Gündem Haberleri

    İngiliz basını: Şimdi ödül toplama zamanı

    Hürriyet Haber
    26.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kıbrıs'ta cumartesi günü Türklerin "evet", Rumların "hayır" dediği referandum, dünya basınında geniş yankı buldu. İngiliz gazeteleri, Türk tarafının ödülünü yakın zamanda toplamaya başlayacağını ve uluslararası tecridin sona ereceğini yazdı. Belçika basını ise Rumların tavrını AB açısından "pis darbe" olarak nitelendirdi ve "AB'yi tuzağa düşürdüklerini" yazdı.İngiltere'de yayımlanan gazeteler, Kıbrıs'ta geçen Cumartesi yapılan referandumun sonuçlarını başyazılarında değerlendirdi.  The Guardian gazetesi, ''Kayıp Düşler Adası'' başlıklı makalede,  referandumdan önce Rum kesimindeki Ortodoks Kilisesi'nin ''Evet diyen cehenneme gider'' şeklinde uyarıda bulunduğunu, bu uyarının AB'ye girmek üzere olan ve Batı değerlerini kabul ettiği varsayılan bir ülkenin durumunu açıkça ortaya koymaya yettiğini kaydetti.  AVUSTURYA: KIBRISLI TÜRKLER ÖDÜLLENDİRİLMELİAvusturya Dışişleri Bakanı Benita Ferrero-Waldner, ''Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünün sürekli olmaması için elimizden geleni yapmalıyız'' dedi.  Kıbrıslı Rumların referandumda ''hayır'' demesinin ''esef verici''olduğunu belirten Ferrero-Waldner, ''Kıbrıslı Türklerin referandumda 'evet' oyu kullandıkları gerçeğinin gözardı edilemeyeceğini ve bu davranışın uluslararası toplum tarafından, hak ettiği şekilde ödüllendirilmesi gerektiğini'' söyledi.  BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Türk ve Yunan hükümetlerinin çabalarını takdirle karşıladığını kaydeden Ferrero-Waldner, ''Şu andan itibaren Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünün sürekli olmaması için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Kıbrıs'ta tarafları, gelecekteki çözümü baltalayabilecek tek taraflı girişimlerden uzak durmaya ve zamanı geldiğinde görüşmelere yeniden başlamaya davet ediyorum'' diye konuştu.  BM Genel Sekreteri Annan'ın çabaları sonucu ortaya çıkan planın hala masada olduğunu belirten ve tarafları uygun zamanda görüşmelere başlamaya çağıran Ferrero-Waldner, AB Komisyonu'nun Kıbrıslı Türklere ekonomik yardımda bulunmak için başlattığı girişimi ''takdirle karşıladığını'' söyledi.  Gazetenin makalesinde, ''bir Ortodoks piskoposun da, sonucu EOKA savaşçısı olan dostlarıyla kutlamak için buzdolabına şampanyalar doldurduğu'' belirtildi ve ''Dinozorlar Kıbrıs'ta (Rum kesiminde) son 30 yılın en iyi birleşme fırsatının kayboluşunu kutlarken, vizyonu daha geniş olan Rumlar referandumun maliyetini hesaplamaya başladılar bile. Artık masada onlar için hazırlanmış yeni bir anlaşma metni, arabulucular olmayacak'' denildi. ''BÖLÜNME SONSUZLAŞACAK''''Dikenli tellerle, mayınlarla, insansız alanlarla sağlanan bölünmenin sonsuzlaşacağı'' kaydedilen makalede, ''Belki Annan planı Rumlar için çok adil değildi. Ancak hiçbir şeyden iyiydi. Şimdi gelinen noktada, Rumlar için AB'ye girmenin olabilecek en kötü yolu yaşanıyor ve AB de Rumları kabul ettiği güne yanıyor olmalı'' ifadeleri yer aldı. The Times gazetesinin başyazarı da, Rumların referandumunda ''hayır'' demesinin ''bir felaket olduğu'' değerlendirmesinde bulundu. Bir yandan 30 yılın en büyük fırsatının kaçırıldığını, diğer yandan da dünya kadar diplomatik çabanın boşa gittiğini belirten yazar, ''Rumlar son derece kısa görüşlü biçimde oy kullandılar. Ya hep, ya hiç anlayışıyla, Kıbrıslı Türkler açısından kabul edilebilir olan her şeyin kendilerine karşı olduğunu düşündüler. Sorumsuz liderleri de, onların bu kaygılarını gidermek, sağduyu telkin etmek yerine, popüler duygularını körüklemeyi tercih ettiler'' diye yazdı. Rum liderlerinin Annan planının yeniden görüşülebileceği şeklindeki sözlerini ''boşboğazlık'' olarak niteleyen Times başyazarı, Rum liderlerini BM ile, ''ikinci el araba satan tüccarlar'' gibi pazarlık yapmakla suçladı.  ''TÜRK TARAFI ÖDÜL TOPLAMAYA BAŞLAYACAK''Yazar, Türk tarafının ise gösterdiği cesaretin ödülünü yakın zamanda toplamaya başlayacağını ve uluslararası tecridin sona ereceğini belirtti ve ''Belki KKTC hemen tanınmayacak, ama diplomatik bağlar kurulacak, yardımlar yapılacak ve hatta belki AB'nin eski Doğu Almanya'ya yaptığı gibi bir yarım kabul bile söz konusu olabilecek'' ifadelerini kullandı. Başyazısını ''Kıbrıs Bölünmüş Kaldı'' başlığıyla yayımlayan The Daily Telegraph da, Rumların ''hayır'' kararını kötü niyetli bir karar olarak niteledi ve AB'nin Rum tarafını ''çözümü şart olarak dayatmadan'' üyeliğe kabul ederek, ona fedakarlık yapmak için bir neden bırakmadığını belirtti. Yazıda, ''Kıbrıslı Rumların anlaşsalar da anlaşmasalar da AB'ye alınma kararının ardından, Rumlar anlaşma fikrine olan bütün ilgilerini kaybetti'' denildi. Bu şartlarda AB'nin de ihanete uğramaktan şikayet edemeyeceğini belirten başyazar, ''Kıbrıslı Rumlar rasyonel bir hesap yaptı ve hayırdemekle kaybedecekleri hiçbir şey olmadığı sonucuna vardı. Mantıken, AB buna Kuzey Kıbrıs'ı uluslararası toplumun bir parçası haline getirmek için oylama yaparak tepki göstermeli. Ambargolar sona erdirilmeli, hava köprüsü yeniden kurulmalı ve Kuzey Kıbrıs'a 'de facto' bir 'tanıma' sağlanmalı'' diye yazdı. ''GENİŞLEME SÜRECİNİN İLK BÜYÜK KRİZİ''Independent gazetesi ise konuyla ilgili haber-yorumunda, AB'nin genişleme sürecine Kıbrıs gölgesi düştüğünü, referandum sonucunun, genişleme sürecinin ilk büyük krizi olduğunu belirtti.  Gazete, Avrupa'da Rumlara karşı büyük bir öfke yaşandığını, genişleme süreciyle ilgili törenler sırasında Rum lideri Tasos Papadopulos'u soğuk bir karşılamanın beklediğini kaydetti. Financial Times gazetesi de, Avrupa'nın genişleme sevincinin yarattığı kutlama havasının referandum sonucuyla gölgelendiğini kaydetti ve diplomatik çevrelerin referandum sonucuyla ortaya çıkan Kuzey Kıbrıs'a karşı yumuşama havasını olumlu bulmalarına rağmen, uygulamada güçlükler yaşanacağına işaret ettiklerini yazdı. BELÇİKA BASINI: AVRUPA İÇİN PİS DARBELe Soir gazetesi, ''Kıbrıs AB'ye tek ayakla giriyor'' başlıklı haberinde, referandum sonuçlarının ''temyizi olmadığını'' yazdı ve Rumların çoğunlukla ''hayır'', Türklerin kararlılıkla ''evet'' dediklerine dikkati çekti.  Referandumların sakin bir havada cereyan ettiğini, Türklerin daha olgun davrandıklarını ve bazı Rum politikacıların ''yeni bir referandum'' beklentisinden söz ettiklerini kaydeden gazete, Rum kesiminde herkesin bu kadar iyimser olmadığını, adanın bölünmüşlüğününteyit edildiğini düşünenlerin de bulunduğunu belirtti. BM ve AB'nin üzüntülerini de yansıtan gazete, KKTC'ye yönelik ekonomik ambargoların kalkması, liman ve havaalanlarının açılması yönünde kararlar beklendiğini ifade etti. ''Kıbrıslı Rumların en büyük kabusu, KKTC'nin uluslararası alanda tanınması'' diyen Le Soir, bunun ''henüz'' söz konusu olmadığını, ancak KKTC ile dünyanın diğer bölümü arasında ekonomik ilişkilerin başlamasının Rumlar açısından ''şimdiden ciddi bir aksilik'' olduğunu yazdı. Le Soir, referendum sonuçlarını, ''AB'nin ayağına batan ciddi bir diken'' olarak nitelendirdi ve ''Rumlar, hayır diyerek AB'ye tek başlarına girmeyi, Türkleri dışlamayı kararlaştırdılar'' diye yazdı. Gazete, ''Kıbrıslı Rumlar tarafından tuzağa düşürülen AB, şimdi acilen, 1 Mayıs'tan itibaren karşılaşacağı hukuki ve siyasi sorunlara çözüm aramak durumunda'' ifadesine yer verdi. Konuya iki tam sayfa ayıran muhafazakar La Libre Belgique gazetesi, artık Ankara'nın kalıcı bir paylaşımdan söz ettiğini, Rumların ise öneri getiremeyecek durumda olduklarını yazdı. Rum yönetimini Rumları ve uluslararası kamuoyunu, Annan Planı'nın tekrar müzakere edilebileceğine ikna için çaba harcadığını, ancak bu görüşü herkesin paylaşmadığını ve her yerde hüzün yaşandığını anlatan gazete, başta ABD olmak üzere çok sayıda ülkenin KKTC'ye yönelik ambargoya son verilmesini istediğini, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat'ın, ''Biz üzerimize düşeni yaptık, şimdi sıra uluslararası toplumda'' dediğini yazdı. La Libre Belgique gazetesine demeç veren eski Kıbrıs Rum liderlerinden Yorgo Vasiliu, referandum sonuçlarını ''Kıbrıs için trajedi'' olarak nitelendirdi. Papadopulos'un karşı çıktığı Annan Planı'ndan başka bir çözüm olmadığını, halka doğruların söylenmesi gerektiğini belirten Vasiliu, adanın kalıcı bir şekilde paylaşımı seçeneğinin ''tehlike'' olduğunu, bunu engellemek için en kısa zamandabir şeyler yapmak gerektiğini kaydetti.  Vasiliu, ''Doğrusunu isterseniz, Türklerin evet diyeceğini hiç düşünmüyorduk'' dedi ve artık KKTC'ye yönelik ambargoların kaldırılmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Vasiliu, ''Şimdiye kadar bütün dünyanın sempatisini kazanmış durumdaydık, çünkü işgalin ve Denktaş'ın çözüme karşı çıkmasının kurbanlarıydık. AB'ye girerken en büyük kozumuz, 'Türkler çözüm istemiyor diye bizi cezalandıramazsınız' demekten geçiyordu. AB'nin kabul ettiği bu koz şimdi tersine döndü'' dedi. La Derniere Heure gazetesi de, ''Avrupa için pis darbe'' başlıklı haberinde, Kıbrıslı Rumların tarihi randevuyu yakalayacak düzeyde olmadıklarını, Türklerin çözümden yana olduklarını kanıtladıklarını yazarak, ''Artık Kıbrıs'ın AB ile bütünleşmesine gölge düşmüştür'' görüşüne yer verdi. EL PAİS: SONUÇ KKTC'NİN TANINMASI OLABİLİRİspanya'nın en yüksek tirajlı gazetesi El Pais'in bugünkü yorumunda, ''Kıbrıs'taki referandumların sonucu, KKTC'nin uluslararası tanınmasına neden olabilir'' denildi.  El Pais gazetesinin görüşlerinin yansıtıldığı ''fikir'' adlı sayfasındaki Kıbrıs ile ilgili yorumda, ''Kıbrıs'ın birleşmesine yönelik cumartesi günü yapılan referandumlarda Rum Kesimi'nin 'hayır' demesi içler acısı bir durumdur'' ifadesine yer verildi.  Referandumların sonucunda bu zamana kadar ''arzu edilemeyen'' gelişmelerin yaşanabileceği kaydedilen yorumda, ''Kıbrıs'ın geçici olarak bölünmesiyle dünyanın yavaş yavaş alıştırılacağı ve bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası tanınmasına yol açabileceği''belirtildi.  El Pais'te yer alan haberdeyse ''Referandumların sonucu uluslararası bir krize yol açmadan önce, Rum Kesimi yeni bir oylama yapılması için çalışıyor'' iddiasında bulunuldu. AZERBAYCAN'DA VERİLEN SÖZ TUTULACAK MI MERAKIKKTC ve Kıbrıs Rum kesiminde 24 Nisan'da yapılan referandumların sonuçları Azerbaycan kamuoyunda da büyük ilgi uyandırdı. ANS (Azerbaycan News Service), sonuçlarla ilgili gelişmeleri ''Rumlar'ın dediği oldu, Türkler galip'' ifadesiyle duyurarak, bundan sonraki dönemde KKTC'ye uygulanan ambargoların kaldırılmasının beklendiğini kaydetti. Muhalefet yanlısı ''Bakı Haber'' gazetesi ise ''İlham Aliyev, yanlış beyanatının rehinesi oldu'' başlığıyla verdiği haberde, KKTC'nin tanınıp tanınmamasıyla ilgili tavrın belirlenmesinin Bakü'nün gündeminde olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ''Halkoylamaları sonucunda KKTC'den ''evet'', Rum kesiminden ''hayır' çıkarsa KKTC'nin tanınması sürecinde ön sırada yer alacağı'' yönündeki açıklamaları anımsatılan haberde, buaçıklamanın yanlış olduğu ileri sürülerek, ''Öngörülen sonuç alındı. Şimdi sıra Aliyev'de. Azerbaycan KKTC'yi tanıyacak mı?'' denildi. Muhalefet gazetelerinden ''Rating'' gazetesi de, Azerbaycan'ın KKTC'yi tanıyıp tanımayacağının merak konusu olduğunu vurgulayarak, bunun gerçekleşmesi durumunda Yunanistan'ın da Yukarı Karabağ'daki işgal yönetimini tanıyacağı, böylelikle Kıbrıs'ın dolaylı yoldan Azerbaycan için de sorun olduğu savunuldu. VREMYA NOVOSTİ: AB'NİN KIBRIS BAŞARISIZLIĞIRus Vremya Novosti gazetesi, referandumların sonuçlarının Annan planını ''toprağa gömdüğünü'' belirterek, bu durumun AB'nin başarısızlığı olduğunu duyurdu.  Gazetede yer alan yorumda, Türk tarafının Rumların yüzde 75 oranındaki ''hayır'' oyuna yüzde 65'lik ''evet'' ile karşılık verdiği hatırlatılarak, ''Türk tarafının Annan planını desteklediği çok net. Kuzey Kıbrıs sadece daha zengin olan Rum tarafıyla birleşmeyi değil, aynı zamanda AB üyesi olma şansını da yakalamıştı. Oysa bu sonuçla 1 Mayıs'ta sadece Rum Kesimi AB üyesi olacak'' denildi.  ''İnatçı Rumların'' referandumdan önce BM, ABD ve AB'nin yoğun baskısına maruz kaldığı belirtilen yorumda, Rusya'nın buna karşılık Kıbrıslıların dışardan bir baskıyla değil, kendi iradeleriyle geleceklerini belirlemesi gerektiği tavrını takındığı kaydedildi.  Kommersant gazetesi de, Kıbrıs'taki referandumla ilgili ''Rus vetosu, Kıbrıs'ın birleşmesini umutsuz hale getirdi'' başlığıyla verdiği yorum haberde, ''Kıbrıs'taki referandum sonucunda taraflar birlikte yaşama konusunda anlaşabilselerdi, bu eski çatışmalar yüzünden ayrılanların birarada yaşayabileceğine yönelik çok iyi bir model teşkil edecekti'' denildi.  Yorum haberde, ''referandum başarılı olsaydı, bu AB'nin çok net bir zaferi anlamına gelecekti'' görüşü savunularak, AB'nin dünyadaki benzer sorunları çözme konusunda merkezi rolü üstlenmeyi isteyeceği belirtildi. Vremya Novosti gazetesinin yorumunda, şunlar kaydedildi:  ''Referandum başarılı olsaydı AB, eski Sovyet Cumhuriyetleri'ndeki çatışmaların çözümünde Rusya'nın yayılmacı amaçları ve ABD'nin jeopolitik çıkarları nedeniyle ilgilendiğini ileri sürecekti. AB, Rusya ile ABD'nin buralardaki çatışmaların çözümünde tarafsız olmadıkları gerekçesiyle merkezi rol oynayamayacaklarını savunacaktı. Bu role kendileri talip olacaktı. Ancak, Kıbrıs'taki bu referandumun başarısızlıkla sonuçlanması, AB'ye Bağımsız Devletler Topluluğu'ndaki bu çatışmaların çözümündeki merkezi rolü üstlenebilme hakkını da kaybettirdi.'' "HAYIR ALMANYA'DA ANLAYIŞLA KARŞILANMIYOR"Kıbrıs'taki referandumda Rumların birleşmeye karşı çıkmalarının, ''özellikle Almanya'da anlayışla karşılanmadığı'' yorumu yapıldı. Berliner Kurier gazetesi, Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi konusunda tarihi bir fırsat kaçırıldığını belirterek, ''Rumların 'hayır'ı özellikle bir zamanlar bölünmüş olan Almanya'da anlayışla karşılanmıyor. AB'nin genişlemeden sorumlu komisyon üyesi Günter Verheugen de, bunun Alman halkının yeniden birleşmeye karşı çıkması gibi bir şey olduğunu söylemişti'' şeklinde ifadeye yer verdi. Rumların birleşmeye karşı çıkmalarının güvenlik endişelerinden kaynaklandığı ifade edilen haberde, ''Ancak her şeyden önce Rumlar refahlarını paylaşmak istemiyor. Sahillerindeki otellerin her zaman dolu olmasını istiyor ve turistlerin, doğal güzelliğin korunduğu Kuzey Kıbrıs'a gitmelerini istemiyor'' denildi. Kıbrıs'ın 30 yıllık bölünmüşlüğünden bu yana ilk kez Rumların ''kara koyun'' olarak görüldüğü, Kıbrıslı Türklerin ise Avrupa'nın sempatisini kazandığı kaydedilen haberde, ''AB Kuzey Kıbrıs'ı yağmur altında bırakmayacak. Daha şimdiden ekonomik yardım vaadinde bulundu. Burada yaşanan çifte haksızlık, referandumun galiplerinin Rum kesimi ile birlikte AB'ye giremeyecek olmaları'' şeklinde ifadelere yer verildi. Gazetede ''Para vizyondan daha önemli'' başlığıyla yapılan yorumda, ''Biz Almanlar için bir ülkede bölünmüşlüğün ortadan kaldırılması yerine daha da kalıcı hale getirilmeye çalışılması anlaşılır gibi değil. Bu bölünmüşlüğün aşılması için yapılan tüm önerileri Rumlar gözardı etti. Parasal nedenler ve eskilere dayanan nefret Avrupa vizyonundan ağır bastı. Bu nedenle AB'ye sadece Kıbrıs'ın yarısı girecek. Halbuki Avrupa birleştirici olmak ve sınırları aşmak istiyor. Avrupa, Kuzey Kıbrıs'ı teşvik etmekle akıllılık etmiş olacaktır. Hedef, ekonomik eşitlikle birliğin sağlanması olmalı'' denildi.  JAPON BASINI: TÜRKİYE AB ÜYELİĞİNDE AVANTAJLIKıbrıs'ta yapılan referandumun sonuçlarını değerlendiren Japon basını, ''KKTC'nin Tayvan gibi ekonomik gelişme gösterebileceği'' ve ''Türkiye'nin AB üyeliği için avantaj elde ettiği'' şeklinde yorumlarda bulundu. Japonya'nın en yüksek tirajlı gazetesi Yomiuri Şimbun, Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi için yapılan referandumun Rum kesimindeki sonucunun, BM planına destek veren Türkiye'yi hayal kırıklığına uğrattığını yazdı. Gazete, Türkiye'nin, Türk kesiminden ''evet'' çıkması ve Kıbrıs'ta barışa katkı yönünde saf ettiği çabalardan dolayıAB üyeliği için olumlu puan aldığını düşündüğünü kaydetti. Gazetenin Atina mahreçli başka bir haberinde ise yapılan referandumun, 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'ın kuzeyine asker çıkarmasından bu yana adanın 30 yıldır devam eden bölünmüşlüğüne çözüm getirecek tarihi bir fırsat olduğu kaydedildi. Kıbrıs'ın yeniden birleşme konusunun, Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakereleri için tarih belirlenme safhasında bir kez daha gündeme gelebileceğini, ancak yeniden birleşme ihtimalinin ''biraz uzak gibi göründüğünü'' kaydeden gazete, ''BM planı çerçevesinde iki kesim arasında sürdürülen müzakerelerin geçen ay sonunda kesilmesi üzerine, BM'nin (boşlukları doldurarak) iki tarafa sunduğu referandum konusunda, aceleci davranan dış müdahalecilerin yanlış hesap yaptıkları inkar edilemez'' görüşünü savundu.  ''KKTC'YE TAYVAN MODELİ''Asahi Şimbun'un haberinde ise Güney Kıbrıs'ın reddiyle ortadan kalkan BM planının yeniden gündeme gelmesinin zayıf bir olasılık olduğu belirtilerek, ''Böylece, 30 yıldır süren bölünmüşlük durumu hemen hemen sabitleşmiş görünüyor'' denildi.  Türk kesiminin ise bundan sonra uluslararası toplumdan tanınma talebinde bulunmasının beklendiği ifade edilen haberde, ''Kuzey Kıbrıs'ın hamisi durumundaki Türkiye bu sonuçla AB'ye üyelik girişimleri için koz elde etmiş oldu'' görüşü dile getirildi. Asahi Şimbun, ABD'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika'ya yakın Kıbrıs'ta istikrarı önemli gördüğü için birleşmeye destek verdiğini, Güney kesiminden ''hayır'' sonucunun çıkması üzerine ABD yönetiminden ''Hayal kırıklığına uğradık'' açıklamasının geldiğini kaydetti. Avrupa Komisyonu'nun da KKTC'de çıkan olumlu sonuçtan  ''memnuniyet duyduğu'' açıklaması yaptığını belirten gazete, ''Bu açıklamayla bugüne kadar ki uygulamaların gözden geçirileceği umuluyor'' ifadesine yer verdi. Gazetede, KKTC'nin tamamen Türkiye'ye bağımlı durumda olduğu ifadeedilerek, ''Devlet olarak tanınmasının belirli bir zaman alacağı, diğer ülkelerle ekonomik ilişkilerini güçlendirerek, Tayvan gibi ekonomik gelişme gösterme ihtimali olduğu şeklinde görüşler deöne sürülüyor'' denildi.  ''TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ İÇİN AVANTAJ''Mainiçi Şimbun'daki haberde ise Kuzey Kıbrıs'ın BM planına ''Evet'' demesinin ardında, uluslararası izolasyondan kurtulma arzusu ve AB üyesi olmak isteyen Türkiye'nin güçlü desteği bulunduğu belirtildi.  Güney kesiminin planı reddetmesiyle, yeniden birleşme yolu kapandığı kaydedilen haberde, ''Fakat BM ve AB'ye karşı gösterdiği uzlaşmacı tutumuyla Kuzey kesimi, uluslararası toplumun bir üyesi olmayolunda oldukça büyük bir adım attı'' denildi.  KKTC'nin tutumunun AB'ye üyelik için ''sabırsızlanan'' Türkiye açısından adeta ''ölüm-kalım savaşı'' olduğu belirtilen haberde, ''AB tarafından üyelik şartı olarak öne sürülen yeniden birleşme konusunda işbirliğini yerine getiren Türkiye, Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı (Rauf) Denktaş'ın plana karşı çıkmasına rağmen, Kuzey Kıbrıs halkına 'evet' demesi yönünde çağrıda bulundu'' denildi.    Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlama tarihinin Aralık ayında belirlenip belirlenmeyeceğinin henüz belli olmadığını kaydeden gazete,''Kuzey Kıbrıs'ta çoğunluğun 'evet' demesinin, Türkiye için avantaj sağlayacağı kesin'' ifadesini kullandı. ''TÜRKLER SORUMLULUĞU RUMLARA DEVRETTİ''Bulgar basını, Kıbrıs'ta Rum kesiminden referandumda hayır oyu çıkmasının birleşme için ele geçirilmiş en büyük fırsatı yok ettiğini yazdı. Ülkenin en yüksek tirajlı gazetelerinden 24 Saat'te, ''Kıbrıs Türkleri Uluslararası İzolasyondan Çıkarılacak'' başlığıyla yer alan haber yorumda, referandum sonuçlarının Atina'nın Kıbrıs Rum kesimi üzerinde etkisinin olmadığını ortaya koyduğu belirtildi.  Rumlara AB ve tüm dünyadan büyük tepki olduğu ifade edilen  haberde, ''Türkler Kıbrıs krizinin sorumluluğunu Rumlara devretti. Kıbrıs'ta bugüne kadar hep suçlu taraf olarak gösterilen Türkler  aslında barıştan yana olduklarını ispatladılar ve krizin sorumluluğunu Rumlara devrettiler'' denildi.  Trud gazetesi de referandum sonuçlarıyla ilgili haberinde, Türk tarafının barıştan yana olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek, ''Avrupa, Kıbrıs Türkleri için övgü yağdırıyor'' yorumunu yaptı. Haberde, KKTC'nin artık ambargo ve uluslararası izolasyondan kurtulmasının yolunun açıldığı bildirildi.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı