İngilizler bizden teknolojimizi istiyor

Eren Güler / hurriyet.com.tr
15.10.2008 - 00:00 | Son Güncelleme:

Yalıtım sektörünün en büyük firmalarından biri olan ODE Yalıtım'ın patronu Orhan Turan ile yaptığımız röportajı aşağıda okuyabilirsiniz. Röportaj üç gün boyunca devam edecek...


- Isı yalıtımı denilen şey mantolama mı? 
 
Sadece o değil. Bir mantolama dediğimiz duvarda yalıtım var, bir çatıda yalıtım var, bir döşemede yalıtım var... Isı kaybının olduğu yerlerde yalıtım yapılıyor ama insanlar yalıtımı mantolama olarak algılıyor. Mantolama duvarlara uygulanan bir yalıtım şekli sadece.
 
- En etkilisi mi peki?
 
Evet en etkilisi. Dışardan yapılan uygulamaların en etkilisi...

- Ortalama maliyetler nedir peki?
 
Bu işin maliyeti, metrekaresi yaklaşık 35-40 lira. Buna boya da olmak üzere herşey dahil.

Orhan Turan, yalıtım sektörünün en büyük firmalarından biri olan ODE Yalıtım'ın sahibi. İş hayatına kendi tabiri ile eksiden başlayan ve basamakları teker teker çıkarak alanının en önemli isimlerinden biri haline gelen Turan, 2008'de Yılın Girişimcisi ödülünü de aldı.

Eren GÜLER YAZIYOR

Isı yalıtımının Türkiye için hayati derecede önemli bir konu olduğunu söyleyen Turan, maliyetlerin de sanıldığı kadar yüksek olmadığını savunuyor. Yaşanan krizin geçici olduğunu belirten ve yatırımlarını geleceğin Türkiye'sine yaptıklarını söyleyen Turan'ın en çok kullandığı kelime ise 'çalışmak, çalışmak, çalışmak...' Planlarını global ölçekte çok büyük bir oyuncu olmak üzerine kuran Turan ile hem sektörü, hem hedeflerini hem de krizi konuştuk... Röportaj üç gün boyunca devam edecek...


 
- Ne kadar tasarruf sağlanabiliyor?

Bizim yaptığımız bir çalışma var. İstanbul'da her katta 100 metrekarelik dört adet daire bulunan beş katlı bir binayı model aldık. Bu bina için yalıtımın toplam tutarı 21 bin 850 YTL oldu. Daire başına da sadece 1092 YTL düşüyor. Buna karşın dairenin yalıtımla sağladığı yıllık yakıt tasarrufu zaten 694 YTL.

Buna soğutma avantajı eklenmemesine karşın sadece ısıtmadan kaynaklanan tasarrufla kişi 19 ayda harcadığı parayı çıkartıyor. Bir başka ifade ile ortalama yüzde 63 tasarruf sağlanıyor.

- İnsanlar neden yalıtım yaptırmıyor peki? Maliyetten korkuyor olabilirler mi?
 
Hayır hayır. Tamamen bilgi eksikliği. Veya pahalı sanıyorlar ama bu algı giderek azalıyor.

- Tüketiciler yalıtımın önemini nasıl daha iyi anlayacaklar?
 
70'li yıllarda Avrupa bunu topluma mal etti ve insanlar öğrendi. İşte bizim de bunu yapmamız ve toplumun sahiplenmesi lazım. Burada devlete önemli bir koordinasyon görevi düşüyor. 
 

" Daire başına yalıtım maliyeti ortalama 1092 YTL. "

Devletin imkanlarını, eğitim kurumlarını, Diyanet'i, cuma namazlarını, basını, her yeri kullanmak lazım bu işin önemini anlatmak için. Sonuçta bu bir memleket meselesi.

- Sektörde çok firma var mı?
 
Evet var. Yükselen trend olduğu için firma sayısı da artıyor. Ama pazar biraz daha oturunca bu firma sayısı da azalacak. Önümüzdeki süreçte önemli konsolidasyonlar olacak.
 
- Pazarda yerli firmalar mı yabancılar mı ağır basıyor?
 
Büyük oyuncuların çoğu yabancı. Yerlilerden büyük olarak bir tek biz varız.

- Sizin sermaye yapınız nasıl? 
 
Yüzde 17 girişim sermayesi var. Gerisi bizim.
 
- Satış planınız var mı?

Herhangi bir hisse satışı düşünmüyoruz. Ama önümüzdeki dönemde satın alma fırsatları çıkarsa ilgilenebiliriz.

" Yalıtım için ödediğiniz parayı 19 ayda çıkarırsınız. 


 
- İçeride mi dışarıda mı?

Öncelik yurtiçi ama yurtdışına da bakacağız. Çünkü bizim asıl amacımız yalıtım sektöründe Türkiye'den global bir marka çıkarmak. Ana vizyonumuz bu ve tamamen buna odaklandık. Önümüzdeki yıllarda bizden değişik haberler duyabilirsiniz...
 
- Peki satın alma olmadan bu dediğinizi başarabilir misiniz?
 
Yok hayır, biz bu deneyimimizi yurtdışına taşımalıyız. Türkiye pazarı bizi kesmez.
 
- Size çok teklif geliyor mu?
 
Evet geliyor. Özellikle de Avrupa'dan..
 
- Satın mı almak istiyorlar, ortak mı olmak istiyorlar?
 

" Sektörde büyük oyuncuların çoğu yabancı. Yerlilerden büyük olarak bir tek biz varız. "

Görüşmek istiyorlar...

- Görüşüyor musunuz?
 
Görüşüyoruz. Satmak gibi bir düşüncemiz yok. Sadece görüşüyoruz.
 
Her ay kapımızı birileri çalıyor. Çünkü sektörde firma kalmadı. Türkiye'ye girmek istiyorsa, bizimle birşey yapmasa bile bizim kapımızı çalıyor.
 
- Borsaya girmeyi düşünüyor musunuz?
 
Kısa vadede değil ama orta vadede niyetimiz var.

- Orta vade derken?

2010-2011'de olabilir...

/images/100/0x0/55eac2e3f018fbb8f8950583- Siz aynı zamanda İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği başkanısınız. Türkiye'deki inşaat malzemelerinin kalitesini nasıl buluyorsunuz?

" Bizim asıl amacımız yalıtım sektöründe Türkiye'den global bir marka çıkarmak. "

Aslında inşaat malzemesi sanayi çok ciddi bir sektör. Camda, boyada, seramikte, gaz betonda dünya standartlarında üretim yapıyoruz. Zaten 13-14 milyar dolarlık da ihracat yapıyoruz.

Ben burada artık kaliteyi konuşmak istemiyorum. Gerek yok. Bu kadar üretip dünyaya satan ülkenin kalitesini sorgulamaya gerek duymuyorum. Sordukları zaman cevap da vermek istemiyorum. Sonuç ortada.
 
Bizim bu bölgede rakibimiz bile yok. Müteahhitlikte dünya üçüncüsüyüz. Birinci ABD ikinci Çin ve üçüncü Türkiye. Çevremizde değil bunlar. İnşaat malzemesi sanayinde de İtalya ve Almanya bizim rakibimiz.

- Bizden büyük mü onlar? 
 
Evet büyük ama biz de bugün tüm dünyaya mal satıyoruz. Teknoloji ve yeteneğimizi yurtdışına taşıyabilecek bilgi ve birikime sahibiz. 
 

" Her ay kapımızı birileri çalıyor. Çünkü sektörde firma kalmadı. "

Bakın ben size birşey söyleyeyim; 15 gün önce bana İngiltere'nin en büyük poliüretan üreticilerinden biri geldi ve ürettiğim ürünün teknolojisini istediler. Artık nerede olduğumuzu siz düşünün... Bu teklife ben bile şaşırdım. Hatta kendilerine sordum, bunu kendiniz de yapabilirsiniz diye ama onlar 'sizin bilgi birikiminizi almak istiyoruz' dediler.
 
Ya Polonya ya da Hollanda'ya yatırım yapmaya düşünüyorlar ve bizim bilgi birikimimizden yararlanmak istiyorlar. Bana bunu 1 sene önce söyleseydiniz, tamam bir yığın ülkeden geliyorlar ama İngiltere'den geleceğine ihtimal vermezdim.
 
Türkiye'nin durumunu küçümsemeyelim. Kendimize güvenmemiz lazım. Atatürk döneminde 12-13 milyon kişi ile neler yapmamış ki? Az zamanda çok işler başarmışız. Sonuçta bizde bunları yapabilecek yetenek var. Çalışalım, üretelim, daha az tüketelim ve daha çok tasarruf yapalım...
 
Ben Türkiye'yi Monte Carlo'da yılın girişimcisi olarak temsil ettiğim zaman orada da gördüm, bizim global marka yaratmamamız için hiçbir nedenimiz yok. Biz çok abartmışız o şirketleri, o CEO'ları...

YARIN: Yalıtım pazarının büyüklüğü ne kadar? Türkiye'deki binaların ne kadarında yatırım var? Yeni binaların hepsinde ısı yalıtımı uygulanıyor mu? Mevcut ekonomik durumla ilgili bir tedirginlik var mı? Kriz ne kadar etkileyecek? Tüketicilerin yalıtıma bakışı nasıl? Hükümetten teşvik bekleniyor mu?

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı