Eğitim Haberleri

    İngilizce dersi Boğaziçili akademisyenden

    Önder ÖNDEŞ
    22.05.2017 - 09:24 | Son Güncelleme:

    İlkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin oluşturduğu bir grup, fişlerdeki kelimeleri canlandırıyor. Karşılarında onları bulmaya çalışan başka bir ekip var. Öğretmenleri ise, Boğaziçi Üniversitesi’nden bir akademisyen, Doç. Dr. Sumru Akcan. Akademisyen, “Çocukların doğal bir ortamda İngilizce öğrenmesini sağlıyoruz” diyor.

    Sarıyer’de tek katlı, eski evlerin arasında bir okul, Ayazağa İlköğretim Okulu. Mahallenin dünden kalan yapısına inat, öğrenciler için makûs talihi  kırabilecek bir ders işleniyor şu an içeride.Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü’nden Doç. Dr. Sumru Akcan, çocukları dünyayla tanıştıracak kelimeleri taşıyor onlara. Bizi de bu derslerden birine tanıklık etmek için sınıfında misafir ederken “Şimdi size yeni şarkılarımızdan birini göstermek istiyorum” diyerek öğrencilerine dönüyor Akcan, “Arkadaşlar, Hello Song’u söyleyelim mi?” Ardından perdeye bir animasyon filmi yansıyor, öğrenciler hep birlikte, içerisinde temel diyalogların yer aldığı Hello Song’u söylemeye başlıyor. Sınıfta dersten çok bir konser havası oluşuyor. Öğrenciler İngilizce sözlerin tek birini bile atlamadan başarıyla şarkıyı tamamlıyor. Doç. Dr. Akcan, 6 Şubat’tan beri Boğaziçili öğrencileriyle her hafta çarşambaları iki saat, üçüncü sınıf öğrencilerine İngilizce dersi veriyor. Projenin mimarıysa, MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan. ‘Okulda Üniversite’ adı verilen projede akademisyenler başta İngilizce ve matematik olmak üzere birçok alanda Ayazağa İlköğretim Okulu’ndaki öğrencilerin dersine giriyor. Üniversiteyle eğitim dünyasının yaklaştırılmasını hedefleyen ‘Okulda Üniversite’ modeli sayesinde bilim insanları sahaya inerken, öğrenciler de akademisyenlerden eğitim alma şansı buluyor. Hem de Türkiye’de İngilizce eğitiminde en iyilerden biri olan Boğaziçi Üniversitesi’nin öğretim elemanından alıyorlar.

    İngilizce dersi Boğaziçili akademisyenden

    Ders bir atölye atmosferinde geçiyor. İlkokul üçüncü sınıf öğrencileri keyifle, onlara destek olan Boğaziçili İngilizce  öğretmenliği son sınıf öğrencileriyle grupçalışması yapıyor. Bir grup öğrenci, fişlerdeki kelimeleri canlandırıyor. Diğer grup onları bulmaya çalışıyor. Akcan’a öğrencilerin İngilizce düzeylerini soruyorum. “Oldukça geriydiler. Şu an da işlediğimiz temel konuların aslında birinci sınıfta  tamamlanmış olması gerekirdi” diye cevap veriyor. Ancak ilk dersin yapıldığı 6 Şubat’tanbugüne önemli gelişme yaşandığını ekliyor: “İngilizce konuşmalarını bu kadar kısa sürede beklemiyorum ama anlama düzeyinde önemli gelişme var.”

    DERS SAATLERİ YETERSİZ

    Akcan’a göre, Türkiye’de İngilizce eğitiminde en önemli problemlerden biri, ders saatinin yetersizliği: “Haftada iki saat kesinlikle yetmiyor. En azından 5-6 saat olmalı. Ayrıca öğretmen eğitimi de bir kez yapılarak kenara bırakılmamalı. Hizmetiçi eğitimler her yıl belli periyodlarla sürmeli. Bu sayede öğretmenlerin kendini geliştirmesine imkân verilmeli. Türkiye’de dil bilgisi odaklı bir eğitim var. Sınıfta öğrencilerimizin düzeyinde İngilizce konuşurken,  dil bilgisi ve anlama odaklı yaklaşımlarıbir araya getiriyoruz. Yabancı dil dersleri diğerlerinden farklı olarak deneyimlenerek öğrenilebilir. Öğrencilere bunun için fırsatlar veriyoruz. Ne yazık ki özellikle devlet okullarında dil bilgisine çok odaklanılıyor, deneyim göz ardı edilebiliyor. Bir öğretmenin tüm sınıfla ilgilenmesi gerekiyor. Bu çok mümkün değil.”

    Etiketler: akademisyen
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı