Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İndirimli satışlar yarın başlıyor!

<B>SEVGİLİ </B>okuyucularım, Türkiye'de milyonlarca insana attıkları vahşi doğalgaz kazığı, inşallah herkesin gözünü açmıştır. Kamu görevi yapan <B>BOTAŞ </B>ile <B>Ankara ve İstanbul Büyükşehir belediyelerinin </B>eseri olan inanılmaz kazık, en sonunda yönetenleri harekete geçirdi.

Söylemesi ayıptır ve övünmek gibi olmasın, bu doğalgaz rezaletini gündeme ilk taşıyan gazeteciyim. 2 Kasım 2001 günü, bundan 2 ay önce bakınız burada ne yazıyorum:

‘‘Vatandaş kazığı yer ama işin içyüzü hiçbir zaman bilinmez. Doğalgazda korkunç kazık yeriz. Tarifenin nasıl belirlendiği bilinmez. Size Ankara'dan bir örnek vereyim... (Burada fiyatları veriyorum). Bu nasıl iştir? Bu kazığı kim atmaktadır? Aradaki fark kim tarafından alınmaktadır? BOTAŞ mı, belediye mi? Bu soruları sorarsanız kimseden yanıt gelmez. Zamlar bindikçe biner, kitleler ise altında ezilir.

Koyun gibi, hak aramayı bilmeyen, merak etmeyen, sadece tüketen bir toplumuz. Ama balık baştan kokmuş... Çünkü Türkiye'yi yönetenler de koyun gibi. Bu konularda büyük avantalar var ve kimse üzerine gitmiyor. Türk toplumu layık olduğu yönetimler tarafından yönetiliyor ve arada ufak tefek kazıklanıyor. Olur böyle vakalar.’’

Soygunu tam 2 ay önce gündeme getirip soruyorum, kimseden ses gelmiyor. Defalarca üzerine gidiyorum, medya haber yapmaya başlıyor ve bir şeyler olmaya başlıyor. Bir gün herkes görüyor ki, doğalgazda kanımızı sülük gibi emmişler.

***

Sevgili okuyucularım, bir ülke düşünün ki, çeşitli yerlerden doğalgaz ithal eder ama fiyatı bilinmez! Toplumdan saklanır.

Bu nasıl rezalettir!

İthal edilen kömürün, petrolün, madenin, aklınıza gelen her şeyin fiyatı bilinir de, doğalgaz fiyatı gizli tutulur. Nedir bunun anlamı?

Sonra bu mal belediyelere satılır. Onlar da üstüne acımasız, gaddarca zamlar bindirip halka satarlar.

Isınmak temel bir gereksinme, halkı ısıtmak bir kamu görevidir. Türkiye'nin şu ortamında ‘‘Devlet bunu ucuza satsın, farkı cebinden ödesin’’ demek elbette mümkün değil. Dünyanın neresinde belediyeler yüzde 40, yüzde 50 kárla halka doğalgaz satar, doğalgazdan bu kadar vergi alınır? Dünyanın neresinde bir ‘‘kamu hizmeti’’ halkı soymaya dönüşür?

Nitekim işin yaygarası kopunca, hepsi birden ‘‘tamam, indirim yapalım’’ demeye başladı!

Size bir laçkalık daha açıklamak istiyorum. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin yakın zamana kadar BOTAŞ'a 157 milyon dolar borcu vardı. Şimdi belki azalmış, belki daha da artmıştır. Bu nasıl ciddiyetsizliktir ki, böyle bir borcun oluşmasına izin verilir. Günümüzde bu borcu da Ankara halkı ödüyor. Birilerinin geçmişteki sorumsuzluğu bizim sırtımıza fatura ediliyor. Böyle kamu hizmeti olur mu?

***

Rekabet Kurulu
nerede? Bu Kurul'un ilk başkanı Aydın Ayaydın diyor ki ‘‘Rekabet Kurulu, yasa uyarınca hiçbir başvuru olmadan bile doğalgaz fiyatlarıyla ilgili soruşturma başlatabilir. Burada suç işlenmiş, tekel olma gücü kötüye kullanılmıştır. Kurul, soruşturma bitene kadar halkın daha fazla mağdur edilmesini önlemek için ihtiyati tedbir kararı da verebilir.’’

Dikkat ediniz, sadece şu doğalgaz olayında bile karşımıza ürkütücü bir tablo çıkıyor. Kamu kurumları ya görevlerini savsaklıyor, ya da halka kazık atıyor. Üçüncü bir seçenek yok!

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Enerji Bakanı ve diğerleri, aradan haftalar geçip kıyamet kopunca ‘‘lütfen’’ devreye girdiler! Geç olsun da güç olmasın! Sıcacık ve devlet parasıyla ısıtılan köşklerinden, konutlarından, lojmanlarından ‘‘Doğalgaz fiyatları indirilmeli’’ diye direktif verdiler! Sağolsunlar, varolsunlar, çok teşekkür ederiz!

Yarın Enerji Bakanı ile BOTAŞ yetkilileri ve belediye başkanları bir araya gelip masaya oturacaklar. Yani halkı kazıklayanlarla, kazıklanmasına göz yumanlar pazarlık edip fiyat indirimi yapacaklar. Bu indirimi dikkatle izleyiniz. En az yüzde 30 olmadığı takdirde, kafadan yediğimiz kazık o zaman bile açığa çıkmayacak.

Elimde yetki olsa, yarınki toplantıyı televizyonlardan canlı yayınlarım ve Türkiye'nin hangi kafalara emanet edilmiş olduğunu görme fırsatını milletimize bir kez daha veririm... Çünkü orada da karşılıklı aynı masallar okunacak, aynı palavralar atılacak, aynı yalanlar söylenecek ama doğalgaz fiyatları zorunlu olarak, korku belasına, toplumun büyük tepkisi nedeniyle, bir miktar indirilecek.

Bu indirim yapıldıktan sonra herkesin mahkemeye başvurup son bir yıl içerisinde fazladan ödediği paraları belediyelerden geri isteme hakkı doğacak. Çok büyük şenlik olacak.

***

Burada tekrar söylüyorum. Doğalgaz kazığını bundan tam 2 ay önce, 2 Kasım 2001 tarihli yazımda gündeme getirdim ve kimseden ses çıkmadı. İşin içindekiler ‘‘bir defa yazar, sonra unutulur gider’’ diye düşündüler. Hep bunu yaparlar.

Ama unutulmadı. Üzerine ısrarla gidince iş çözülme aşamasına yaklaştı.

Bu vurgunun patlaması bir açıdan çok iyi oldu. Türkiye'de bazı kamu kurumları ile devlet içinde devlet olan İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyelerinin kimlere emanet edilmiş olduğunu gördük.

Daha da çoook göreceğiz!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI