Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İnönü'de bir kişi eksikti

İstanbul'da yağmur yok ama hava soğuk, üşütüyor.

Dolmabahçe'de denizden engelsiz esen poyraz,
Daha da soğutuyor havayı.
Yanaklar ayazdan al al.
Aklıma Van geliyor, utanıyorum üşümemden.
Daha da kızarıyor yüzüm.
İstanbul’un iki katı soğukta çadırlarda titreyenler,
çadır bile bulamayıp, bir battaniyeye sarılıp enkaz başında son bir umutla bekleyenler,
Acının ateşiyle dondurucu soğuğa göğüs gerenler.
Yüreğimdeki depremle tekrar sarsılıyorum.

Pazar gününden bu yana acının, umudun,

gözyaşının,sevincin,/images/100/0x0/563cf39af018fb32c8ed5661

yardımlaşmanın, kahrolası nefretin

kurtuluşun,ölümün

özverinin,yağmanın,
kalleşliğin,kardeşliğin,

hepsi birbiriyle harman olmuş,
yüzlerce hikayesine tanık oldum.
Ama o bir çift zeytin göz hiç gitmiyor gözümden.
Yunus'un kapkara şaşkın, masum gözleri.
Kurtarmada ilk müdahale diye, bir yastık vermişler Yunus'a.

Üzerinde bir başkasının cansız bedeni.
Sol omzunun üstünde ölümün soğuk eli,
Başını koyması için verilen yastığa dirseğini dayamış öylece bekliyor Yunus.
Ne bağırma, ne korku, ne bir gözyaşı, ne bir feryat.

Saatler sonra ölüm kalım savaşında, karanlığın içinden çıkarıyorlar.

O zaman görüyorum, üzerinde Fenerbahçe eşofmanı.

Saatin gecenin 10.00’u olduğunu öğrenince,

“Sakın babama söylemeyin” diyor,13 yaşın tüm masumiyetiyle.

Azra bebekle birlikte depremin, umudun simgesi olacaktı Yunus Geray.

Hain müteahhit çalmasaydı demirden, çimentodan.

Doğru,dürüst denetleseydi Belediye memurları.

Vücudunun yarısı daha kolonun altındayken, ezilen bölgede biriken potasyuma karşı, serum takılıp kan dengesi ayarlansaydı.(Bunu ben değil Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi söylüyor)

Deprem bölgesi Van’da tam teşekküllü bir devlet hastanesi bulunsaydı.

Ambulansla Erzurum’a 434 kilometre yola ambulansla yollanmasaydı.

Belki de yaşıyor olacaktı Yunus.

Merakla bekleyecekti Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinin sonucunu.

O kara gözleri ve üzerinde Fenerbahçe eşofmanını görür görmez, “İyileşince Yunus’u Fenerbahçe maçına getirteceğim” dedim arkadaşlara.

Sabah ölüm haberini aldığımda gözlerimde yaş bombaları patladı.

Aslında biliyor musun Yunus, sen değil, bizdik enkazın altında kalan.

Yok be Yunus ne işim var maçta. Gitmiyorum stada sensiz.

“Maç kaç kaç bitti” ? diye sorarsan,

Maç 2-2 bitti. Fenerbahçe yenilmezlik serisini sürdürdü.

X