Tarsus Yarı Maratonu düzenliyoruz. 17 yıldır köyler arası futbol turnuvası düzenliyoruz. Kardeş şehirlerimizle çeşitli etkinlikler yapıyoruz” dedi. Güneyin ilk Atık Su Arıtma Tesisi’ni 2005’te Tarsus’ta hizmete açıldığını, kendilerinden 8 yıl sonra Mersin’in bunu ancak hayata geçirebildiğini anlatan Kocamaz, tesisin 400 bin kişiye hitap edecek bir pozisyonda olduğunu anlattı. Göreve geldiklerinde Tarsus’un alt yapısının hiç olmadığını dile getiren Kocamaz, “Çok az bir bölümde borular döşenmişti. Biz 750 km altyapı şebekesi döşedik. 300 km kanalizasyon, 250 km yağmur suyu drenajı ve içme suyu hatlarının yenilenmesi şeklinde çalışmalar yaptık” diye konuştu. Türkiye’de ödül alan birkaç belediyeden biri olduklarını vurgulayan Başkan Kocamaz, 2012 Ulusal Kalite Başarı Ödülü aldıklarını, ayrıca TSE ISO 9000 Belgesi almış 6 belediyeden biri olduklarını anlattı. Başkan Kocamaz önemli hizmetlerini şöyle sıraladı: “Şehir içindeki tüm dereleri ıslah ettik. Oysa bu DSİ’nin göreviydi. Şu ana kadar 42 km dere ıslahı yapmışız ayrıca etrafı da ağaçlandırmış ve parklara dönüştürerek, halkın hizmetine sunduk. Bu çalışmalarımız sonucunda Avrupa’da Derelerimi İstiyorum Projesi kapsamında da ödül aldık. Şu ana kadar 62 köprü yaptırdık. Tarsus’ta göreve geldiğimizde 2,5 bulvar, 11 cadde vardı, şu anda 22 bulvar ve 65 caddeye sahibiz. Tarsus’ta asfaltı yapılmamış veya kaldırım taşı döşenmemiş mahalle kalmamıştır. Ayrıca 10 bin yıllık geçmişe sahip Tarsus’ta istediğinizi yapamıyorsunuz, çünkü tarihi değerlerin korunması gerekiyor. Restorasyonlar çok ağır işliyor.”

9 bin kişiyi istihdam ediyor

MTOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tekli, 1993 yılında ilk üretim faaliyetine başlayan bölgenin bugün bölgede ve Türkiye’de söz sahibi olduğunu söyledi. Tek, MTOSB’nin 1976 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmasına kararı verilmesine rağmen, 20 yıl önce üretime geçtiğini belirterek, “Mersin’e 22 kilometre Tarsus’a 10 kilometre uzaklıkta yer alan Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi karma OSB olup, 1’nci bölgesi 380 hektar büyüklüğünde ve 2011 yılında gelişme alanının da devreye girmesi ile 658 hektarlık bir alanda faaliyet göstermektedir. Limana ve serbest bölgeye 20 kilometre uzaklıkta, otobanın güneyinde bir lokasyonda yer almaktadır. Limanın kapasitesi ve yakınlığı göz önüne alındığında lojistik olarak büyük avantaj sağlamaktadır. Gelişme alanının güneyinde TCDD Yolları tarafından projesi onaylanmış tren yolu hattı hizmeti de vermesi planlanan Lojistik OSB’nin hayata geçmesi ile Lojistik imkânları üst düzeyde hizmet verecektir. Şu anda bölgeye ulaşım D400 karayolu ile sağlanmakta olup, direk otoban bağlantısının ivedilikle yapılması büyük önem arz etmektedir” dedi.

600 MİLYON TL İHRACAT

MTOSB’de yaklaşık 600 milyon TL ihracat yapıldığını ifade eden Tekli, “İthalat ve ihracatın dengeli olup İhracatın 2013 yılı sonu itibariyle 2’nci bölgedeki büyük firmaların tam kapasiteyle çalışmaya başlamasıyla ortaya çıkacak rakamın 1 milyar TL’ye ulaşılması hedeflenmektedir. Bölgede Frito Lay, Mey alkollü içecekler, Saif Enerji olmak üzere 3 yabancı sermayeli şirket faaliyet göstermektedir. Ayrıca; gıda sanayi, plastik ve ambalaj sanayi, orman ve orman ürünleri sanayi, kimya sanayisi, yapı malzemeleri sanayi, cam sanayi, demir-çelik sanayi, makine sanayi, kâğıt sanayi, kozmetik sanayi ve otomotiv yan sanayi gibi 14 farklı sektördeki firmalar faaliyet göstermektedir. Enerji tüketiminde her geçen yıl yükselen bir ivme gözlenmekte, 2’nci bölgemizde bulunan firmaların tam kapasiteyle çalışmaya başlaması ile 2013 yılı toplam enerji tüketiminde rekor artış beklenmektedir. 2011-2012 yılları baz alındığında elektrik tüketimimizde yüzde 33, doğalgaz tüketimimizde yüzde 5 artış gözlemlenmektedir” diye konuştu.

Yatırımda cazip bir il oldu

TEŞVİK Yasası’nın MTOSB’ye ilgiyi artırdığını vurgulayan Tekli bu konuda şunları söyledi: “Yeni Teşvik Paketi’nde Mersin 3. Bölgede yer almakta olup, OSB’lere tanınan bir üst bölge teşvik sınıfıyla OSB’miz 4’ncü bölgede yer almaktadır. Bu durumda zaten cazip olan imkânlar teşvikle taçlandırılmış olup bölgemizde yatırım yapma talebinde olumlu bir artış gözlemlenmiştir. OSB’miz de yer almak bir ayrıcalıktır.

Yeni yatırım yapacak tüm yatırımcılar ucuz elektrik ve kaliteli enerji imkanları, parsellerinin önüne kadar gelmiş tüm altyapı imkanları, bürokrasinin az olması gibi birçok olumlu avantajları OSB’miz de bulacaktır. Ayrıca OSB’miz de 300 kişilik konferans salonumuz, halı saha, tenis kortu, basketbol sahası, soyunma odalarının da bulunduğu spor kompleksimiz, banka, hırdavat dükkânı, PTT ve market olmak üzere 12 dükkândan oluşan AVM’miz bulunmaktadır.”

 

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı