Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İnönü'den galibiyet nasıl çıktı

Ne maç oldu ama..

Bakın bir daha söylüyorum:
Maçın kritiğini okuyacaksanız İsmail Er’i,

Amaaa, futbolun felsefesini, ahlakını, aşkını, kardeşliğini öğrenecekseniz, ‘Futbol Hayatın Ta Kendisidir’ diyeceksiniz, beni okuyacaksınız!!

Çünkü;

Siyah Beyaz’a aşıktır, Beyaz da Siyah’a..

Siyahsız Beyaz, Beyazsız Siyah olmaz..!!

İlahi bir aşktır bu!

İkisini de yanına başka bir renk yakışmaz.

İşte bu yüzden, aslında herkes Beşiktaşlıdır..!!

Bir çoğu bu yüzden farkında değildir gizli Beşiktaşlı olduğunu.. Neden?

(‘İçimizdeki Beşiktaşlıları açıklıyorum’ için aşağıdaki linki tıklayın, sorunun yanıtını öğrenin)

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18076352.asp

İnönü’ye gelirken radyoda Orhan Gencebay’ın sesi vardı.

İlk aşkı yaşadığımız, siyah ve beyaz için kavrulduğumuz yıllara götürdü beni..

“Her gün seni düşünüp de içmiyorsam kahrolayım

Gözyaşımla dolup dolup taşmıyorsam kahrolayım, kahrolayım..

Hala seni ilk gün gibi sevmiyorsam kahrolayım..!!”

nağmelerini ne kadar da özlemişim doğrusu..

Bu arada, gözüm yine, “Eski Açık”a takılı kalıyor, geçmiş günler adına!

 

Biri bana mesaj atmış “Ne çekiyorsun abi, bana da gönder” diye..

Ne çekeceğiz kardeşim, siyah beyaz sevda çekiyoruz işte..!!

Kahrolayım ki siyah ve beyaz bir sevdadır kahırlandığımız.

Başka bir renk, başka bir ton yoktur hayıflandığımız.

Maç başlar yazı başlar, maç biter yazı biter..!! Neyse..

 

Kara Kartal yiğidin harman olduğu Antepliler, pardon Gaziantepliler misafir.

Yani Kurtuluş Savaşı’nda bölgeyi Fransızlara dar eden Anteplilerin torunları.. 

“3” günde bir maç yapmanın olumsuz etkisi, tribünlerdeki taraftar sayısını da vurdu tabii!

Carvalhal’ı görüyorum, seyircilerle “Çak” yapıyor. Hava pek soğuk değil İnönü’de.

Oysa ben, soğuk olur diye uzun don giymiştim pantolonun altına, 2 kazak da sırtıma..!!

İncecikten bir yağmur yağıyor İnönü’nün üstüne çisil çisil!!

 

Bu hakemler artık beni kızdırmıyor biliyor musunuz, güldürüyor..

Önce out verdi, sonra karar değiştirdi “taç atışı” dedi..(!!)

İlk tehlikeli atak Beşiktaş’tan.. Arkasından Edu ve Simao’nun şut denemeleri.

Keyiflendiriyor doğrusu beni..

Simao’yu ensesinden yere indirdiler, buz gibi sarı kart! Ama nerde O hakem..!!?

Al işte, kalbimin güm güm attığı bir an.. Edu yüzde yüzlük bir golü atamadı.

Tabii, İnönü’de de aynı anda, aynı nida yükseldi havaya, “Ahhgg!!” diye..

Olacak olacak, bu akşam da olacak..!!

Edu’yu yere indirdiler yine kart yok, arkasından Antep’in kaptanı Simao’yu biçti adeta.

Kart nihayet geldi.

Bu arada Ekrem rakibine inanılmaz bir çalım attı. Adeta kendi ekseninde dönüyor..

Hürriyet’in genç spor muhabiri Umut Hızdil de espriyi patlatıyor:

“Bu hareketi bir Messi yapıyor bir de Ekrem..!!”

Ve, Fernandes’in düşürüldü. Simao frikik kullandı, kaleciden döndü, Edu imkansızı başardı, topu dışarı attı. Bu Edu’yu da komanda yapmak lazım. “İmkansızı başardığı” için.

Ve Gaziantep’in golü geldi. 0-1 oldu.. Üst üste korner attılar kafayla golü buldular.

Edu-Almeida ikilisi bir gol kaçırdı ki..

Ne yapayım, “Gönül bir zalimi sevdi ne yapsın”!!

Oysa, Beşiktaş bu takımdan en az iki gömlek üstün..

Ama hayata böyledir işte, en ufak boşluğunda eksi notu alırsın..

Oysa bir anlık boşluktur verdiğin. Atarlar golü, acımazlar.

Tıpkı, günlük hayatta yaşadığınız “Şeyler” gibi.

Çünkü, futbol hayatın ta kendisidir işte..

Bu futbolla Portekiz’de fena yaparlar adamı!! Benden söylemesi..

İlk yarı geride kaldı. İleriye bakacaksın.

Kavunun iyisi gerisinden, denizcinin iyisi ileriye bakanından anlaşılır!!

Yanımdaki Ercan “Kafadan 1 gol atmamız lazım” diyor.

Ben de “Evet” anlamında, başımı emme basma tulumba gibi önce yukarıdan aşağıya, sonra aşağıdan yukarıya sallarken, GOL GELDİ: 1-1 oldu.

Altıncı hissim bana Veli ile Almeida arasında bir sorun olduğunu söylüyor.

Müsait pozisyonda Almeida’ya vermedi topu. Her maçta görüyorum bunu.

Ve bir hata daha 1-2 oldu.. Cenk çıkmaması gereken yerde çıktı ve golü yedi tabii..

Gol atamayı umut ederken..

Ama son düdük çalmadan maç da bitmez unutmayın..

Hayatın goncasıdır UMUT ETMEK..!!

İnönü’de bu kadar kötü futbol oynayan Beşiktaş mı görecektim..

Gazianteplilerinvakit geçirmek için yaptıklarını ancak bu hakem gibiler kaldırır..

Ve yine Fernandes ortaladı Almeida attı golü.. 2-2 oldu..

İnönü yıkılıyor yere yatan Anteplilere “Yere yatsana, Yere yatsana” diye..

Kaleci Mahmut Bezgin’in bezgin bezgin vakit geçirme numaraları büyük tepki alıyor İnönü’de. Maşallah Antep’te yatan yerden kalkmıyor.

10 dakika uzaması gereken maç, 6 dakika uzadı.

Ve hakem maçı katletti.. İşler çığırından çıktı..

Ve gol geldi gol..

Egemen attı Egemen..!! 3-2 oldu.

 

Bu kadar "çamur"a değdi mi..

İbrahim’in kan içinde görüyorum..

Ne oldu, futbolu katletmek adına, vakit geçirme numaraları yap, yere yat ayağa kalkma.

Elinize ne geçti. 3-2 bitti maç.

Bu kötü oyun, kötü değişikliklerle İnönü'den nasıl galibiyet çıktı ben de pek anlamadım doğrusu..

Beşiktaş kötü mü kötü oynadı tamam.

Ama, bu maçı yönetenlere de “Hakem” deniliyor ya.. Ben ona yanıyorum arkadaş..!!

 

Şimdi köyüme döneceğim.

Yazının başında “Kahrolayım” şarksından bahsetmiştim.

Şimdi bir mısrasını daha yazayım

“Sen varsın hep özlemimde, çekmiyorsam kahrolayım” diyor Gencebay ya!

O, çeksin bakalım sevdasını..

Ben de, maksat entelektüel faaliyet olması bakımından, 4 çay bardağı “Çekeceğim”!!

(Uzun su bardağını sevmiyorum da o bakımdan yani..)

Size söz denize girmeye kalkmayacağım..

 

Neyse OC bu gece de kaçar

Benden bu kadar anam babam..

En Kalbi Muhabbetlerimle..

Ben Can; Orhan CAN..!!

X